Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11536 E. , 2024/15993 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11536 Karar No : 2024/15993 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hatay Devlet Hastanesind
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11536 E. , 2024/15993 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/11536 Karar No : 2024/15993 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hatay Devlet Hastanesinde hemşire olarak görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına dair Sağlık Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararında; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada; ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında mahkumiyetine karar verildiği, ceza yargılamasındaki ifadeler, elde edilen deliller ve mahkumiyet hükmü dikkate alındığında davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen mahkumiyet kararının, ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile kaldırılarak "..tanık K. K' nin sanığın Fetö/Pdy içerisinde sözel sorumlusu sıfatıyla yer alarak örgüt içerisinde askeri öğrenci ya da polisliğe hazırlanan öğrencilerle ilgilenen kişi olduğunun, yani askerliğe hazırlanan polisliğe hazırlanan kişilerle ilgilenen kişi olduğunu" sanıktan duyduğuna dair beyanının, sanık tarafından inkar edildiği, sanığın sözel sorumlu sıfatıyla örgüt içinde yer aldığına dair dosya kapsamında bir etkin pişmanlık beyanı ya da belgenin yer almadığı, dosya içerisinde bulunan Masak raporuna göre para akışı trafiğinde bulunduğu kişinin kardeşi R. D.' nin olduğu, hayatın olağan akışı dışında örgütsel amaçlı bir para trafiği içerisinde sanığın yer aldığına dair dosya kapsamında bir belge veya beyan bulunmadığı, yine istinaf aşamasında dosya içerisine giren HTS analiz raporuna göre sanığın haklarında Fetö/Pdy terör örgütü üyeliğinden soruşturma ve kovuşturma bulunan bazı kişiler ile iletişiminin bulunduğu bilgilerinin yer aldığı anlaşılmış ise de, hayatın olağan akışı içinde yapılan görüşmeler dışında örgütsel amaçlı bir görüşme yapılıp yapılmadığı hususunda bir tespitin yer almadığı..." gerekçesiyle davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan isnat edilen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği nazara alındığında, davacının, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi kapsamında Bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılmasına dair tesis edilen dava konusu işlemde ve davanın reddine dair Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu ... İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:...1 K:...sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem sebebiyle mahrum kalınan mâli hakların dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatının olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yapılacak değerlendirme için herhangi bir delile dayanma zorunluluğunun öngörülmediği, davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen dava konusu işlemin her yönüyle hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu kanun da 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü halin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddenin (B) fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesi'nin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2020/86 sayılı kararıyla "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresi iptal edilmiştir.) iltisakı yakut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin kamu görevinden çıkarılacağı hükme bağlanmıştır. Hatay Devlet Hastanesinde hemşire olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve ... sayılı Sağlık Bakanlığının işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Öte yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabul edilerek "..tanık K. K' nın sanığın Fetö/Pdy içerisinde sözel sorumlusu sıfatıyla yer alarak örgüt içerisinde askeri öğrenci ya da polisliğe hazırlanan öğrencilerle ilgilenen kişi olduğunun, yani askerliğe hazırlanan polisliğe hazırlanan kişilerle ilgilenen kişi olduğunu" sanıktan duyduğuna dair beyanının, sanık tarafından inkar edildiği, sanığın sözel sorumlu sıfatıyla örgüt içinde yer aldığına dair dosya kapsamında bir etkin pişmanlık beyanı ya da belgenin yer almadığı, dosya içerisinde bulunan Masak raporuna göre para akışı trafiğinde bulunduğu kişinin kardeşi R.D. olduğu, hayatın olağan akışı dışında örgütsel amaçlı bir para trafiği içerisinde sanığın yer aldığına dair dosya kapsamında bir belge veya beyan bulunmadığı, yine istinaf aşamasında dosya içerisine giren HTS analiz raporuna göre sanığın haklarında Fetö/Pdy terör örgütü üyeliğinden soruşturma ve kovuşturma bulunan bazı kişiler ile iletişiminin bulunduğu bilgilerinin yer aldığı anlaşılmış ise de, hayatın olağan akışı içinde yapılan görüşmeler dışında örgütsel amaçlı bir görüşme yapılıp yapılmadığı hususunda bir tespitin yer almadığı..." gerekçesiyle davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan isnat edilen fiilin davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi ile 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün, hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden davacı hakkındaki tespitlere ilişkin inceleme ve araştırma yapılmadığı, İdare Mahkemesince davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla verilen mahkumiyet kararı esas alınarak davanın reddine karar verildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince de, ... Bölge Adliye Mahkemesi... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla mahkumiyet kararının kaldırılarak, davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan isnat edilen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusu kabul edilerek Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem sebebiyle mahrum kalınan mâli hakların dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu nedenlerle, öncelikle; davalı idareye, davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kuşkusuz yukarıda anılan değerlendirme yapılırken davacı hakkındaki ceza soruşturmasındaki ve ceza kovuşturmasındaki (kesinleşmiş takipsizlik ya da beraat kararı ile sonuçlanmış olsa dahi) tespitlerin de irtibat ve iltisak noktasında göz önüne alınması gerekmektedir. Davacı hakkında yürütülen ve kesinleşen ceza yargılaması neticesinde ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "..tanık K.K 'nin sanığın Fetö/Pdy içerisinde sözel sorumlusu sıfatıyla yer alarak örgüt içerisinde askeri öğrenci ya da polisliğe hazırlanan öğrencilerle ilgilenen kişi olduğunun, yani askerliğe hazırlanan polisliğe hazırlanan kişilerle ilgilenen kişi olduğunu" davacıdan duyduğuna dair tanık beyanına yer verildiği görülmüştür. Öte yandan, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, M.B. isimli şahsa ait Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca ...sayılı soruşturma kapsamında düzenlenen 04/10/2018 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında; "... Ancak emniyette bana sorulan isimleri olayın heyecanı ile tanımadığımı beyan ettim ancak bu isimlerden bazılarını tanıyorum. Örneğin ... benim 2012-2013 yılları arasında kaldığım evin abisiydi..." şeklindeki ifadeye yer verildiği görülmüştür. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davacının ceza yargılamasında yer alan savunmasında; Gaziantep Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi hemşirelik bölümünü kazandığı ve 2010-2016 yılları arasında Gaziantep'te bulunduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda, davacıya ilişkin olduğu değerlendirilen söz konusu ifade tutanağının dosya içerisine alınarak ve davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra örgütle irtibat ve iltisak yönünden Bölge İdare Mahkemesince değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, davacı hakkındaki ceza kovuşturmasında yer alan tespitler ile Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından edinilen ve davacı hakkında verildiği değerlendirilen ifadenin de gözönünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle ödenmesi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali haklarının yasal faiziyle davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.