T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP :İ…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP :İhtiyati Haciz G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya muhtelif tarihlerde mıcır (kırma taş) satışı satıldığını, bu ticari alışveriş kapsamında 24.05.2025 tarihli, ... numaralı, 101.304,00 TL bedelli e-fatura, 31.05.2025 tarihli, ... numaralı, 441.902,74 TL bedelli e-fatura, 31.05.2025 tarihli, ... numaralı, 1.114.377,60 TL bedelli e-fatura, 07.06.2025 tarihli, ... numaralı, 117.440,40 TL bedelli e-fatura, 30.06.2025 tarihli, ... numaralı, 14.068,80 TL bedelli e-fatura düzenlendiğini, söz konusu e-faturalara konu malların davalıya teslim edildiğini, ancak yasal süresi içerisinde davalı tarafından herhangi bir itiraza uğramadan davalı ticari defterlerine kaydedildiğini ve davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptalini, takibin 1.789.093,54 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile devamını, alacağın likit olması ve itirazın haksızlığı nedeniyle, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "talep edenin alacağı bulunup bulunmadığı hususlarının yargılamaya muhtaç olduğu, davaya konu alacak taleplerinin meydana gelip gelmediğine ilişkin yaklaşık ispat oluşmadığı ayrıca karşı tarafın mal kaçırma ihtimaline ilişkin olarak net ve somut bilginin dosyaya sunulmadığı, ihtiyati haczin yasal şartları için gerekli yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davacı şirket tarafından davalıya muhtelif tarihlerde kırma taş satışı yapıldığını ve malların eksiksiz olarak teslim edildiğini, bu ticari ilişki kapsamında düzenlenen toplam 1.789.093,54 TL bedelli beş adet e-fatura davalıya tebliğ edildiğini, yasal süresi içinde itiraza uğramadığını ve davalının ticari defterlerine kaydedildiğini, muaccel hale gelen bu alacağın tahsili amacıyla ... (...) İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itirazın iptali talebiyle yerel mahkeme nezdinde açılan davada, alacaklarının sürüncemede kalmaması ve davalının mal kaçırma ihtimali gözetilerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ancak ilk derece mahkemesi 23/02/2026 tarihli ara kararı ile talebin yargılamayı gerektirdiğini ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebini reddettiğini, yerel mahkemenin bu kararı usul ve yasaya ile yerleşik içtihatlara açıkça aykırı olduğunu, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itiraz tamamen süreci uzatmaya ve mal kaçırmaya yönelik olduğunu, alacağın miktarı olan 1.789.093,54 TL dikkate alındığında, yargılama süresince davalının malvarlığı üzerinde bir teminat bulunmamasını, davanın lehe sonuçlanması halinde dahi ilamın infazını imkansız hale getireceğini ileri sürerek bu nedenle, haklı istinaf başvurusunun kabulüne, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasından verilen 23/02/2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılmasına, yeniden inceleme yapılarak, İcra ve İflas Kanunu madde 257 ve devamı hükümleri uyarınca, alacaklarını karşılayacak miktarda davalının taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, istinaf yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, itirazın iptali, inceleme konusu talep ise ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz isteminin talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmiştir. İhtiyati haciz kararları esas hakkında kesin bir kanaat oluşmadan ve tam bir ispat aranmadan verilen geçici nitelikte hukuki korumaya ilişkin kararlardır. Diğer bir anlatımla ihtiyati haciz, devam etmekte olan dava sonunda davacının alacağının tahsilini garanti altına almak için davalının mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK.258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. İİK'nun 259. Maddesinde "İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder" hükmü düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki ile davacının alacağının bulunup bulunmadığı varsa miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu bağlamda davacı tarafça sunulan bilgi ve belgelere göre alacağın yaklaşık olarak ispatının bu aşamada sağlanamadığı anlaşıldığından mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddi kararında bir aykırılık bulunmamaktadır. Yapılan açıklamalar kapsamında; istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2026 tarih,...Esas sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/04/2026 ... Başkan... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.