4. Hukuk Dairesi 2011/13397 E. , 2012/16102 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/05/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi taraf…
**4. Hukuk Dairesi 2011/13397 E. , 2012/16102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/05/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, avukat olduğunu, dava dışı müvekkiline olan borcu nedeniyle davalı hakkında icra takibi yaptığını, davalının Antalya Barosuna vermiş olduğu dilekçe ile kendisini darp ettiği ve zorla alacağını tahsil etmek istediği gerekçesiyle şikayetçi olduğunu, baro tarafından kendisi hakkında 2010/61 soruşturma dosyası ile idari tahkikat başlatıldığını, davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na iftira suçundan şikayetçi olduğunu ve davalının yargılamasının devam ettiğini beyanla uğradığı manevi zararın davalıdan ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise icra borcunun fazla hesaplanması nedeniyle kabul etmediğini, bu nedenle davacı avukat tarafından darp edildiğini, darp olayıyla ilgili olarak hem Cumhuriyet Başsavcılığı'na hem de Baro'ya şikayette bulunduğunu, anayasal şikayet hakkını kullandığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalının gerçeğe aykırı olarak davacı avukat hakkında Baro Başkanlığı'na şikayetçi olduğu, davalı hakkında iftira suçlamasıyla açılan davada mahkumiyetine karar verildiği, Antalya Barosu Başkanlığın'ca davacı hakkında disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığı kararı verildiği, davalının haksız ithamları ile davacı hakkında şikayetçi olduğu, davalının şikayet hakkını kullandığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinde, davalı hakkında Antalya 9.Asliye Ceza Mahkemesi'nde, davacıya iftira ettiğinden bahisle açılan kamu davasında davalının mahkumiyetine karar verildiği ve dava dosyasının halen kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalının mahkemeye sunduğu beyanlarından, davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk yargıcı yönünden bağlayıcı değil ise de belirlenecek maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. -/- -2- 2011/13397-2012/16102 Şu durumda, davalı ... hakkında iftira suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi beklenerek ve davalının davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayetçi olup olmadığı ve sonucu araştırılarak, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeden yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.