Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazın kullanımından uzun süre bedelsiz olarak mahrum kalınmasının ardından Karayolları Genel Müdürlüğü KGM) tarafından açılan kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davası sonunda belirlenen bedele faiz işletilmemesi ile yargılamanın 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu nda belirtilen sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazın kullanımından uzun süre bedelsiz olarak mahrum kalınmasının ardından Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından açılan kamulaştırma bedel tespiti ve tescil davası sonunda belirlenen bedele faiz işletilmemesi ile yargılamanın 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda belirtilen sürede sonuçlanmaması nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 25/4/2014 tarihinde Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 3/7/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 26/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 30/10/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Anayasa Mahkemesince 11/8/2016 tarihli yazı ile başvurucu vekiline bireysel başvuruya konu edilen yargılama kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararına karşı temyiz talebinde bulunulup bulunulmadığı ile söz konusu yargılama sürecinde davacı taraf olan İdarenin temyiz talebine karşı cevap dilekçesi sunulup sunulmadığı hususlarında bilgi istenilmiştir. Başvurucu vekili, ilgili yazıya cevap yazısı sunduğu 22/8/2016 tarihli dilekçesi ile söz konusu yargılama kapsamında taraflarınca temyiz talebinde bulunulmadığını ayrıca davacı idarenin temyiz talebine karşı da cevap dilekçesi sunulmadığını bildirmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) 27/6/2005 ve K.2005/106 sayılı Kamu Yararı Kararına istinaden Demirci-Sındırgı, Bigadiç-Balıkesir Devlet Yolu Projesi güzergâhına isabet eden başvurucuya ait taşınmazların kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu taşınmazlar için 2942 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca Kıymet Takdir Komisyonu tarafından tespit edilen bedelin başvurucu tarafından kabul edilmemesi üzerine KGM, 26/6/2009 tarihinde Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespit ve tescil davası açmış, söz konusu taşınmazların mütemmim cüzleri ile birlikte bedellerinin tespiti ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Başvurucu dava kapsamında sunduğu cevap dilekçesinde taşınmazların arsa niteliğinde olduğunu, Balıkesir Üniversitesinin bölgede bulunması nedeniyle değerlerinin son derece yüksek olduğunu; eğer taşınmazlar tarla vasfında değerlendirilecek ise üzerlerinde sulu tarım yapıldığını bu doğrultuda değer tespiti yapılırken belirtilen hususların dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. Yargılama safhasında Balıkesir Belediye Başkanlığı ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden taşınmazların durumları hakkında bilgiler alınmış, keşif yapılarak bilirkişi raporu düzenletilmiştir. Bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmesi üzerine ikinci kez keşif yapılarak tekrar bilirkişi raporu alınmış ayrıca uyuşmazlık konusu taşınmazların bulunduğu bölgedeki başka taşınmazların bedel tespitine ilişkin Yargıtay Hukuk Dairesinin içtihadı doğrultusunda ek bilirkişi raporu da alınarak dava dosyasına dahil edilmiştir. Yargılama devam ederken 2942 sayılı Kanun'un maddesine 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un maddesi ile “Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.” hükmü eklenmiş, eklenen hüküm 30/4/2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yargılama sonunda Balıkesir Asliye Hukuk Mahkemesi, 16/7/2013 tarihli ve E.2009/407, K.2013/268 sayılı kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma kararı alınan taşınmazların davacı idare adına tesciline, söz konusu taşınmazlar için kamulaştırma bedelinin 552,25 TL olarak tespitine, bankaya idarece yatırılmış olan ilgili tutarın başvurucuya ödenmesine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı idare tarafından temyiz talebinde bulunulmuş, uyuşmazlık konusu taşınmazlar için yüksek bedele hükmedildiği ileri sürülerek hükmün bozulması istenmiştir. Başvurucu ise İlk Derece Mahkemesi kararına karşı temyiz talebinde bulunmamış, idarenin temyiz talebine karşı da cevap dilekçesi sunmamıştır. Temyiz incelemesi sonucu Yargıtay Hukuk Dairesi, 13/3/2014 tarihli ve E.2013/19725, K.2014/4527 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmiştir. Taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmaması üzerine İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleşmiş ve yargılama süreci sona ermiştir. Yargıtay Hukuk Dairesinin onama ilamı 21/4/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 25/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 2942 sayılı Kanunun maddesi şöyledir:" Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle 8 inci madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini ister....Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve sekizinci fıkrının ikinci ve devamı cümleleri uyarınca işlem yapar....Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. Tarafların anlaştığı veya tarafların anlaşamaması halinde hakim tarafından kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın, peşin ve nakit olarak veya kamulaştırma bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise, ilk taksitin yine peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, hak sahibi tespit edilememiş ise ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere 10 uncu maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına veya hak sahibinin tespit edilemediği durumlarda, ileride ortaya çıkacak hak sahibine verilmek üzere bloke edildiğine dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır...." 2942 sayılı Kanun'un maddesine 6459 sayılı Kanun'un maddesi ile eklenen fıkra şöyledir: "Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."