Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/10192 E. , 2024/8169 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/10192 Karar No : 2024/8169 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İda
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/10192 E. , 2024/8169 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/10192 Karar No : 2024/8169 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35.maddesi uyarınca kamu görevinden çıkartılmasına ilişkin...tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Ceza yargılamasında verilen mahkumiyet kararının kesinleşmediği, bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiği, FETÖ ile hiçbir iltisakı veya bağlantısının olmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacının ... Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı soruşturması kapsamında verdiği 30/10/2020 tarihli ikrar nitelikli ifadesinde yer alan "..Tekirdağ' da göreve başladıktan sonra kalacak yer ihtiyacım oldu. Esnaflıktan tanıdığım öğretmen olan ... isimli açık kimlik bilgilerini bilmediği arkadaşım ile kontak kurdum. Bu arkadaşım Tekirdağ' lıydı. Bu nedenle ...' u aradım. Ev bulması noktasında yardım istedim. ...' da beni, ... olarak bildiğim kollukta... olarak teşhis etmiş olduğum mahrem abi olarak adlandırdığınız kişi ile tanıştırdı. Bu şekilde FETÖ ile ilk irtibatım oluştu. Öncesinde FETÖ ile irtibatım yoktu. İbrahim ile tanıştıktan sonra FETÖ sohbetlerine katılmaya başladım. Bu sohbetlere 2011 yılının sonlarına kadar katıldım. Sonrasında başkaca bir eve çıkarak sohbetlere katılmadım. Ancak bu kişiler beni aramaya devam ettiler. Hakkımda beyanda bulunan mahrem abi ... ve infaz koruma memuru...' nın beyanlarını kabul ediyorum. Okumuş olduğunuz HTRS analiz raporunda görünen FETÖ mahrem abileri ile cep telefonu irtibatım bu şekilde olmuştur..." beyanların; öte yandan davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yargılandığı davada ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda yer alan "..Tanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde özetle; ''33-ile numaralandırılan fotoğrafta bana göstermiş olduğunuz şahsın adını ve soyadını ... olarak biliyorum. İfadem esnasında “......: Gerçek adıdır. FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Adliye Mahrem yapılanması içerisinde bana bağlı olarak görev alan infaz koruma memurlarından birisidir. Bu kişiyi de kullanmakta olduğum hizmet hattı olarak tabir edilen telefondan aradığım olmuştur. Akıbeti hakkında bir bilgim yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur; Tanık ... kovuşturma aşamasındaki beyanında; ''Bana ismini sormuş olduğunuz sanık ...'nu Tekirdağ'da ceza infaz koruma memuru olması sebebi ile tanırım, kendisi 2012 Eylül Ekim ayı gibi o dönem cemaat diye anılan FETÖ/PDY'ye bağlı sohbetlere birkaç kez katıldı ancak daha sonra irtibatı kesti, telefonlarımıza bakmadı, başkaca bir faaliyetine de şahit olmadım, Benim eski ifademde sanığın bana bağlı olarak görev alan infaz koruma memurlarından olduğu ibaresi tutanağa yanlış geçirilmiştir, böyle bir durum yoktur, sanık sadece sohbetlere birkaç kez katılmıştı, daha sonra da dediğim gibi yapı ile irtibatı kesti, telefonlara bakmadı, mahkemenizdeki ifadem doğrudur'' şeklindeki beyanların, bakılmakta olan dava dosyasındaki bilgi, belge ve tespitlerle birlikte değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda yer verilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.