T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/10153 Karar No : 2025/8499 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/10153 E. , 2025/8499 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/10153 Karar No : 2025/8499 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; davacının hakkında davalı idarece Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında FETÖ/PDY mensuplarının örgüt içi iletişimde kullandıkları "Bylock" programının kullanıcısı olduğunun belirtildiği, ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nden temin edilen bilgilere göre; davacının... numaralı GSM hattı üzerinden 08/12/2015 tarihinden itibaren FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarınca kullanılan Bylock isimli kriptolu haberleşme programını yüklediği ve kullandığının tespit edildiğinin belirtildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... K:... sayılı kararı ile, bylock programını kullanıldığı iddiasına ilişkin tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmadığı, çok kısa bir zaman diliminde 4 kez Bylock İP'lerine bağlantı bulunduğu ancak bu durumun davacının Bylock kullanıcısı olup olmadığını net olarak ortaya koyamadığı; öte yandan davacının HTS kayıtlarına ilişkin analiz tutanağı ve raporu incelendiğinde, E.B. isimli sözde mahrem imam ile 2014 yılında bir görüşmesi dışında örgüt üyeleri ile bağlantılı olduğuna dair başkaca bir net görüşmenin tespit edilemediği, bu husus davacıya sorulduğunda savunmasında; E.B.'nin kendisinin hastanede doktoru olduğuna dair makul şekilde görüşmeye açıklık getirdiği ve doktor raporlarını sunduğu görülmekte olup, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma/yardım etme suçu için mahkumiyetine yeter delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiğinin görüldüğü, Anayasa Mahkemesi'nin 04/06/2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru sayılı kararında, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 07/02/2019 tarih ve E:2017/13,K:2019/7 sayılı kararına atıfla; "Üyelik bilgileri (ID ve password) ile erişim sağlanabilen herhangi bir internet sitesi veya internet üzerinden kullanılan herhangi bir programa ait IP adresine başarılı şekilde giriş yapıldığının kabul edilebilmesi için CGNAT kayıtlarında o IP adresine en az üç sinyal bilgisinin bulunması zorunludur. Bir bağlantı denemesinin başarıya ulaşıp ulaşmadığı ancak üçüncü sinyal bilgisinin bulunup bulunmadığına göre anlaşılabilir. Bu süreç şu şekilde işlemektedir. Birinci sinyal, kullanıcı tarafından girilen kullanıcı adı ve şifrenin sunucuya gönderildiğine dair sinyal kaydıdır. İkinci sinyal, kullanıcı tarafından sunucuya gönderilen üyelik bilgilerinin (ID ve password eşleşmesi) veri tabanında denetlenerek olumlu veya olumsuz cevabın kullanıcıya iletilmesine ilişkin sinyal kaydıdır. Üçüncü sinyal ise kullanıcı tarafından girilen üyelik bilgilerinin (ID ve password) sunucu tarafından denetlenerek kullanıcının sisteme girişine izin verilmesi ile oluşur ve bunun üzerine kullanıcı sisteme giriş yapar" şeklinde tespitlere yer verildiği, buradan hareketle, her ne kadar Komisyon tarafından davacının...numaralı GSM hattı üzerinden Bylock kaydı tespiti yapıldığı anlaşılmış ise de; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında Mahkememizce yapılan incelemede, CGNAT kayıtlarına bakıldığında söz konusu hat üzerinde yalnızca çok kısa bir zaman diliminde 4 kez bağlantının bulunduğu, bu kapsamda Bylock Baz Analiz Tutanağına göre 08/12/2015 tarihinde 2 adet sinyal, 10/12/2015 tarihinde 1 adet sinyal, 12/12/2015 tarihinde 1 adet sinyal kaydı bulunduğu, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir Bylock tespit değerlendirme tutanağının bulunmadığının görüldüğü, bu kapsamda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, Bylock sistemine giriş yapılabilmesi için tek seferde en az 3 sinyal gerekmekte; FETÖ/PDY kapsamında yürütülen kovuşturmalarda elde edilen teknik verilere göre ise Bylock sistemine üye olabilmek için tek seferde en az 6 sinyalin gerektiği, bu durumda, her ne kadar Komisyon kararında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında devam eden yargılama sürecindeki tespitlerden hareketle davacının bylock kullanıcısı olduğu belirtilerek başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, anılan yargılamadaki teknik verilere göre davacının başka bir suretle Bylock servis sağlayıcıya yönetilmiş olma ihtimali bulunduğu anlaşılarak dava konusu işlemin iptali gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptaline, parasal hak taleplerinin ödenmesi talebinin kabulüne, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dönemsel tahakkuk tarihleri esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ya da iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeter düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Öğretmen olarak görev yapan davacı, 07/02/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, davacının kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan davacı hakkında açılan ceza davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:......, K:... sayılı kararı ile beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 07/02/2017 tarih ve 29972 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 686 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında, ''Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Anılan KHK, 08/03/2018 tarih ve 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7086 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmış olup, anılan Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasındaki “…üyeliği, mensubiyeti veya…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 24/6/2021 tarih ve E:2018/81, K:2021/45 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Dava konusu OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında; -Davacının kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında FETÖ/PDY mensuplarının örgüt içi iletişiminde kullandıkları "Bylock" programının kullanıcısı olduğunun belirtildiği, -... Cumhuriyet Başsavcılığından ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünden temin edilen bilgilere göre,... numaralı GSM hattı üzerinden 08/12/2015 tarihinden itibaren FETÖ/PDY mensuplarının örgüt içi iletişiminde kullandıkları Bylock programını kendisinin kullandığının tespit edildiği, -UYAP'tan temin edilen bilgilerde hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesindeki ... esas sayılı kovuşturmanın devam ettiği tespitlerine yer verilmiştir. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile "Her ne kadar sanığın üzerine kayıtlı ... numaralı hattın yapılan sorgusunda bylock kaydı tespiti yapıldığı anlaşılmış ise de; CGNAT kayıtlarına bakıldığında söz konusu hat üzerinde yalnızca çok kısa bir zaman diliminde 4 kez bağlantının bulunduğu, sanığın bylock kullanıcısı olduğunu kabul etmediği, bunların yanı sıra; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin istikrar kazanan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından da onanan ''.. ancak operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının,User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanmasının zorunlu olduğu hususları gözetilmekle; Somut dosyada sanığın bylock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübut ve vasfının tayini açısından belirleyici nitelikte olması karşısında; .. ID, içerik ve mesajlaşma verileri tespit edilemeyen sanığın bylock kullanıcısı olup olmadığı yönündeki şüphenin giderilememesine rağmen bylock kullanıcısı olduğunun kabul edilmesi...'' şeklindeki kararı da göz önünde tutulduğunda dosya kapsamında sanığın ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının,User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ile tespit edilemediği gibi, yukarıda belirtildiği üzere dosya kapsamındaki diğer delillerle de bu hususun desteklenemediği hep birlikte gözetildiğinde; sanığın dosya kapsamında tespit edilen eylemlerinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçunun unsurları olan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kriterlerini karşılamadığı ve sanığın örgüte üye olduğunu gösterir cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosyada elde edilemediği anlaşılmakla; Ceza Hukukunun genel prensibi olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca sanığın beraatine.... " gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmüştür. Anayasa Mahkemesi'nce; Bylock uygulamasının soruşturma ve kovuşturma mercilerince tespit edilen kurumsal ve ticari mahiyetinin olmaması, uygulama üzerinden yapılan iletişimin çözümlenen içeriğinin tamamına yakınının FETÖ/PDY unsurlarına ait örgütsel temas ve faaliyetlere ilişkin olması, uygulamayla ilişkili İnternet kaynaklı yayınların çoğunlukla sahte hesaplar üzerinden yapılması ve burada FETÖ/PDY lehine paylaşımlarda bulunulması, büyük bir kullanıcı kitlesine sahip uygulamanın 15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesinde diğer kişilerce bilinmemesi, kullanıcılarının belirlenmesini önlemeye yönelik olağan dışı işleyişinin ve şifreleme sisteminin bulunması, kullanımın ancak diğer bir kullanıcının onaylamasıyla mümkün hale gelmesi ve bu yönüyle hücre tipi örgütlenmeye elverişli olması, haberleşme içeriğinin belirli bir süre sonra otomatik olarak kendiliğinden silinmesi gibi özellikleri (AYM, Aydın Yavuz ve diğerleri, [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §106) göz önüne alındığında kişilerin bu uygulamayı kullanmalarının veya kullanmak üzere elektronik/mobil cihazlarına yüklemelerinin soruşturma makamlarınca FETÖ/PDY ile olan ilgi bakımından bir belirti olarak değerlendirilebileceği kabul edilmiştir (AYM, Aydın Yavuz ve diğerleri, §267). Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli E:2017/956, K:2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli E:2015/3, K:2017/3 sayılı kararda; bylock iletişim sisteminin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı karara bağlanmıştır. Bu durumda, bylock iletişim sistemini kullandığı tespit edilen kişilerin FETÖ/PDY örgütü ile üyelik, iltisak ve irtibatının bulunduğu ve kamu görevinden çıkarılma için hukuki gerekçe olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Dava dosyasına sunulan 12/09/2018 tarihli Bylock Baz Analiz Tutanağından, davacı adına kayıtlı GSM hattı üzerinden ByLock'a 4 kez bağlanıldığının yetkili makamlarca tespit edildiği görülmektedir. İdari yargı yerinin ceza yargılamasında verilen nihai karardan bağımsız olarak, ceza mahkemesince tespit edilen olgu ve delilleri de dosyadaki diğer delillerle birlikte davacının terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı bulunup bulunmadığı yönünden değerlendirebileceği açıktır. Bylock kullanımı ile ilgili olarak CGNAT kayıtlarına nazaran davacının kullanımında olan GSM hattının 08/12/2015 - 12/12/2015 tarihleri arasında Bylock serverleri ile 4 kez teması olduğu, bu temasların 08/12/2015 tarihinde 2 adet sinyal, 10/12/2015 tarihinde 1 adet sinyal ve 12/12/2015 tarihinde 1 adet sinyal olarak gerçekleştiği ancak bahsi geçen bylock iddiasına ilişkin tespit değerlendirme tutanağının bulunmaması ve başka bir suretle bu servis sağlayıcıya yöneltilmiş olma ihtimali nedeniyle davacının Bylock kullanıp kullanmadığının şüpheli kaldığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgelerden davacının Bylock sunucularına erişim sağladığı teknik verilerle tespit edilmiştir. Diğer yandan, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün mahrem imamı E.B. ve diyanetin il yapılanmasında görevli örgütün sohbet imamı olarak görev yapan İ.K.ile irtibatının HTS kayıtları ile tespit edildiği dosya muhteviyatından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olan Bylock sunucularına bağlanma eylemi ve HTS irtibatları nedeniyle FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitin olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dönemsel tahakkuk tarihleri esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı İdarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Dava konusu işlemin iptaline ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dönemsel tahakkuk tarihleri esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/07/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. memur //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };