T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1618 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2023 NUMARASI : 2022/629 E. 2023/550 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.03.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.07.2023 gün ve 20…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1618 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2023 NUMARASI : 2022/629 E. 2023/550 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.03.2026 Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.07.2023 gün ve 2022/629 E. 2023/550 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 22.04.2022 tarihinde sürücü ....sevk ve idaresindeki .... plakalı araçla maliki müvekkili ....olan ....plakalı araca çarpması neticesinde müvekkilinin aracında yüksek maddi hasar oluştuğunu, kazada tam kusurlu olan .... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ile sigortalandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. CEVAP:Davalı vekili, kazaya karışan ..... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, kazanın belirtilen yerde ve belirtilen şekilde meydana gelmediğini, kazanın davalı aracın geri geri giderken diğer araca çarpması şeklinde olmadığını; bilakis geri geri gitmesini gerektirecek bir durumun olmadığını, davalı aracın fren yapıp dururken arkadan gelen mağdur aracın arkadan çarptığını, mağdur araç maliki şahsın yakınlarının olay yerine geldiğini, ortamın gergin olduğu için, tutanağı bu şekilde düzenlenmek zorunda kalındığını, kazanın ardından tutulan tutanağın gerçeği yansıtmadığını, olayın ve çevredekilerin etkisiyle sigortalının baskıya uğraması neticesinde olayın yanlış aktarılması suretiyle tutulduğunu, olay yerinde yapılan incelemelerde müvekkili şirkete sigortalı aracın geri geri gitmesini gerektirecek hiçbir durumun söz konusu olmadığını, tutulan tutanağın hayatın olağan akışına aykırı olduğunun da görüldüğünü, meydana gelen kazada esasen davacının takip mesafesini korumamak suretiyle sigortalı araca arkadan çarptığı için kusurlu olduğunu, davacının gerçeğe aykırı tutanak sonucu tespit edilen kusur oranına binaen hasar ve değer kaybı bedeli ödenmesi taleplerinin reddedildiğini belirterek davanın reddine, kusur oranının belirlenmesi adına bilirkişi raporu alınmasına, şayet sigortalının kusuru varsa davacının aracında geçmişte hasar alıp almadığının tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmasına, davanın kabulü halinde müvekkili şirkete yapılan müracaat tarihinin ardından 8 işgünü sonrasından itibaren yasal faiz işletilmesine, davanın kabulü halinde hasar bedelinin belirlenmesinde eş değer parçayla değişimin ve yedek parça ve işçilik bedelleri için iskonto ve kdv hariç halinin uygulanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü, söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, davacının aracında hasar ve değer kaybı oluştuğu, değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL, hasar bedelinin ise KDV hariç 42.806,65TL KDV dahil 50.511,85 TL olduğu gerekçesiyle değeri artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne ve 10.000,00 TL değer kaybı bedeli ile 40.000,00 TL hasar bedelinin davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, yapılan araştırma sonucu kazanın belirtilen yerde ve belirtilen şekilde meydana gelmediği, hasarın düzmece olduğunu, kazanın ardından tutulan tutanağın gerçeği yansıtmadığını, çevredekilerin etkisiyle sigortalının baskıya uğraması neticesinde olayın yanlış aktarılması suretiyle tutanağın tutulduğunu, bu tutanağa dayalı kusur belirlemesinin hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün fren yapması sonucu arkasından gelen davacının, sigortalıya arkadan çarparak savrulduğunu, sigortalı aracın geri gitmesini gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını, tutulan tutanağın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilk bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına karşın, mahkemece ikinci rapor esas alınarak tespit yapıldığını, tutanağa olan itirazlarının dikkate alınmadığını, ikinci bilirkişi raporunda ayrıntılı inceleme ile kusur tespiti gerçekleştirilmediğini, ikinci raporun yetersiz, denetime elverişsiz ve ayrıntısız olduğundan hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının oluştuğu iddia olunan hasar ve değer kaybı bedelinin ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kablüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporu doğrultusunda davacının kusursuz, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise kusurlu olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece alınan ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporları arasında kazanın meydana geliş şekli, kusur, hasar ve değer kaybı yönlerinden bariz farklar bulunduğu, mahkemece alınan ikinci bilirkişi raporuna hangi gerekçeyle üstünlük tanındığının karar gerekçesinde açıklanmadığı, ilk raporda hasar ile kazanın uyumsuz olduğu ve davacıya ait araçta değer kaybı oluşmadığı belirtilmesine karşın, mahkemece her iki rapor arasındaki bariz çelişkiler ehil bir bilirkişi heyetinden alınacak raporla giderilmeden karar verilmesinde isabet bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazının bu yönüyle haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek, HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.07.2023 gün ve 2022/629 E. 2023/550 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, 5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/03/2026