Başvuru, terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecbur kalınması sonucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve açılan davanın reddedilmesi, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecbur kalınması sonucu 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun ve açılan davanın reddedilmesi, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 15/8/2014 tarihinde Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/12/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 28/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 16/2/2015 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Hakkari ili Çukurca ilçesi Gündeş-Ormanlı köyünde ikamet etmekte iken 1993 yılında meydana gelen terör olayları nedeniyle köyün boşaltılması neticesinde yerleşim yerinden göç etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir. Başvurucu 1/1/2005 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararının karşılanması talebiyle Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. 23/8/2007 tarihli ve 2007/1-7982 sayılı Komisyon kararında, birden fazla başvuru yapıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Belirtilen işlem aleyhine Van İdare Mahkemesinde başvurucu tarafından dava açılmıştır. Van İdare Mahkemesinin 29/9/2011 tarihli ve E.2011/617, K.2011/1048 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir: “…Dosyanın incelenmesinden, davacının Hakkari İli, Çukurca İlçesi, Gündeş-Ormanlı Köyünde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları nedeniyle köyünü 1993 yılında terk ettiğinden bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararların 5233 sayılı Yasa uyarınca karşılanması istemi ile Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı’na başvurduğu, yapılan başvurunun davacının birden fazla başvurusu bulunduğundan bahisle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar davacı vekili tarafından davacı adına ikinci başvuru da bulunulmadığı belirtilmekte ise de, Mahkememizin 2011 tarihli ara kararı ile davalı idareden istenilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının aynı taşınmazlarına ilişkin olarak 2005/7604 numaralı dosyada da başvuruda bulunduğu ve anılan dosyada davacıya ödeme yapıldığı görülmektedir.Ayrıca, zarar mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen keşif tutanağında teknik ve mahalli bilirkişilerle birlikte davacı ve vekilinin de imzası yer almakta, dolayısıyla yapılan keşfe davacı vekilinin de iştirak ettiğinin kabulü gerekmektedir.Öte yandan, davacı veya vekili tarafından, dava dosyasına davacının başkaca malvarlığı bulunduğuna ya da zilyet olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmediği görülmektedir.Bu durumda, yapılan keşif sonunda düzenlenen keşif tutanağınının davacı vekilince müvekkilinin 5233 sayılı Yasa kapsamına giren başkaca zararı bulunduğu yönünde bir ihtirazi kayda yer verilmeksizin imzalandığı hususu ve davacının hak sahipliğine ilişkin başkaca herhangi bir bilgi ve belge sunulamaması ve davacının zararlarının 2005/7604 numaralı dosyada giderildiği gözetildiğinde, davacının birden fazla başvurusu bulunduğu nedeniyle tesis edilen dava konusu komisyon kararında hukuka aykırılık görülmemiştir...” Başvurucu tarafından kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 21/11/2012 tarihli ve E.2012/2825, K.2012/11323 sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 3/4/2014 tarihli ve E.2014/41, K.2014/2438 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Ret kararının 16/7/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edildiği ve 15/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulduğu anlaşılmaktadır.B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun’un , , , , , , geçici , geçici , geçici maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu kararı eki kararın maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28). 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun’un maddesiyle değişik maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları şöyledir: “Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, Nakdî ödeme yapılır. … Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır.”