8. Hukuk Dairesi 2018/10851 E. , 2018/13465 K. MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın ... ve ... açısından reddine, davalı ... açısından kabulüne dair kararın davalı ... Şirketi ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 24.01.2018 gün ve 2017/4577 Esas, 2018/1317 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişt…
**8. Hukuk Dairesi 2018/10851 E. , 2018/13465 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın ... ve ... açısından reddine, davalı ... açısından kabulüne dair kararın davalı ... Şirketi ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz'in 24.01.2018 gün ve 2017/4577 Esas, 2018/1317 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Davacı vekili ve davalı ... Şirketi tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı alacaklı 31.01.2014 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak 24.03.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2016 yılı Şubat ayı kira bedeli 101.677,06 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlulara 26.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular vekili 29.03.2016 tarihli itiraz dilekçesinde; icra takibine, yetkiye, borca, alacağa, hasılat bedeline, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiğini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece, kira sözleşmesinin hasılat kirası niteliğinde olmadığı, kira ücretinin hasılata oranla belirlenmesinin de kira sözleşmesini hasılat kirası haline getirmeyeceği, tarafların sözleşmenin hasılat kirası olduğunu kararlaştırıp, ihtilaf halinde TBK’nun örtülü konut ve işyeri kiralarını düzenleyen hükümlerine ilişkin itiraz ve defileri ileri sürmesinin engellenmesinin kamu düzeni niteliği gereği geçerliliği bulunmadığı, sözleşme içeriğine göre kiralananın galip vasfı işyeri olup, kiracıya verilecek sürenin 30 gün olduğu, davalının kira ücretinin mahsup edilerek ödendiği iddiasını İİK 269/c-1.f maddesi gereğince ispat edemediği, tüm bu nedenlerle davalı Star ... Şirketi açısından davanın kabulü ile davalının itirazının 55.102,15 TL üzerinden kaldırılmasına ve kiralanandan tahliyesine, kefiller açısında sözleşmede kira süresi 1 yıl olup, sözleşmenin uzaması halinde kefalete, miktarına ilişkin açıkça bir düzenleme bulunmadığından bu davalılar açısından davanın reddine karar verilmiş, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.01.2018 tarih ve E. 2017/4577 - K. 2018/1317 sayılı ilamı ile, “2-Davalılar vekilinin davalı kiracı şirket yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 3-Davalılar vekilinin davalı kiracı şirket yönünden tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmede, kiralanan yerin münhasıran kendi adına işletilmek üzere kiraya verildiği, belediye çalıştırma ruhsatı, vergi dairesi iş yeri açma bildirimi,...abonelikleri,... belgesi kendi üzerine alacağı yazılı olduğundan kiralananın ürün kirası niteliğinde olmadığı belirtilmiş ise de; Kira sözleşmesinin 1/c maddesinde kiralanacak olan tesis içerisindekiler ile birlikte taraflarca bir ürün olarak kabul edildiği, iş bu sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu “Dördüncü Bölüm Kira Sözleşmesi” altında “Genel Hükümler” ve “Ürün Kirası” ayrımlarındaki maddeler kapsamında “Hasılat/Ürün kirası sözleşmesi” olarak hazırlanıp imzalandığı, tarafların iradeleri ile kabul edilip tasvip edildiği, ayrıca TBK’nun ürün kirasını düzenleyen hükümlerinin iş bu sözleşmeye uygulanacağı, kiralamada asıl olacağı, binanın tesisin kiralanması nedeniyle kiralandığı ve tesisin ayrılmaz bir parçası olduğu, tarafların bu hususları peşinen kabul ve taahhüt ettiği, ihtilaf hallerinde TBK’nun örtülü konut ve işyeri kiralarını düzenleyen hükümlerine ilişkin itiraz ve defilerin ileri sürülemeyeceğinin kabul ve taahhüt edilmesi ve kararlaştırılmış olması ürün kirası hükümlerinin de kiracı lehine olması nedeniyle taraflar arasındaki kira ilişkisinde TBK’nun 357 ve devamı maddelerinde düzenlenen ürün/hasılat kirası hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Yukarıda belirtildiği üzere kira sözleşmesi hükümlerine göre kiracıya 30 gün yerine 60 günlük ödeme süresi verilmesi gerekir. Ne var ki davacı tarafından yapılan icra takibinde davalı kiracıya 30 gün ödeme süresi verilmiş olup 30 günlük ihtar süresi tahliye yönünden hukuki sonuç doğurmayacağından tahliye istenemez. Belirtilen nedenlerle tahliye talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı kiracı şirket vekili karar düzeltme talebinde bulunmaktadır. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre karar düzeltme isteminde bulunan davacı tarafın tüm davalı tarafın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine, 2-Davalı kiracı vekilinin alacağa yönelik karar düzeltme istemine gelince; Takipte dayanılan ve karara esas alınan 31.01.2014 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 24.03.2016 tarihinde başlattığı icra takibinde 101.677,06 TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri borçluya tebliğ olunmuş, davalı borçlunun süresinde itiraz etmesi üzerine takip durdurulmuştur. Davalı kiracı takibe konu kira bedellerinin ödendiğini İ.İ.K.'nun 269/c maddesi gereğince noterlikçe resen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur. Davalı borçlu itirazında ödeme iddiasında bulunmuş olup, dosyaya ödemeye dair iki adet dekont sunmuştur. Davalı tarafın ödeme savunmasına ilişkin olarak dosyaya sunduğu ödeme dekontlarından davalı borçlu tarafından 19.02.2016 tarihinde “...r Dokuma ... A.Ş. kira bedeli 19/02” açıklaması ile 35.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı tarafça dayanılan söz konusu 19.02.2016 tarihli ödeme üzerinde durularak, bu konuda alacaklıya da diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı bu defa ki incelemede anlaşıldığından, davalı vekilinin alacağa yönelik karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ve davalının sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.01.2018 gün ve 2017/4577 E. 2018/1317 K. sayılı davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarının reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, mahkemenin 14.06.2016 tarih ve 2016/490 E- 2016/622 K sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile de İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, takdiren 300.00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınmasına, davacı tarafından 74,80 TL peşin yatırılan harcın karar düzeltme harcına mahsup edilmesine ve peşin alınan karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 30.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Karşılaştırıldı.