İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/02/2024 DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 35…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:13/02/2024 DAVA:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; 08/07/2023 tarihinde kendisine ait ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpışması ve çarpışmanın etkisi ile aracının ... plakalı araca bu aracın ... plakalı araca ve bu aracında ... plakalı araca çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği kazada ... plakalı aracın kusurlu ve ZMMS'nın olmadığını, poliçesi mevcut olmadığından güvence sigortasına ve kasko poliçesi olan ... Sigortaya müracaat edildiği fakat her iki kurumda da dönüş olmadığı hasar tespiti için ... D.iş dosyası ile tespit yapıldığı araçta 181.385 TL hasar ve 25 gün onarım süresi belirlendiğini, fazlaya dair hakları baki kalmak kaydı ile araçta meydana gelen hasarın tespiti ile kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte şimdilik 19.900,00 TL ve aracın kullanılamamasından kaynaklı 100,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek avans faize ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın, güvence hesabına başvurarak, ZMMS poliçesi olmayan (sadece kaskosu olan) aracın kendi aracına verdiği maddi zararı talep etmiş ve başvurusu sigortacılık yasası 14. maddedeki hallere ilişkin olmadığından güvence hesabı tarafından 26/12/2022 tarihli yazı ile reddedildiğini, zira; güvence hesabına hangi hallerde başvurulabileceği, sigortacılık yasası 14. madde de tek tek sayılmış olup bedensel zarar haricideki araç üzerindeki zararlar kapsam dışı olduğundan güvence hesabından istenemeyeceğini, davacının, Güvence Hesabından "araç zararını" isteyebilmesinin tek yolu Sigortacılık Kanunu 14/2-c maddesinde bildirildiği üzere; Zarara sebep olan kusurlu aracın bir sigorta şirketinden zorunlu mali mesuliyet poliçesi olması ve bu sigorta şirketinin mali zaafiyet ya da iflas halinde olması gerektiğini, burada talepçinin başvurusunu kural olarak iflas ya da zaafiyet halinde olan sigorta şirketine yapar ve bu müflis sigorta şirketi de zararı hesaplayıp Güvence Hesabından talep ederek talepçiye ödenmesini temin eder. Ardında da yine kural olarak iflas masası tarafından rücu işlemlerine başlanır. ancak; somut olayda davacının aracına zarar veren kusurlu aracın ZMMS poliçesi olmadığından Sigortacılık Kanunu 14/2-c maddesi de uygulama alanı bulamayacağını, kısmi dava olarak açılan dosyada, davacı taraf, husumetini Güvence Hesabının yanısıra, kusurlu aracın ... Sigorta Aş. den kasko poliçesi olduğu iddiasıyla bu sigorta şirketine de yönelttiğini, ... Aş.'nin kasko poliçesinin içerdiği teminatların incelenmesi ve ihtiyari mali mesuliyet teminatı (İMM) olup olmadığı ve varsa limiti dikkate alınması gerektiğini, zira; kasko poliçelerinde yer alan veya kaskonun yanısıra ayrı bir numaralı poliçe ile tanzim edilebilen İMM teminatı zorunlu mali mesuliyet poliçesini takip eden bir özel teminat türü oludğunu, kural olarak ZMM poliçesinin limitinin yetmediği veya ZMM Poliçesinin bulunmadığı hallerde devreye girerek, aynı ZMMS poliçesiymiş gibi maddi ve bedensel zararın limit dahilinde giderimini sağlayacağından bu nedenlerle Güvence Hesabı hakkındaki davanın tefrikini ve usul ekonomisi ile davacının katlanmak zorunda kalacağı yargılama külfeti nazara alınarak yargılamanın ilerletilmeden tefrik edilen davanın reddini cevap ve talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "1-) Davalı Güvence Hesabı'na açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-) a-)19.900,00 TL hasar bedelinin;davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den ( poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen olmak üzere davalılar ..., ... bakımından kaza tarihi olan 08/07/2022'den ve davalı ... Sigorta A.Ş bakımından temerrüt tarihi olan 31/08/2022 'den işleyecek yasal faziyle birlikte alınarak, davacıya verilmesine, b-)117.256,59 TL hasar bedelinin, davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den ( poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ) ıslah tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, c-)Harçlar kanunu gereğince 137.156,59 TL üzerinden alınması gereken toplam 9.369,17-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.511,36-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.857,81-TL harcın davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye irad kaydına, d-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 21.945,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 3-) Davalı ... Sigorta A.Ş'ye ikame araç bedeline yönelik olarak açılan davanın REDDİNE, 4-) a-)100 TL araç mahrumiyet bedelinin;davalılar ..., ...'tan kaza tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, b-)9.800,00 TL araç mahrumiyet bedelinin; davalılar ..., ...'tan ıslah tarihi olan 12/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, d-)Harçlar kanunu gereğince 9.900,00 TL üzerinden alınması gereken 676,27-TL harcın davalılar ..., ...'tan alınarak hazineye irad kaydına, e-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 9.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ...'tan alınarak davacıya verilmesine, f-)Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 9.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, g-)Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 341,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.169,81-TL Islah Harcı, 5.312,25-TL Tebligat, Bilirkişi, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.003,51TL'nin davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 6-))Davalı Güvence Hesabı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Güvence Hesabına verilmesine, 7-)Davacı tarafından Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasından yaptırmış olduğu tespite ilişkin 37,00 TL başvuru harcı, 133,00 TL peşin harç, 571,90 TL keşif harcı, 750,00 TL bilirkişi ücreti ve 2 adet tebligat ücreti olan 62,00 TL olmak üzere toplam 1.553,90 TL'nin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan 3.200,00.TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir KAYDINA," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Sigorta A.ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında müvekkili sigorta şirketin sınırlı sorumluluğu gözetilmeksizin yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların müvekkili olduğu şirketin sorumlu olduğu miktar gözetilmeksizin sorumlu tutulmuş olması yasaya ve usule aykırı olduğunu, yerel mahkeme ilamının hüküm kısmı incelendiğinde müvekkili olduğu şirket bakımından harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti tayin edilirken sorumlu olduğu bakiye teminat limiti ve sorumlu olduğu miktar dikkate alınmadığını, yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hesaplanırken müvekkili olduğu şirketin sorumlu olduğu tutarın üzerindeki tutar olan 137.156,59-TL esas alındığını, halbuki harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında hükmedilen tutarların, müvekkili olduğu şirketin sorumlu olduğu bakiye tazminat ile oranlanarak sorumlu olunacak harç ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin tespiti gerektiğini, bu sebeple müvekkili olduğu şirketin diğer davalılar ile birlikte limitin üzerindeki vekalet, harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması yasa ve usule aykırı olup, bozma nedeni olduğunu, Kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili olduğu şirketin sorumluluğu zorunlu mali mesuliyet şahıs başı sakatlanma ve ölüm teminatı kişi başına 310.000,00 TL ile sınırlı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak müvekkili şirket açısından poliçe teminat limitleri nispetinde karar oluşturulmasına ve her halükarda davanın reddine karar verilmesine, karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava; trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nın 353 ve 355. Maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Buna göre; 1-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin süre gelen ilke ve uygulamalarına göre "gerekçeli karar hakkı", sözleşmenin 6 ıncı maddesinde düzenlenen "adil yargılanma ilkesi"nin bir gereğidir. (Adil Yargılanma Hakkı ve Yargı Etiği, Doç.Dr. Sibel İNCEOĞLU Kasım 2007 sayfa 98 ve devamı) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3 madde ve fıkrasına göre de bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu kurala HMK'nın "hukuki dinlenilme hakkı" başlıklı 27 inci maddesinde de yer verilmiştir. Buna göre hukuki dinlenilme hakkı, mahkemenin tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir. Geçici hukuki korumalara ilişkin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının HMK'nın 391 ve İİK'nın 260 ıncı maddesindeki düzenlemelere uygun olarak ayrı bir gerekçeli karar şeklinde yazılması da zorunludur. Ayrıca belirtilmelidir ki istinaf denetiminin yapılabilmesi için istinaf konusu edilen ara kararın gerekçeli olması gerekir. Çünkü tarafların ileri sürdükleri istinaf sebepleri karara yöneliktir ve istinaf dairesince bu sebepler değerlendirilirken kararın gerekçeleriyle ilişkilendirilebilmesi gerekir. Bir başka deyişle, istinaf edilen kararın hangi yönlerden hukuka uygun olduğuna ya da hangi yönlerden hukuka uygun olmadığına dair belirleme yapılabilmesi bu kararın yukarıda aktarıldığı yönüyle gerekçe içermesine bağlıdır. Yargısal denetimin yapılabilmesi için denetime konu kararın gerekçe içermesi lüzumu Yargıtay tarafından da yine öteden beri benimsenen bir ilkedir. İnceleme konusu olan karar yukarıda açıklanan ilke ve kurallara uygun olarak verilmemiştir. Davacı ile davalıların dilekçelerinde dayandıkları olay ve olgulara ve hukuksal argümanlara herhangi bir şekilde temas edilmemiştir. Davalı sigorta şirketinin istinaf itirazları değerlendirildiğinde karar gerekçesinde bilirkişi raporundaki miktarlardan başka sigortanın sorumlu olduğu poliçe limiti yazılı bulunmaması ve hüküm kısmındaki yargılama giderleri, vekalet ücretleri ve harç miktarlarından ve sigortanın ne kadar sorumlu olacağının yazılı olmadığı ve belirsizlik olup bu konuda kararın infazında tereddüt oluşacağı ve çelişki oluşturacak niteliktedir. Bu nedenlerle karar istinaf incelemesine elverişli değildir. Bu nedenle kararın kaldırılması ve yeniden hüküm kurulması gerekir. İstinaf dairesi istinaf incelemesi için lazım gelen hukuki ve şekli koşulları içermeyen, bu cihetlerden eksik olan ara kararların tamamlanması, istinaf incelemesine elverişli bir hale getirilmesi için dosyayı geri gönderme yetkisine sahiptir. Amaç yargısal denetimin sağlıklı bir şekilde yapılması olduğuna göre bu yolun kullanılması aynı zamanda bir zorunluluktur. Tüm bu ilke ve açıklamalar karşısında mahkemece gerekçeli ara karar yazılmadan talebin yukarıdaki anlatılan prensiplere aykırı olarak davanın kabul edilmiş olması doğru değildir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE, 2-HMK'nun 353/1-a-4 madde ve bendi uyarınca Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 13.02.2024 tarih ... Esas - ... Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA ve açıklanan ilke ve kurallara uygun ve istinaf denetimine elverişli bir karar verilmesi için dosyanın adı geçen mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran bu davalıya iadesine, 4-İstinaf yoluna başvuran davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olmayan kararın ilk derece mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...