Başvuru, ceza infaz kurumunda görevli infaz koruma memurları tarafından darbedilme ve saçın zorla kesilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda görevli infaz koruma memurları tarafından darbedilme ve saçın zorla kesilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 7/8/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 19/7/2016 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme eyleminden yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmış; Sincan 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) alınmıştır. Başvurucu, başvuru formunda Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde 20/7/2018 tarihinde yapmış olduğu savunması üzerine işlem başlatılmadığını belirtmiş; savunmaya ilişkin başkaca bilgi ve belge sunmamıştır. Başvurucu, 12/9/2018 tarihinde Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucunun dilekçesindeki iddiaları özetle şöyledir:i. 20/7/2016 tarihinden itibaren fotoğraf çektirmek için dilekçeler yazmış ve bireysel olarak fotoğrafları çekilmiştir. ii. Oda arkadaşı F.Ç. 27/3/2017 tarihinde arkadaşları ile birlikte fotoğraf çektirmek için dilekçe yazmıştır. Aynı gün odada yapılan kısmi arama sırasında rutinin dışında işlemler gerçekleştirilmiştir. Odanın üst katında aramaya nezaret etmesi için oda arkadaşı F.Ç. görevli memurlarca üst kata alınmış, arkadaşının çığlık seslerini duyması üzerine endişeye kapılmıştır. Memurların aramaya nezaret eden koğuş arkadaşı ile beraber odadan ayrılmasının ardından 15 dakika sonra kurum berberhanesinden sorumlu memur gelerek kendisini kurum berberine götürmüştür. Bu esnada diğer iki memur da hazır bulunmuştur. Berberde on memur kendisini darbetmeye başlamış, memurlar tarafından kolları arkaya doğru kıvrılıp bastırılmak suretiyle zorla tıraş edilmiştir.iii. Daha sonra memurlar tarafından kolları arkaya çevrilerek revire götürülmüştür. Burada memurlar muayeneyi gerçekleştiren doktora infaz koruma memuruna yumruk attığı bilgisi vermiştir. Bu bilgi gerçek dışıdır. Revirden sonra tabandan tavana kadar straforla kaplanmış yumuşak odaya (süngerli oda) götürülmüş, çok üşüdüğü hâlde 4-5 saat burada tutulmuştur. Çıkışta memurlarca "Şimdi git odanda adam gibi yat bir daha adam gibi dilekçe yazın ben burda senin gibileri çok yola getirdim rahat durmazsan görürsün." şeklinde tehdit edilmiştir.iv. Yürütülen disiplin soruşturmasında pişmanlığını ifade etmediği hâlde tutanaklara pişman olduğuna ilişkin beyanları geçmiştir.v. Doku hasarı sebebiyle el bileklerinde meydana gelen uyuşukluk iki ay süresince iyileşmemiştir. Başsavcılığın 2018/29298 Sor. sayılı dosyası içine alınan 27/3/2017 tarihli kurum hekimi raporunda darp ve cebir izine rastlanmadığı belirtilmiştir. İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının soruşturma dosyası içine alınan 31/3/2017 tarihli ve 2017/159 sayılı kararı ile başvurucu hakkında sözlü savunmasında yaşanan olaylardan üzüntü duyduğunu ifade ettiği gerekçesiyle disiplin cezası verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Başsavcılık 23/10/2018 tarihinde Ceza İnfaz Kurumundan olay anını gösteren kamera kayıtlarını istemiş; Kurum, Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 28/2/2017 tarihli ve 2973/23620 sayılı, kayıtların saklanması konulu yazısında vukuat raporlarının bildirimine esas olan bölümler hariç kamera kayıtlarının altı aylık süre sonunda silindiği bildirildiğinden şikâyete konu tarihlere ilişkin kamera kayıtlarının bulunmadığına ilişkin cevap vermiştir. Başsavcılık 20/5/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Karar gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"Müştekinin Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderdiği 9 sayfadan ibaret şikayet dilekçesi ve Cumhuriyet Başsavcılığımızca alınan ifadesindeözetle, olay tarihinde kurumda kalmakta olduğu odada kısmi arama yapıldığını, saçlarının zorla sıfıra vurulduğunu, sonrasında yumuşak odaya alındığını, yapılan aramada zor kullanıldığını, kendisinin odadan alınıp berbere götürüldüğünü, burada darp edildiğini, buradan yumuşak odaya götürüldüğünü, saçları sebebiyle disiplin soruşturması yapıldığını, neticesinde verdiği sözlü savunmada yer alan ibareleri söylemediğini, neticeten disiplin cezası almadığını, olay sebebiyle ilgililerden şikayetçi olduğunu ifade ettiği,Dosya kapsamında olaya dair kurumdan disiplin soruşturması evraklarının ve müştekiye ait doktor raporlarının temin edildiği, doktor raporunun incelenmesinde müştekide darp cebir izine rastlanılmadığının bildirildiğinin görüldüğü, kamera kayıtları bakımından ise olay tarihinden 6 ay sonra kamera kayıtlarının silindiğinin bildirildiği, Soruşturma kapsamında dosyaya ikmal edilen tüm deliller birlikte ele alındığında ceza infaz kurumunda görevli personel tarafından soruşturmaya konu suçların işlendiğini, yasaların dışına çıkmak suretiyle işlendiği mevcut bir suçun varlığını gösterir haklarında atılı suçlardan kamu davası açmaya esas yeterli, inandırıcı ve somut delilin mevcut olmadığı anlaşılmakla..." Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz 8/7/2019 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucuya nihai karar 12/7/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 7/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk İlgili ulusal hukuk için bkz. Yaser Özoğlu, B. No: 2018/2577, 21/4/2021, §§ 17-B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Yaser Özoğlu, §§ 24-