2. Ceza Dairesi 2012/29875 E. , 2013/23729 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik adı geçen sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık müdafiinin yüzüne karşı 13.10.2010 tarihinde verilen mahkumiyet kararını, 1412 Sayılı CMUK’nın 310.maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 06.…
**2. Ceza Dairesi 2012/29875 E. , 2013/23729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik adı geçen sanığın temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık müdafiinin yüzüne karşı 13.10.2010 tarihinde verilen mahkumiyet kararını, 1412 Sayılı CMUK’nın 310.maddesinde belirtilen yasal bir haftalık süreden sonra 06.01.2011 tarihinde temyiz eden ve kendisine zorunlu olarak atanan müdafiden haberdar olan sanık ...'in temyiz isteminin aynı Kanun’un 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yakınan Mustafa’nın çalınan eşyalarından bir kısmının kolluk görevlilerince bulunup kendisine iade edilmesi nedeniyle zararının giderildiğini beyan ettiği görülmekte ise de, 5237 Sayılı TCK’nın 168.maddesinin uygulanabilmesi için sanığın bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerektiği, polis ekiplerini görünce ellerindeki malzemeleri bırakıp kaçan sanıkların, yakınanın zararını giderdiklerine dair herhangi bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, mala zarar verme suçundan kurulan hükümde sanık ... hakkında TCK’nın 168.maddesinin uygulanması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Sanık ...’ın Bala Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/6-2008/9 sayılı ve 29.01.2008 tarihli hükmünden dolayı mükerrir olduğu belirtilmiş ise de, anılan mahkeme ilamında hakaret ve tehdit suçları ile ilgili iki ayrı hüküm bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/2.maddesi uyarınca “tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağından” infaz aşamasında söz konusu mahkeme ilamındaki en ağır cezayı içeren hükmün tekerrüre esas alınmasının mümkün olduğu kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;