1. Hukuk Dairesi 2013/2267 E. , 2013/5560 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2012 Yanlar arasında görülen muarazanın giderilmesi davası sonunda davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı, kayden maliki olduğu çekişmeli 257, 259 ve 260 p…
**1. Hukuk Dairesi 2013/2267 E. , 2013/5560 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2012 Yanlar arasında görülen muarazanın giderilmesi davası sonunda davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. Davacı, kayden maliki olduğu çekişmeli 257, 259 ve 260 parsel sayılı taşınmazlardan işlettiği tuğla fabrikasında kullanmak üzere toprak çektiğini, bu nedenle taşınmazlar üzerinde çukurların oluştuğunu, oluşan çukurların yer altı suları ve yağmur suları ile dolarak çevre bakımından büyük tehlike arz ettiğini, oluşan çukurları doldurmak için davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığından izin istediğini ancak, davalı belediye tarafından dava konusu taşınmazların Mogan ve Eymir gölünü besleyen dere yatakları üzerinde kaldığı, dere yatağının doldurulması halinde çevrenin topografik yapısının değişeceği ve çevre kirliliğine sebebiyet verileceği gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, bu şekilde davalı ile aralarında muaraza çıktığını ileri sürerek, davalı ile aralarındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden çekişmeli taşınmazlarında içerisinde bulunduğu sahanın Mogan ve Eymir gölünü besleyen dere yatağı üzerinde bulunduğu, mahkemece yapılan keşfi takiben fenni bilirkişiden alınan 31.10.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre, taşınmazların bulunduğu yerin sessiz ve sakin bir yer olması sebebi ile göletlerin bulunduğu alanın çevre halkı tarafından mesire alanı olarak kullanıldığı, yapay göletlerin çevre sağlığı açısından derhal doldurulması gerektiği, ancak göletin doğu hududunda bulunan çay yatağının lisanslı ölçme büroları tarafından tespit edildikten sonra doldurulmasının uygun olacağı, bundan ayrı yaz dönemlerinde göletlere serinlemek için giren çocukların boğulmaları neticesinde ölümlerin vuku bulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazlar üzerinde bulunan çukurların toplum için ciddi tehlike arz ettiği bu nedenle çukurların ivedilikle doldurulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar uyuşmazlığı çözecek nitelikte değildir.