a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucunun oğlu piyade çavuş harun taşdemir dağ ve komando tugay komutanlığı emrinde askerlik görevini yerine getirmekte iken tarihinde yılı tertiplenmesi kapsamında muhabere irtibatını sağlamak üzere görevlendirildiği tepe üs bölgesinde görevini ifa etmesinin ardından ertesi gün üs bölgesinde kaldığı çadırın girişinde yatar vaziyette bulunmuş yapılan müdahalelere rağmen ku
a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi başvurucunun oğlu piyade çavuş harun taşdemir dağ ve komando tugay komutanlığı emrinde askerlik görevini yerine getirmekte iken tarihinde yılı tertiplenmesi kapsamında muhabere irtibatını sağlamak üzere görevlendirildiği tepe üs bölgesinde görevini ifa etmesinin ardından ertesi gün üs bölgesinde kaldığı çadırın girişinde yatar vaziyette bulunmuş yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir adli tıp kurumunun tarihli raporunda kişinin ölüm nedeninin belirlenemediği sonucuna varılmış olaya ilişkin olarak askeri savcılığının tarih ve sayılı kararıyla da müteveffanın ölümünden kendisine kast veya taksir atfedilebilecek herhangi bir failin bulunmadığı ölümün ani fizyolojik bir ölüm olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir müteveffanın vazife malulü sayılmaması işlemine karşı açılan davada üçüncü dairesinin tarih ve sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verilmiştir başvurucunun maddi ve manevi zararlarının tazmini istemiyle yaptığı idari müracaatın zımnen reddedilmesi üzerine tarihinde açılan tam yargı davasında dairesi tarafından tarih ve sayılı kararıyla askeri hizmete ilişkin bir görevin ifası sırasında üs bölgesinde iken vefat ettiği ölüm olayında idareye atfı kabil bir hizmet kusurunun varlığından söz edilemez ise de kamu görevinin ifası sırasında meydana gelen zarar ile hizmet arasında illiyet bağı bulunduğundan kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın zarar gören üzerinde bırakılmayarak tüm topluma yayılmasının adalet eşitlik ve hakkaniyet esaslarına daha uygun düşeceğinden davacının zararının karşılanması gerektiği zararın tespiti amacıyla yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen tarihli raporda davacı anne hayriye taşdemirin ödenen nakdi tazminatın mahsubundan sonra tl davacı baba metin taşdemirin ise mahsuptan sonra tl maddi tazminat hakedişinin mevcut olduğunun bildirildiği bilirkişi raporunun uygun bulunduğu belirtilip başvurucuyla birlikte dört davacı için maddi ve manevi toplam tl tazminata hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden tl vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine sayılı kanun hükmünde kararnamenin maddesi uyarınca davalı idare lehine ise toplam tl vekalet ücretinin davacılardan alınarak ödenmesine hükmedilmiştir başvurucunun karar düzeltme talebi aynı dairenin tarih ve sayılı kararıyla reddedilmiştir karar başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarafından tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunulmuştur b hukuk maddesinin son fıkrası şöyledir kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür sayılı temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir başvuru numarası karar tarihi usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri muhakemat müdürleri hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir tarih ve sayılı hakları ve özgürlüğü bağlamında bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair maddesi ile sayılı maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen ve tarihi itibarıyla yürürlüğe giren cümle şöyledir tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir iv