T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/882 KARAR NO : 2025/1827 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.03.2023 NUMARASI : 2022/506 E. - 2023/188 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.12.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2023 tarih 2022/506 E. - 2023/188 K. sayılı kararın Dair…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/882 KARAR NO : 2025/1827 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08.03.2023 NUMARASI : 2022/506 E. - 2023/188 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.12.2025 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.03.2023 tarih 2022/506 E. - 2023/188 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, Müvekkil şirkete 201051620 numaralı 19.11.2020/21 vadeli Birleşik Kasko Sözleşme Sigorta Poliçesi ile sigortalı dava dışı sigortalı sigortalımız ... A.Ş.'ye ait ... plakalı araç, 11.01.2021 tarihinde sürücü .... .. idaresinde Karşıyaka Caddesi istikametine seyrederken No:....önüne geldiği esnada davalı kuruma ait sarkan direk kablolarına takılması neticesinde hasarlandığı, hasar sonrası olay yerine gelen polis memurlarınca tutulan kaza tespit tutanağında kazanın oluşmasına sebebiyet veren kabloların bakım ve onarımı yapılmaması sonucu sarkması nedeniyle davalı ...'un kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirtildiği, davacı nezdinde açılan hasar dosyasında yaptırılan ekspertiz incelemesinde .... plakalı aracın onarım bedeli yedek parça ve işçilik KDV hariç olmak üzere toplam 30.813,56 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın 20.05.2021 tarihinde .... T.A.Ş'ye fatura karşılığı ödendiği, dava konusu kazaya sebebiyet veren kablolar davalı .... kurumuna ait olduğu, kabloların olması gerekenden daha aşağıda durması ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğu, sigortalı araç sürücüsüne hiçbir kusur verilmediği, müvekkil şirketin alacağının dayanağı TTK 1472 madde olup bu hükme göre sigortacı; halefiyet ilkeleri çerçevesinde, sigortalısına ödediği sigorta tazminatını teminat kapsamındaki rizikonun meydana gelmesine haksız fiilleri ve sair nedenlerle sebep olan ve bu zararlardan sorumlu bulunanlardan kusuru oranında geri alma hakkına sahip olduğu belirtilerek kaza dolayısıyla ortaya çıkan ve tahsil edilemeyen 30.813,56 TL'nin tediyesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, zararın tazminini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, hasarın meydana gelmesinde davalı müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun olmadığı, olay sonrası yapılan incelemelerde olay öncesi müvekkil şirketin ilettim hattına zarar veren araçlar sebebiyle müvekkil şirketin iletim hattının zarar görmesi nedeniyle hasarın oluştuğu ve Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğüne konuya ilişkin başvuru yapıldığı, hasara neden olanın bu araçlar olduğu, ayrıca Karayolunda gerekli önlemi almadığı için Karayolları Genel Müdürlüğü’nün kusurlu olduğu, kaza tespit tutanağında aracın hızı veya yol durumuna ilişkin hiç bir bilgi yer Almadığı, hasarın olduğu yerdeki bir benzin istasyonundan olay yerini gören bir kameradan sabah saat 07:10'da yüksek havaleli bir kamyonun geçerken kabloya takıldığını ve direği dibinden kırarak eğim oluşturduğunu, Saat 08:14'de diğer yüklü bir kamyonun geçtiğini, kabloya takıldığı ve direği tekrar sallattırdığı, en son olarak da sarkık durumda olan kabloya saat 08:25'de .... plakalı aracın takıldığı, direğimizin tamamen yere düştüğü ve diğer park halinde bulunan araçların da zarar gördüğü, yaşanılan bu olayın ardından, hasarın olduğu noktayı gören bir benzin istasyonundan tarafımızca kamera görüntüleri incelenmekle Ödemiş İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne elden teslim edildiği, yaşanılan bu olayda kazaya sebebiyet veren ve kusurlu olan tarafın davalı şirket olmadığı, kamera görüntülerinde bulunan ilk iki kamyonun olduğu, yol güzergahı üzerinde meydana gelen ve üçüncü kişiler tarafından verilen hasardan müvekkil şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığından verilen hasar sonrasında hasar gören ilettim hattının sebep olduğu zararlardan müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağı, kaza sonrasında araçta oluştuğu iddia edilen hasarın ne şekilde hesaplandığına ilişkin hiçbir delil sunulmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İDM'ce aldırılan heyet raporu hükme elverişli bulunarak yapılan değerlendirme neticesinde 11/01/2021 tarihinde davalı sigortalısı konumundaki ....A.Ş.'ye ait olmakla birlikte dava dışı .... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davalı kuruma ait elektrik hattı kablolarına takılması sonucu meydana gelen olaydan kaynaklı araçtaki hasara yönelik davacı yanca ödenen 30.813,56 TL tutardaki hasarın yerinde ve gerçek bir hasar olduğu ve davalının söz konusu olayda davalının etken olduğu anlaşılmakla davanın kabulü yönünde karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili, yetkisizlik itirazında bulunuluğu, her ne kadar kazaya sebebiyet veren yönünden mahkemece değerlendirme yapılarak müvekkili yönünden sorumluluk atfedilmiş ise de olayda müvekkilinin husumetinin olmadığı, bahse konu kamere kayıtlarına göre olaydan evvel aynı yerden geçen iki kamyonun elektrik kablosunun aşağıya doğru inmesine sebebiyet verdiği ve bu şekilde aşağıya inen kablolara davacı yanın sigortalısı konumundaki aracın takılarak zarar gördüğü yönündeki isnadın belirtilen sebeple müvekkiline yöneltilmesinin doğru olmadığı, bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadığı, üçüncü kişilerin kusurlu eylemi nedeniyle kırılan ve sarkan direk sebebiyle sorumlu kılınmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, yerel yönetimin sorumluluğunun tartışılmadığı, yol denetiminin de kendisinde olmadığı ve bu nedenle denetim makamının sorumlu olduğu hususları ileri sürülerek kararın kaldırılmasının talep edildiği anlaşılmıştır. GEREKÇE :Dava, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalıya ait .... plaka sayılı aracın Karşıyaka Caddesi üzerinde seyir haline olup no.... önüne geldiği esnada davalı şirket sorumluluğunda bulunan direk kablosuna takılmasına dayalı olarak araç hasarı nedeniyle sigortalıya ödenen tutarın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'na göre kasko poliçesi kapsamında sigortalının zararını karşılayan sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur ve ödediği bu tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden üçüncü kişinin kusur oranına isabet eden bedel nispetinde zarara neden olan ve sigortacısına rücu edebilir. Üçüncü kişinin sorumluluğu kusur esasına dayalıdır. Dolayısıyla davacının ileri sürdüğü zarardan davalının sorumlu tutulabilmesi için davalının kazanın oluşumunda kusurlu bir davranışının bulunması gerekir. Rücu davaları gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da ödediği meblağın tamamını değil ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir. Davalı, davacının ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusuru oranında sorumludur. Somut olaydaki gibi rücu alacaklısı olan tarafın dava konusu hasar nedeniyle üçüncü kişilere ödeme yaptığı tarih itibariyle rücu borçlusu olan tarafın temerrüte düşeceği kabul edilmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın 20/06/2016 tarih ve 2016/5793 E. - 2016/7482 K.) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22/17. maddesi gereğince eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu açıktır. (Yargıtay 4. HD'nin 14.04.2022 tarh ve 2021/10308 E. - 2022/7172 K.) Her ne kadar aksi belirtilmiş ise de dosyaya kazandırılan bilirkişi heyet raporu ile de olaya ilişkin belirlenen maddi olgular esas alınarak, olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur ve hasar değerlendirilmesi yapılarak, olayın oluşumunda tarafların mevcut kusuru ile sigortalı araçta oluşan gerçek zarar ve meydana gelen hasar ile kazanın uyumlu olduğunun tespit edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gibi yapılan inceleme de yeterli görülmekle raporun denetime ve hükme elverişli bulunması yönündeki görüşe iştirak edilmekle bu yönden ileri sürülen istinaf isteminin yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, davacının talep ettiği miktarın yerinde ve gerçek bir zarar olduğunun tespiti kapsamında bu tutarın davalıdan rücu edebilcek olmasına, davalı yanın husumet yönündeki savunmasının açılacak rücu davasında dinlenecek olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla bu kapsamda ileri sürülen istinaf isteminin de yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.104,87 TL'den peşin alınan 527,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.577,87 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.