8. Hukuk Dairesi 2017/16316 E. , 2017/16227 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 33932 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın, vekil edenleri ... ve Asım ile diğer vekil eden…
**8. Hukuk Dairesi 2017/16316 E. , 2017/16227 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 33932 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın, vekil edenleri ... ve Asım ile diğer vekil edenleri ..., murisi ... tarafından yapıldığını, davalı ...'nın ve kök murisleri ...'nin, binanın yapımına herhangi bir katkısının olmadığını açıklayarak, binanın, vekil edenleri ... ve ... ile diğer vekil edenleri ...'in murisi ... tarafından yapıldığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davaya konu binayı vekil edeni ile, ...'ın yaptığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda, Mahkemece, muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına yaptırıldığı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılması ve tespit edilmesi, bu kapsamda taraf delillerinin eksiksiz toplanması gerekir. Somut olayda; davalı tarafından, ..., ... ve ... tanık olarak bildirilmiş, ..., talimat yolu ile dinlenmiş, ... ve ... adına çıkarılan ihzar müzekkereleri ise bila infaz iade edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davalı vekili tarafından, tanıklar Nazmiye ve İbrahim'in adresinin Eski ... Köyü olarak bildirildiği, İbrahim'e gönderilen davetiyeye adres olarak, Eski ... Köyü yazıldığı, Nazmiye'ye gönderilen davetiyeye adres olarak Yeni ... Köyü yazıldığı, ihzar müzekkerelerinin, İbrahim için Eski ... Köyü, Nazmiye için Yeni ... Köyü adresi esas alınarak yazıldığı, Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan adres araştırmasında ise ... Mahallesinin esas alındığı, bu haliyle davetiye ve ihzar işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından, tanıkların dinlenilmesinden açıkça vazgeçilmediğine göre, davalı tanıklarına usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmesi, davetiyeye uyulmaması durumumda, usulüne uygun şekilde ihzar işlemlerinin tamamlanması, ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın savunma hakkını kısıtlar şekilde, tanıklar dinlenilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.