17. Hukuk Dairesi 2019/6405 E. , 2020/8205 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılması sonucunda davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müteveffa ...'ın 22/01/2009 ihtiyaç kredisi kullandığını ve bu krediye istinaden davalı tarafından kendisine kredi hayat sigortası yapıldığını, banka kredisinin ilk taksidi ve ikinci taks…
**17. Hukuk Dairesi 2019/6405 E. , 2020/8205 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılması sonucunda davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müteveffa ...'ın 22/01/2009 ihtiyaç kredisi kullandığını ve bu krediye istinaden davalı tarafından kendisine kredi hayat sigortası yapıldığını, banka kredisinin ilk taksidi ve ikinci taksidi müteveffa tarafından ödendikten sonra 06/04/2009 tarihinde ani kalp krizi sonucu vefat ettiğini, belirterek 11.000 TL poliçe teminat miktarının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı tarafından tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, hayat sigortası poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacılar murisi ... ile davalı sigorta şirketi arasında 22.01.2019-22.01.2012 tarihleri için hayat sigorta sözleşmesi düzenlenmiş; poliçenin düzenlenmesinden sonra, 26.04.2009 tarihinde sigortalı vefat etmiştir. Davalı taraf, davacı murisinin poliçe tanziminden önce mevcut olan hipertansiyon hastalığını bildirmeyip sözleşmenin kurulması sırasında beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu aykırılık nedeniyle de zararın teminat dışı kaldığı savunmasında bulunmuştur. Yargılama sırasında alınan 17.10.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda dosyadaki sağlık karnesinin, Eczane fatura işlem evraklarının ve öldüğü tarihteki hastane evraklarının ve ölüm belgesinin incelenmesinde murise 05.01.2006 taihinde hipertansiyon tanısı konulduğunu, devam eden günlerde yine bu tanının sürekli işlendiğini en son 15.12.2008 kaydına göre hipertansiyon tanısının devam ettiğini, reçetelerinde hipertansiyon ilaçlarının kullanıldığını, ölüm belgesinde kişinin serabravaküler olay sonucu vefat ettiğinin yazılı olduğunu tespit etmiş, otopsi yapılmadığından Ölüm belgesi ve tedavi evraklarına göre ölüm sebebini tespit edemediklerini hipertansiyon nedeni ile kullandığı ilaçların ve hastalığının ölüme etkisi olup olmadığını ve poliçe tarihinde hayati tehlike arz eden hastalığı var mı yok mu yorum yapamadıklarını belirtmişlerdir. Mahkemece, davacıların murisinin 06/04/2009 tarihinde ani kalp durması sonucu vefat ettiği, poliçe tarihinden önce murisin sağlık karnesinin tetkikinden hipertansiyon tanısı ile ilaç kullandığı görülmüş ise de; ölüm sebebinin hipertansiyona bağlı olduğu yönünde kesin bir bulguya rastlanmadığından sigortacının tazminatı ödememesinin yasal dayanağı olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadır.