6. Hukuk Dairesi 2010/3687 E. , 2010/11336 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı…
**6. Hukuk Dairesi 2010/3687 E. , 2010/11336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 15.07.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğunu, 2007 yılı Ağustos ayı kirasının sözleşmede belirlenen ödeme zamanından sonra ödenmesi üzerine kira sözleşmesinin 19.maddesi gereğince muacceliyet şartının gerçekleşmesi nedeniyle davalı hakkında muaccel hale gelen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptalini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, davalının 15.07.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince kiracı olduğunu, aylık kira parasının 2.000 TL olup, 2007 yılı Ağustos ve Eylül ayları kira paralarının 31.08.2007 tarihinde, Ekim-Kasım ayları kira paralarının 26.10.2007 tarihinde ödendiğini ve davacının talebi ile taşınmazı 06.02.2008 tarihinde boşalttığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 15.07.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu, aylık kiranın 2.000 TL olup, ait olduğu ayın ilk beş günü ödeneceği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Aynı sözleşmenin 19.maddesinde; bir kira ödenmez ise gelecek kiraların muaccel hale geleceği düzenlenmiştir. Davacı, 02.02.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde, 2007 Ağustos ayı kirasının geç ödenmesi nedeniyle muaccel hale gelen dönem sonuna kadar olan kira paralarından ödenenler mahsup edildikten sonra kalan 8 aylık kira parası toplamı 16.000 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. 2007 yılı Ağustos ayı kira parasının 31.08.2007 tarihinde ödendiği davalının da kabulündedir. 2007 yılı Ağustos ayı kira parası ait olduğu ayın ilk beş günü içinde ödenmesi gerekirken süresinden sonra (geç) ödenmiş olup, sözleşmenin 19.maddesi gereğince de muacceliyet şartının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemenin, davalı tarafından bir kısım kiraların süresinden sonra, bir kısmının ise vadesinden önce ödenmesi karşısında ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin parayı alan alacaklının taşınmazın tahliyesinden 1 yıl sonra muacceliyet şartı gereği kira paralarının tahsilini istemesinin doğru olmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Davacı alacaklının geç ya da vadesinden önce ödenen kira paralarını ihtirazı kayıtsız alması, muacceliyet şartının gerçekleşmesine engel değildir. Ayrıca davalı tarafça taşınmazın 06.02.2008 tarihinde tahliye edildiği savunulmuş ve mahkemece bu savunmaya itibar edilmiş ise de, davacı tarafça taşınmazın tahliye edildiği kabul edilmediğine göre davalı, tahliyeyi ve anahtar teslimini kanıtlamakla yükümlüdür. Toplanan delillere göre davalı tahliye ve anahtar teslimini kanıtlayamamıştır. Kaldı ki davalı tarafça taşınmazın 06.02.2008 tarihinde tahliye edildiği savunmasına itibar edilse dahi, muacceliyet şartı gereği muaccel hale gelen 2007 Eylül-2008 Şubat ayları arasındaki kira paralarından ödendiği kanıtlanan aylar kirası mahsup edilerek kalan kiralar yönünden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle mahkemece, muacceliyet şartının gerçekleşmesi nedeniyle dönem sonuna kadar kiraların muaccel olacağı kabul edilerek, davalının varsa yapmış olduğu ödemelerin mahsubu ile kalan kısım üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ; Yukarıda açıklanan davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.