5. Hukuk Dairesi 2024/4264 E. , 2024/9961 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/335 Esas, 2023/9 Karar DAVA TARİHİ : 29.07.2013 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ka
**5. Hukuk Dairesi 2024/4264 E. , 2024/9961 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/335 Esas, 2023/9 Karar DAVA TARİHİ : 29.07.2013 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar ...,..., ... vekili ile davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 ve 432 nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5219 sayılı Kanun'la değişik 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi uyarınca 12.950,00 TL’den az olan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin hükümler kesindir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar, davacılar ..., ..., ... dışındaki davacılar yönünden Mahkemenin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davacılar ..., ..., ... dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar ..., ..., ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan davalı idare vekilinin ve davacılar ..., ..., ... vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin İstanbul ili, Maltepe ilçesi, Altayçeşme Mahallesi 411 ada 10 parsel sayılı taşınmazın müşterek malikleri olduğunu, davalı kurumun taşınmaza yol yapımı çalışmaları sırasında kamulaştırmasız el atılması nedeniyle belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmaza 05.11.1953 tarihinde fiilen el atıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde kamulaştırmanın 1956'dan önce gerçekleştiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.06.2014 tarihli ve 2013/106 Esas, 2014/238 Karar sayılı kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı idare tarafından, dava konusu İstanbul ili, Maltepe ilçesi, Altayçeşme mahallesi 411 ada 10 parsel sayılı taşınmaza, 07.07.1953 tarihli ve 1953/177 sayılı Menafii Umumiye kararına istinaden, Pendik İzmit yolunun şehre bağlanmasının temini için fiilen el atıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; dava konusu taşınmaza, davalı idare tarafından, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ileri sürüldüğünden, dava konusu taşınmaza yol olarak ne zaman el atıldığı, yolda genişleme olup olmadığı olgusunun kesin olarak belirlenmesi gerektiğinden, ilgili resmi kuruluşlardan dava konusu taşınmazın 1956 öncesi hava fotoğrafları temin edilerek, refakate resen alınacak hava fotogrometri uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumu da işaretlettirilmek suretiyle ve tarafların dava konusu taşınmaza el atma ile ilgili her türlü delili de sorulup, taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptanıp, 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının tespiti halinde işin esasına girilerek sonucuna göre; 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığının tespiti hâlinde ise taşınmazın kadastro tutanağı ve tapu kaydı ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtilip, 09.10.1956 tarihi ile 221 sayılı Kanun uyarınca dava hakkının sona erdiği 12.01.1963 tarihine kadar yapılan kadastro tespiti ile malik adına tapu kaydı oluşturulduğu anlaşıldığı takdirde davanın reddine, dava konusu taşınmazın 221 sayılı Kanun uyarınca dava hakınının sona erdiği 12.01.1963 tarihinden sonra, kadastro çalışmaları ile malik adına tescil edildiği anlaşıldığı takdirde ise işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 11.01.2023 tarihli ve 2018/335 Esas 2023/9 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davacılar ve davalı idare vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Bir kısım davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın tamamına el atıldığını, tüm taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin düşük olduğunu, faizin hatalı belirlendiğini ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) "Kamulaştırılmaksızın kamu hizmetine ayrılan taşınmazların bedel tespiti" kenar başlıklı geçici 6 ncı maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları. 3. 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu İstanbul ili, Maltepe ilçesi, Altayçeşme Mahallesi 411 ada 10 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, bir kısım davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Hükme esas alınan 07.12.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tamamına 09.10.1956 tarihinden sonra 1983 yılından önce fiilen karayolu yapılmak suretiyle el atıldığının belirtildiği ve kararı temyiz eden bir kısım davacılar vekilince taşınmazın tamamının bedeli üzerinden ıslah dilekçesi verildiği hâlde, Mahkemece taşınmazın tamamının bedeline hükmedilmesi gerekirken taşınmazın yalnızca A harfi ile gösterilen 196 m²lik kısmı ile B harfi ile gösterilen 56 m²lik kısmının bedeline hükmedilmesi ile yetinilmesi hatalıdır. 5. Kabule göre de taşınmazın yalnızca A harfi ile gösterilen 196 m²lik kısmı ile B harfi ile gösterilen 56 m²lik kısmının bedeline hükmedildiği hâlde tüm taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesi hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ... Dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE, B. Bir Kısım Davacılar ve Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ...'e İlişkin Temyizi Yönünden; 1.Davalı idare vekilinin tüm, bir kısım davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacılar ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan kararının BOZULMASINA,Davacılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde iadesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.