10. Hukuk Dairesi 2023/9997 E. , 2023/8763 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TARİHİ : 15.07.2019 KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, sü
**10. Hukuk Dairesi 2023/9997 E. , 2023/8763 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TARİHİ : 15.07.2019 KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; vekili davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlandığını, ancak davacının yaşlılık aylığının 08.11.2018 tarih ve AB/121 sayılı raporu gereği durdurulduğunu, davacı tarafından bu işleme itiraz edildiğini ancak 25.06.2019 tarih ve 9.152.800 sayılı yazı ile davacının 01.10.2010- 09.05.2013 arası ... isimli işyerinde fiilen çalışmadığının belirtilerek talebin reddedildiğini, davacının bu işyerinde fiilen çalıştığını rapordaki tanıkların ifadelerinin de bu yönde olduğunu, daha önce ... isimli işyeri ile ilgili 24.06.2014 tarih ve OT-60 sayılı raporda davacının isminin geçmediğini, bu raporun kesinleştiğini, bu nedenle tekrar rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığını, ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/8528 sayılı soruşturmanın 2016/4404 sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, tüm bu nedenlerle 08.11.2018 tarih ve AB/121 sayılı denetmen raporunun davacıya ait bölümünün iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu 08.11.2018 tarih ve AB/121 sayılı denetmen raporunda davacının sigorta bildirimlerinin gerçeği yansıtmadığı ve işyerindeki çalışmasının fiili olmadığı kanaatine varıldığını, davacının beyanında işyerinde çay servisi yapmasına rağmen işyerinde kimseyi tanımaması hatta maaşını bir adamdan aldığını ve bu kişinin ismini bilmediğini belirttiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu tüm bu nedenlerle hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 16.06.2020 tarihli ve 2019/241 Esas, 2020/144 Karar sayılı kararıyla; Davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 tarih 2021/11982 Esas, 2022/3706 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, denetmene ifade veren tanıkların beyanları esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu Mahkemece bordro tanığı ...'in beyanında geçen ve iş yerinde çay servisini yapan kişi olarak belirttiği ... Hanımın da tanık sıfatıyla dinlenilerek bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, yine aynı beyanda diğer çalışan olduğu belirtilen Halim isimli kişinin de bilgisine başvurulmalı; ceza dosyasında her ne kadar kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş ise de, oradaki tanık ifadeleri de göz önünde bulundurulmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; dolayısıyla belirlenecek bildirimlerin ve bu kapsamda davacının çalışmasının geçerli olup olmadığı açık ve net bir biçimde belirlenerek ortaya konulduktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar [adres satırı maskelendi] Davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili çalışmanın fiili ve gerçek bir çalışma olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.10.2010- 09.05.2013 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işlemi nedeniyle belirtilen tarihlerde davalı yanında çalıştığının tespiti ile ilgili kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ile 59 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanun'a uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.