9. Ceza Dairesi 2023/7162 E. , 2023/5353 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/364 E. 2023/283 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 2…
**9. Ceza Dairesi 2023/7162 E. , 2023/5353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/364 E. 2023/283 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2022 tarihli, 2022/726 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2.... Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2022 tarihli ve 2022/343 Esas, 2022/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca mağdure sayısınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli, 2023/364 Esas, 2023/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince mağdure ... ...'ye yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi ile mağdure ...'ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.05.2023 tarihli ve 9-2023/53736 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiği halde suç vasfının tayininde hataya düşüldüğü, üst sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir. B. Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiği halde suç vasfının tayininde hataya düşüldüğü, üst sınırdan ceza verilmesi ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiği, artırım maddelerinin uygulanması gerektiği ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir. C. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Tanık beyanlarının usule aykırı alındığı, gerekçede beyanları alınan tanıkların beyanlarına itibar edilip edilmediği hususunda değerlendirme yapılmadığı, mağdurelerin beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduğu, tanık beyanlarının mağdurelerin beyanlarını destekler nitelikte olmadığı,mağdurelerin akıl sağlıklarıyla ilgili rapor düzenlenmesi gerektiği ve aldırılan raporun yetersiz olduğu ile dilekçesinde belirttiği diğer sebeplere yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın cami hocası olarak görev yaptığı, sanığın görev yaptığı süre içerisinde mağdurelerin Kuran kursuna gittiği, sanığın farklı tarihlerde mağdurelere yönelik öpmek ve dokunmak suretiyle eylemlerde bulunduğu, 01.08.2022 tarihinde mağdure ... ...'nin annesinin kendisini banyo yaptırdığı esnada annesine hitaben "anne biliyor musun camide görevli hoca beni çok seviyor benim boyun kısmımdan öpüyor, özel bölgelerime dokunuyor, bana sarılıyor” dediği, akabinde mağdure ...'un babasının aynı kursa giden mağdure ...'nın babasını arayarak durumu anlattığı, bunun üzerine babanın kızı mağdure ... ile konuştuğu, mağdure ...'nın ''baba saçımdan yanağımdan öpüyor, eli ile cinsel organını göstererek baba burama dokunuyor, yanaklarımı öpüyor, baba kötü bir şey mi oluyor'' dediği, bunun üzerine katılanların 02.08.2022 tarihinde şikayetçi olduğu, sanığın suçlamaları kabul etmediği, sanığın mağdurelerin beyanları ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmayan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatiyle sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine dair savunmalarına itibar edilmediği, mağdurelerin beyanlarının tüm aşamalarda tutarlı olduğu ve özde değişmediği, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21.09.2022 tarihli raporu ile mağdurelerin beyanlarının itibar edilebilir olduğu, ifadelerinin kurgusal nitelik taşımadığının belirtildiği, mağdureler ve aileleri ile sanık arasında sanığa soyut suç isnadında bulunmayı gerektirir husumet bulunmadığı hususları ile mağdure beyanının tanık anlatımları ile doğrulandığı hususu birlikte değerlendirildiğinde, mağdurelerin beyanlarına itibar edildiği, tanık ... ile ... ile sanık arasında soyut suç isnadında bulunmayı gerektirir bir husumet bulunmadığı, tanıkların anlatımlarının katılan ve mağdurelerin beyanları ile uyumlu olduğu, katılanların olay tarihi itibariyle eylemleri öğrenmelerinin akabinde şikayetçi olduğu, olayın ortaya çıkış şeklinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, sanık ile katılanlar arasında eylem öncesinde herhangi bir iletişimin bulunmadığı, katılanlar ve tanık beyanlarının aşamalardaki tutarlı, özde değişmeyen ve istikrarlı beyanları ile sanığın katılanlar beyanları ve tanık anlatımlarıyla doğrulanmayan savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiğinin kabul edildiği, olay tarihinde sanığın mağdurelere karşı eylemlerinin cinsel arzularını tatmine yönelik olduğu, eylemlerinin ani ve kesiklik gösterip devamlılık arz etmediği, bu cihetle sanığın üzerine atılı sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar suçunu işlediğinin kabul edildiği, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, kasta dayalı kusurunun derecesi nazara alınarak alt sınırdan ceza tayini yoluna gidildiği, sanığın mağdurelerin eğitim gördüğü kursta eğitici/öğretici olduğu anlaşılmakla, cezasından ayrı ayrı artırım yapıldığı, sübut bulan suçun bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda birden fazla kez işlediği anlaşılmakla, eylemlerini gerçekleştirdiği zaman aralığı ve sayısı nazara alınarak zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapıldığı, sanığın incelenen adli sicil kaydı itibariyle kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, fiilden sonraki davranışları ile yargılama sürecindeki davranışları göz önüne alındığında sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı anlaşılmaktadır: B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden mağdure ... ...'ye yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, mağdure ...'ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükme yönelik istinaf başvurusu düzeltilerek esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre Tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.03.2023 tarihli, 2023/364 Esas, 2023/283 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri, katılan mağdureler vekili ve katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus sanığın isnat edilen eylemin sabit olup olmadığı ve cinsel amaç taşıyıp taşımadığına ilişkindir. Mağdureler ... ... ve ... aşamalarda sanığın temas ettiği vücut bölgeleri ile ilgili çelişkili ifadeler verdikleri, mağdur ...'un savcılık ifadesinde; sanığın atletini düzeltirken neredeyse elinin ön özel bölgesine değeceğini söylediği, sanığın özellikle ön ya da arka özel bölgelerine dokunmasından bahsetmediği, mağdur ...'nın savcılık ifadesinde sanığın ön özel bölgesine dokunduğunu söylemesine rağmen mahkemede bu konudaki sorulara verdiği yanıtlarda sanığın bazen ön bazen arka özel bölgesine dokunduğunu bildirdiği, mağdureler sanığın kendilerini abartılı sevdiğini ve bundan rahatsız olduklarını dile getirdikleri, mağdur ... savcılık ifadesinde sanığın kendisine karşı eylemlerini "Seviyor, ama çok fazla abartıyor" şeklinde tariflediği, sanığın aşamalarda inkara yönelik savunmalarda bulunduğu,mağdurların aynı ortamda bulunmalarına rağmen birbirlerini doğrulamadıkları, mağdure ...'un olayı tanık ağabeyi ...'in gördüğünü söylemesine rağmen tanığın görgüye dayalı bilgisinin olmadığı ve mağduru doğlamadığı, dolayısıyla mağdurelerin aşamalardaki beyanlarının ayrıntı içermeyen soyut ve çelişkili olduğu, somut ve yasal her hangi bir delille desteklenmediği, mağdurların yönlendirmeye açık olduklarına dair tespit, mağdurların derslerini başarılı şekilde yaptıktan sonra sanığın sırt sıvazlama şeklindeki hareketinin cinsel kast içermediği, mağdur beyanlarının şüpheli kaldığı, şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesi ve beraat kararı verilmesi gerektiği bu nedenle kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak etmiyorum.