3. Hukuk Dairesi 2016/7507 E. , 2018/641 K. "" MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka ve manevi ... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile imam nikahlı olarak evlendiklerini, da…
**3. Hukuk Dairesi 2016/7507 E. , 2018/641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki nafaka ve manevi ... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile imam nikahlı olarak evlendiklerini, davalının resmi nikah yapacağını belirterek oyaladığını ancak yapmadığını, bu arada çocuklarının doğduğunu, davalı tarafından kandırıldığını, çocuğun doğumu sırasında yanında olmadığını, kendisini ve çocuğunu aramadığını ileri sürerek kendisi için 500 TL yoksulluk nafakası, çocuk için 500 TL iştirak nafakası ve 20.000 TL manevi ...ın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesinin tebliğine dair tebligat çıkarılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece; dosya üzerinden nafaka talep edilebilmesi için resmi nikahlı olmak gerektiği, evlilik birliği içerisinde olmayan birlikte yaşadığı belirtilen kişilerin birbirlerinden nafaka talep edebileceğine dair herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davacının talep ettiği manevi ...ın hukuki dayanağının bulunmadığı, özgür iradesiyle davalı ile birlikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafça temyiz edilmiştir. 1-Savunma hakkı Anayasada güvence altına alınmış haklardandır. Buna göre herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahiptir. (1982 Anayasası m. 36) Karar tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 27. maddesi hükmüne göre, davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının tarafların açıklamalarını dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda hakim, tarafları dinlemeden, açıklama ve ispat hakkını kullanmaları için onları kanuna uygun biçimde duruşmaya davet etmeden karar veremez. (YHGK 2009/52 E., 2009/105 K.) Her ne kadar HMK'nın 320/1.maddesinde, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar vereceği belirtilmiş ise de; bunun ancak ön inceleme aşamasında ve mümkün olan hallerde olduğu belirtilerek uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir.