(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/17106 E. , 2009/19313 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında; “Mahkemece dava ve tem…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2009/17106 E. , 2009/19313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararında; “Mahkemece dava ve temyize konu 115 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde ve orman sayılan yerlerden olmadığı taşınmazlar üzerinde tespit gününde adlarına tescile karar verilen zilyetleri davalılar yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş isede yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece orman ve mera yönünden yöntemine uygun şekilde bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Gerçekten dava ve temyize konu 115 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazlara komşu 38 parsel sayılı taşınmazın hükmen orman sayılan yerlerden olduğu dosya içeriğinden anlaşıldığına göre orman yönünden de araştırma ve soruşturma yapılması da zorunludur. Öte yandan; Hazine taşınmazların mera olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Kaldı ki: mera yönünden de yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun değildir. Kural olarak orman sınırlandırmasına tabii tutulan bölgelerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı orman sınırlandırma harita ve tutanağının tespit gününden önce kesinleşmiş olması koşulu ile yöntemine uygun şekilde yerine uygulanarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Kuşkusuz orman sınırlandırması yapılmamış yada kadastro tesbit gününden önce sözü edilen yönetimsel işlem kesinleşmemiş ise aynı doğrultudaki araştırma 6831 Sayılı Orman Kanunun 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacaktır. Öte yandan; mahkemece, bir yerin kamu malı niteliğinde mera olduğunun kabulü için taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisinin yapılmış olması taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalması yada taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera niteliği ile kullanılmış olmasına bağlıdır.