4. Hukuk Dairesi 2009/10939 E. , 2010/6146 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/09/2008 gününde verilen dilekçe ile yaralamaya teşebbüs suçundan kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temy…
**4. Hukuk Dairesi 2009/10939 E. , 2010/6146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/09/2008 gününde verilen dilekçe ile yaralamaya teşebbüs suçundan kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/06/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince: a)Dava, kasten yaralamaya teşebbüs niteliğindeki haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayın oluş biçimi, haksız eylemin gerçekleştiği yer, olay günü ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması; b)Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/1. maddesi uyarınca manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, kabul edilen tutara üzerinden Tarife'nin üçüncü kısmına göre belirlenir. Yerel mahkemece, davacının manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edildiğine göre açıklanan düzenleme gereğince davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması; 3) Davalının diğer temyiz itirazına gelince; aynı Tarifenin 10/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez. Yerel mahkemece, açıklanan bu düzenlemeye aykırı olarak davalı yan yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması; Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 1 nolu bendinde yer alan “…50,00…” biçimindeki sayı dizisinin silinerek yerine “…500,00…” sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinde yer alan “…15,60…” ve “…72,20…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…27,00…” ve “…60,80…” sayı dizilerinin yazılmasına; (2/b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasına davacı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin yeni bir bent olarak “5-Kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/1. maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 575,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” biçimindeki tümcenin eklenmesine; (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasına davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin ayrı bir bent olarak “6-Reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 575,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” biçimindeki tümcenin eklenmesine; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın taraflar yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 24/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.