Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin gıda pazarlaması alanında faaliyet gösterdiğini, davacı tarafından davalıya gıda ---- satışı yapıldığını, davacının bu satış nedeniyle ---- alacağı bulunduğunu, davalıya ait cari hesap ekstresi, ----- dosyasından icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından işbu icra takip dosyasına itiraz edildiğini ve icra takibinin durdurulduğunu, buna ilaveten, davalının----- dosyasına yapmış olduğu itiraz üzerine, davacı tarafından davalıya ait çek
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ,dava dışı borçlu--------- alacağından dolayı Bursa 10.İcra Müdürlüğünün ------ E.sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve takibin kesinleşmesi üzerine 06.01.2017 tarihinde,satışa konu mallar üzerine haciz koydurduğunu, davalılardan-------- ise, dava dışı borçludan alacağı için İstanbul Anadolu 22.İcra Müdürlüğünün --------E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını ve satışa konu mallara 11.08.2017 tarihinde haciz koyduğunu ve dosyaya ticari İşletme rehni olduğuna dair belgeleri sunarak aynı zamanda rehin alacaklısı olduğunu beyan ettiğini, -------- Bankası her ne kadar rehin hakkı olduğunu iddia etmişsede icra takibini ilamsız olarak başlattığını, Ticari İşletme rehninin hukuka aykırı olduğunu, davalı --------Bankasının rehin hakkı hükümsüz olduğundan derecelendirme kararında,alacaklı müvekkilim şirketin haczi daha önce olduğundan,sıra cetvelinde önünde yer alması hukuka aykırı olduğunu, davalılardan -----------. ise dosyaya sunduğu belge ile dava dışı borçlu ile satışa konu malları üzerinde rehin hakkı sahibi olduğuna dair Noterde yapılan rehin sözleşmesini sunduğunu ve bu belgeler üzerinde İcra Müdürlüğünün davalının rehin hakkı olduğu inancıyla sıra cetveline alındığını, bu rehin sözleşmesinin tamamen mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, bahsi geçen davalının finansal bir kurum olmadığını,yapılan işlem tamamen muvazzaalı olduğunu, İcra dosyasında inceleme yapıldığında zilyetliğin esasen alacaklıya devrinin söz konusu olmadığını, muvazzayı açıkça ortaya çıkardığını, aynı gün yapılan rehin sözleşmesine yediemin tutanağı yapılarak borçluya yediemin olarak bırakıldığını, Aynı gün hem rehin sözleşmesi yapıldığını ve aynı gün yediemin olarak malların bırakılmasının koca fabrikanın tüm makinalarının sökülmesi mümkün olmadığını aynı gün yediemin olarak dava dışı borçluya bırakılmasının malların zilyetliğinin hiç bir zaman alacaklıya devir edilmediğinin kanıtı olduğunu, sıra cetvelinde rehin alacağı tarihi olarak 21.09.2017 tarihi olarak belirtildiğini ,bu tarihin müvekkili şirketin haczinden sonra olduğunu, bu durumda zilyetlik devir edilmediğinden ortada adi rehin sözleşmesi bulunmadığını ve geçersiz olduğunu açıklanan durumlar karşısında sıra cetveli tamamen hukuka aykırı olup iptalini talep etmiştir