10. Hukuk Dairesi 2023/9592 E. , 2023/9625 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/365 E., 2023/177 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden…
**10. Hukuk Dairesi 2023/9592 E. , 2023/9625 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/365 E., 2023/177 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25.12.1997 tarihinde ikamet tezkeresi olmadan pasaport ile Bağ-Kur kaydını yaptırdığını, 31.12.2019 tarihine kadar 5406 gün primlerini düzenli olarak ödediğini ve yaşlılık aylığı için gereken şartları sağladıktan sonra 20.09.2019 tarihinde yaşlılık aylığına başvuruda bulunduğunu, davalı kurumca verilen 30.12.2019 tarihli 20709629 sayılı yazısı ile 5406 gün hizmet sürelerinin ikamet tezkeresi süre hesabına göre 2612 güne düşürdüklerini, 5400 gün hizmet süresi olmadığından bahisle müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, kurumun bu işleminin TMK 2 nci maddesiyle bağdaşmadığını, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmeden önceki mevzuat hükümlerine istinaden isteğe bağlı sigortalı olup kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalılıklarını devam ettirenler için Türkiye'de ikamet şartı aranmaksızın isteğe bağlı sigortalılıklarının devam ettirildiğini, kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu beyanla müvekkilinin yaşlılık aylığının tespit edilmesine, tespitin yapılmasından sonra aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilerek müvekkiline 20.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yaşlılık aylığının bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun işlemlerinin hukuka uygun olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, 1-) Davalı SGK davacının sigortalılık süresinin ikamet izni olduğu tarihe göre düzenlenmesine yönelik kurum işleminin iptaline, 2-) Davacının 20.09.2019 tarihli tahsis talepli istinaden 01.10.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin ve 01.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birikmiş aylıkların davacıya ödenmesi gerektiğine tespitine, 3-) Davacının 20.09.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanması ve bu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2.“...Dava dosyası incelendiğinde; Türk asıllı yabancı uyruklu olan ve ikamet iznine tabi olarak Türkiye’de ikamet etmesi gereken mülga 1479 sayılı Kanuna göre isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödeyen ve yaşlılık sigortasından tahsis talebinde bulunan davacının, tahsis işlemleri sırasında Türkiye’de ikamet tezkeresine göre ikamet ettiği sürelere göre hizmetinin yeniden değerlendirilmesi sonucunda ikamet tezkeresi olmadan prim ödediği sürelerdeki hizmetinin iptal edilmesi sonucunda yaşlılık aylığı bağlanmaması üzerine eldeki dava açılmıştır. Kurum kayıtlarının incelenmesinde, davacının 25.12.1997 tarihinden itibaren verilen ikamet izin belgesine istinaden sigortalılığının başlatıldığı, 31.01.2012 tarihine kadar sigortalılığının devam ettirildiği ve davacının primlerinin düzenli ödediği, ancak İl Göç İdaresi yazısına göre pirim sürelerinin düşürüldüğü, Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinde Atıcılık Mahallesi Osmangazi/... adresinin muhtarlık tarafından onaylandığı, yine dosya içeriğinde bulunan davacıya ait 11.01.1999 tarihi itibariyle verilmiş, Atıcılar mahalle muhtarı tarafından düzenlemiş ikametgah belgesinin bulunduğu anlaşılmakla, davacının hangi süreler arasında Atıcılar mahallesinde ikamet ettiğinin belirtilmediği, bunun davacının uyuşmazlık konusu dönemde yasada aranan ikamet şartını sağladığına karine oluşturmayacağı dikkate alınarak, davacının uyuşmazlık konusu dönemde ikamet şartının devam edip etmediğinin su, elektrik ve telefon abonelikleri, kira sözleşmeleri vs. deliller ile ispat edilmesi gerekirken, mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; "Davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, 1-Davalı SGKnun davacının sigortalılık süresinin ikamet izni olduğu tarihe göre düzenlenmesine yönelik kurum işleminin iptaline, 2-Davacının 20.09.2019 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin ve 01.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birikmiş aylıkların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, 3-Davacının 20.09.2019 tarihinden itibaren aylık bağlanması ve bu tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine yönelik talebinin reddine,” dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.