Başvuru, sözleşmenin feshi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde AYİM) açılan davada, sözleşmenin feshine dayanak disiplin cezalarının hukuka aykırı olduğu iddialarının dikkate alınmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sözleşmenin feshi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) açılan davada, sözleşmenin feshine dayanak disiplin cezalarının hukuka aykırı olduğu iddialarının dikkate alınmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 26/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 30/5/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 30/10/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 7/11/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu1998 yılında imzaladığı sözleşme ile uzman erbaş olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) başladığı görevini sürdürmekte iken son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam otuz günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alması nedeniyle 12/10/2012 tarihinde başvurucunun sözleşmesi feshedilmiştir. Başvurucuyla ilgili disiplin safahatı dosya kapsamından anlaşıldığı kadarıyla şöyledir:i. 25/12/2011 tarihinde vardiya görevi esnasında çevre yoluna giren araç hakkında bilgi vermemesi nedeniyle 28/12/2011 tarihinde beş gün göz hapsi cezası verilmiştir.ii. Beş günlük sağlık raporunun 13/5/2012 tarihinde bitmesine rağmen ertesi gün saat 00’de mesaiye gelmediği gerekçesiyle 6/6/2012 tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezasıyla cezalandırılmıştır.iii. 5/4/2012 tarihinde cep telefonu bulundurmak suretiyle yasak edilen cihaz ve aletleri bulundurduğu veya kullandığı gerekçesiyle Disiplin Mahkemesinin 3/7/2012 tarihli ve E.2012/105, K.2012/110 sayılı kararı ile on gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.iv. 15/8/2012 tarihinde amir ve üste saygısızlık ettiği gerekçesiyle 14/9/2012 tarihinde yedi gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.v. 12/9/2012 tarihinde izinsiz garnizonu terk ettiği gerekçesiyle 24/9/2012 tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.vi. 12/9/2012 tarihinde mesaiye gelmediği gerekçesiyle 24/9/2012 tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır.vii. 12/9/2012 tarihinde amir ve üste saygısızlık ettiği gerekçesiyle 24/9/2012 tarihinde üç gün göz hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucu hakkında ayrıca “üste fiilen taarruz” suçunun işlendiği gerekçesiyle Mekanize Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 13/2/2013 tarihinde verdiği kararla müsnet suçtan dolayı mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ayrıca başvurucunun en son istirahat raporu aldığı 7/10/2012 tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içinde 89 gün süreyle istirahat raporu aldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen disiplin cezaları sonucunda son disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde toplam otuz günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası aldığı gerekçesiyle 24/9/2012 tarihinden itibaren etkili olmak üzere 12/10/2012 tarihinde başvurucunun sözleşmesi feshedilmiş ve aynı gün tebligat yapılarak başvurucu terhis edilmiştir. Başvurucu bu işleme karşı AYİM'de 16/11/2012 tarihinde iptal davası açmıştır. AYİM Birinci Dairesinin 25/6/2013 tarihli ve E.2012/1463, K.2013/755 sayılı kararıyla dava oyçokluğuyla reddedilmiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... Davacının 28/12/2011 ile 24/9/2012 tarihleri arasında toplam 34 gün hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası aldığı; dava konusu fesih işlemine esas teşkil eden tüm disiplin cezalarının As. Ceza Kanunun 168 ve müteakip maddelerindeki hükümlere uygun şekilde verildikleri isnat edilen disiplin suçlarının yazılı olarak bildirildiği ve yazılı savunmalarının alındığı, davacının yazılı olarak savunma vermekten imtina etmesi veya istirahat alması nedeniyle birlikte bulunamaması nedeniyle yazılı savunmasının alınamadığı tarihlerde ise savunmalarının telefon edilmek ve kendisiyle görüşülmek suretiyle sözlü olarak alınmış olduğu ve bu şekilde savunmalarının alınmış olduğunun da bu konuda tanzim edilmiş olan savunma tutanakları ile ispat edildiği, verilen cezaların As. K.nu 171’nci maddedeki merbut cetvele uygun yetkiler dâhilinde olduğu, davacı hakkında 24/9/2012 tarihinde verilmiş olan 3 ayrı disiplin cezasının da her birinin “izinsiz garnizonu terk etmek”, “amir ve üste saygısızlık”,“mesaiye gelmemek” şeklinde ayrı ayrı işlenen disiplin suçlarından dolayı verilmiş olduğu) görülmekte olup; davacı vekilinin iddialarının aksine bahse konu disiplin cezalarında bu cezaların keyfi tutum ve davranışlar ile husumet nedeniyle sıkıştırılarak verildiğine ve yok hükmündelik nitelemesine tabi tutulabilecek bir hukuki sakatlık bulunmadığı, bu itibarla geriye doğru son bir yıl içerisinde disiplin mahkemesi ile farklı ve yetkili iki disiplin amiri tarafından verilen bu disiplin cezalarının toplamının otuz günden fazla olduğu dikkate alınarak davacı hakkında idarece bağlı yetkiden hareketle tesis edilen 12/10/2012 tarihli sözleşme feshine dair işlemde hukuka ve ilgili yasal düzenlemelere aykırı bir husus bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” Karşı oy gerekçesi ise şöyledir:“Davacı hakkında verilen disiplin cezalarının bir kısmında davacının telefon üzerinden “savunmasının” alındığı, aynı günde davacıya üç ayrı disiplin cezası verildiği anlaşılmakla; davacının telefon üzerinden “savunmasının” alınması (cezaların geriye doğru bir yıl içinde bırakılma çabası), aynı günde üç ayrı disiplin cezasının verilmesi gibi hususlar göz önüne alındığında, anılan cezaların sıkılaştırılmış cezalar olduğu, ayrıca davacının telefon üzerinden ifadesi alınarak disiplin hukukunda ifade almada “vicahilik” ilkesine uyulmadığı, bütün bu olguların sözleşme fesih işlemi tesis etmeye yönelik olduğu izlenimi yarattığı, dolayısıyla dava konusu işlemin sebep unsuru açısından iptaline karar verilmesi…” Başvurucunun karar düzeltme istemi AYİM Birinci Dairesinin 13/11/2013 tarihli ve E.2013/1133, K.2013/1048 sayılı kararı reddedilmiştir. Bu karar başvurucuya 26/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/12/2013 tarihinde, süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun, başvuruya konu cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan “Cezanın kat’ileşmesi” kenar başlıklı mülga maddesi şöyledir:“Bir disiplin cezası resmi surette mahkuma tebliğ edildiği vakit kat’ileşir. Ve bu cezayı veren tarafından kaldırılamaz ve değiştirilemez. Bu cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi ancak şikayet yoluyla veya ceza veren âmirin mahkum lehine yapacağı müracaat üzerine veyahut affı âli ile kabildir.” Aynı Kanun’un, başvuruya konu cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan “Şikâyet” kenar başlıklı mülga maddesi şöyledir:“1- Bir disiplin cezasından şikâyet, cezalı tarafından veya kendisinin mafevkleri tarafından doğrudan doğruya yapılır.2- Cezalı tarafından yapılacak şikâyet ancak tebliğinden bir gece sonra yapılabilir.3- Şikâyet cezanın infazını geri bırakmaz.4- Disiplin cezaları hakkında cezalı tarafından yapılacak şikâyet üzerine karar vermeğe salâhiyetli âmir, bu kararın verileceği zamanda cezayı vermiş olan âmirin bir derece mafevki olan disiplin amiridir.5- Şikâyetler hemen tetkik edilerek bir karara bağlanır.” Disiplin cezalarının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan hâliyle 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Cumhurbaşkanının, Yüksek Askeri Şüranın tasarrufları ve Sıkıyönetim Komutanlarının 1402 sayılı Kanunda yazılı tasarrufları ile disiplin suç ve t(e)cavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denet(i)mi dışındadır.” Başvurucunun ilişiğinin kesildiği tarihte yürürlükte bulunan hâliyle 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 3269 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Ayrıca;…d) Disiplin mahkemeleri veya en az iki disiplin amirinden disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde toplam otuz günden daha fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alanların,…Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.”