13. Hukuk Dairesi 2016/15218 E. , 2016/18355 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı idare ile arasında 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun
**13. Hukuk Dairesi 2016/15218 E. , 2016/18355 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı idare ile arasında 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında uğramış olduğu zararların tazmini için sulhname imzalandığını, ödemenin 3 aylık sürede yapılması gerektiği halde yapılmadığını, ödemenin gecikmesi nedeniyle gecikme faizi için davalı aleyhine icra takibi başlattığını ancak takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafın Diyarbakır 8. İcra Müdürlüğünün 2012/5225 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin dosyanın mahiyeti ve hakkaniyet ilkesi gereğince takdiren reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 5233 sayılı kanundan doğan zararının davalı idare tarafından geç ödenmesi nedeniyle gecikilen döneme ilişkin faiz alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itirazın iptalini istemiştir. Mahkemece, davacının talebinde haklı olduğu değerlendirilerek, takibin devamına karar verilmiştir. 5233 sayılı kanunun 13.maddesinde sulhnamede belirlenen zararlar, sulhnamenin imzalanmasından sonra valinin onayı üzerine ifa tarzına göre Bakanlık bütçesine bu amaçla konulan ödenekten üç ay içerisinde karşılanacağı düzenlenmiştir. 5233 sayılı kanunun 13.maddesinde belirtilen bu süre düzenleyici bir süre olup alacağı muaccel hale getirir. Ancak davalının temerrüde düşmesi için BK 101.maddesi gereğince ayrıca temerrüt ihtarı gerekir. Davacı, B.K.nun 101.maddesine göre davalıyı temerrüde düşürmemiştir. Davacı, usulünce davalıyı temerrüde düşürmediğinden gecikme faizi yönünden icra takibinde bulunması yerinde değildir. O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.