6. Hukuk Dairesi 2014/9351 E. , 2014/11527 K. MAHKEMESİ : İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/03/2014 NUMARASI : 2014/64-2014/159 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş hüküm davacı tar…
**6. Hukuk Dairesi 2014/9351 E. , 2014/11527 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/03/2014 NUMARASI : 2014/64-2014/159 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 6.maddesinde “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” 10.maddesinde “Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.” 17.maddesi "tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmü getirilmiştir. Ancak, yetki itirazında bulunmak için HMK'nun 19/2.maddesi gereğince "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." HMK.nun 19/4.maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir" hükmü getirilmiştir. Tahliye davalarında olduğu gibi kira tespiti davalarında da yetkili mahkeme kural olarak kiralananın bulunduğu yer mahkemesi olmakla birlikte, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemeleri de yetkilidir. Ayrıca tahliye davaları taşınmazın aynına ilişkin davalardan olmadığı için taraflar (HMK 17) HUMK.nun 22.maddesi uyarınca sözleşme ile de yetkili mahkemeyi belirleyebilirler. Ancak yetki sözleşmesi yapılması genel yetkili mahkemelerin yetkisini bertaraf etmez. Öte yandan özel yetki, genel yetkiyi ortadan kaldırmaz ise de, onun yanında varlığını sürdürür; dolayısıyla dava, davacının seçimine göre hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. HGK'nun 16.2.2005 gün ve 2005/19-63 -61 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.1.2011 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın adresi Beşiktaş/ İstanbul olarak gösterilmiştir. Sözleşmenin özel şartlarının 11 maddesinde "sözleşmeden doğacak her türlü ihtilafın çözümünde Bakırköy mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkilidir” hükmüne yer verilmiş ise de dava sözleşmenin icra edileceği yer mahkemesi olarak İstanbul 7. Sulh Hukuk mahkemesinde açılmıştır. Davacı davasını sözleşmenin icra olunacağı ve yahut davalı veya vekili dava zamanında orada bulunmak şartıyla akdin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açabilir. Davacı HMK 6. maddesinde yazılı genel yetkili mahkeme ile 10. maddesinde belirtilmiş özel yetkili mahkemelerden birisinde davasını açmakta serbest olup bu yönde tercih hakkı bulunmaktadır. Yetki sözleşmesi tarafların sıfatına göre genel ve özel yetkili mahkemenin yetkisini ortadan kaldırmaz. Bu nedenle davanın akdin icra olunacağı yer olan İstanbul Mahkemelerinde açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından mahkemece işin esası incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.