T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/04/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/02/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/04/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/02/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ... tarihinde ... ve ... plakalı araçların neden olduğu ölümlü maddi hasarlı trafik kazasında ...'ın eşi, diğer davacıların annesi olan .. ın yaşamını yitirdiğini, ... plakalı araç sürücüsü davalı ... kazanın meydana gelmesinde kusurlu olup söz konusu aracın ... numaralı poliçe ile davalı ... şirketi tarafından sigortalandığını, kazada yaşamını yitiren ...’ın ... plakalı araçta yolcu konumunda ve kusura katılımının söz konusu olmadığını, kaza sonucunda davacı ... eşini, diğer davacıların ise annelerini kaybettiklerini, davacılar müteveffanın ölümüyle tarifi mümkün olmayan acı ve elem duyduklarını, kazadan sonra bir gün bile yüzü gülmeyen ailenin acısını tarif etmenin mümkün olmadığını, davacıların yaşamlarındaki önemli eksikliğin karşılığı maddi tazminat hesaplarındaki yetersiz ve kısıtlı kuralların zararı tam karşılayamaması ile Sorumluluk Hukukundaki son gelişmelere göre manevi tazminatın telafi edici caydırıcı bir etki sağlayacak miktarda olması gerektiği hususlarının mahkemece gözetilmesi dileğiyle davacılar ..., ..., ... ve ....için ayrı ayrı 25.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın indirim yapılmaksızın davalı ... yönünden hüküm altına alınmasını talep ettiklerini, davacı eş ... yaşlılık ve emeklilik günlerinde eşinin bedensel varlığıyla ve yardım ve hizmet yoluyla destekliğinden yoksun kaldığını, kazadan sonra Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin ....D.İş sayılı dosyasında araç başında keşif yapıldığını, bilirkişi incelemesi ile ... plakalı aracın ağır hasar gördüğü onarımı halinde tamir ve tadilatlar için yapılması gereken harcama tutarının işçilik ile birlikte 20.000,00 TL den az olamayacağı, keşif tarihi itibariyle 2. el piyasa rayiç değerinin 28.000,00 TL olması dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik olmadığını bu nedenle pert edilmesinin uygun olacağını, hasarlı hali ile değerinin de 8.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığını, kazaya neden olan ....plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS sigortası ile sigortalandığını, trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere toplanacak delillere göre destekten yoksun kalma tazminatı tutarı belirlenerek, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, davalı ... yönünden kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davacı ...'a ödenmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL araç hasarı zararının davalı ...yönünden temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle, davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davacı ... a ödenmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ... tarafından kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile davacı ...'a ödenmesini, trafik kazasında eşini yitiren davacı ... için 50.000,00 TL ve annelerini yitiren diğer davacıların her biri için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL’nin kaza tarihinden işletilecek yasal faiziyle davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müşterek ve müteselsil olarak davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili destekten yoksun kalma tazminatı 20.508,60 TL’ye, araç hasar tazminatını 3.000 TL’ye, ikame araç bedelini 687,50 TL'ye artırmıştır. Davalı ...’in cevap dilekçesinde özetle müvekkili ...'in ... doğumlu üniversite mezunu, çalışkan, başarılı ve istikbali parlak bir genç olduğunu ancak davaya konu trafik kazası nedeni ile çalıştığı .... AŞ’den 10/04/2018 tarihinde ayrıldığını, şu anda da işsiz ve aylık gelirinin bulunmadığını, trafik kaza sonucunda müvekkilinin işten çıkartılmış ve bu zamana kadar da iş bulamadığını, trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilin hiçbir kusurunun ihmali söz konusu olmadığını, müvekkil ... plakalı aracı ile .... istikametinde hız sınırlarına uygun, emniyet kemeri takılı ve tüm trafik levhaları ve kurallarına uygun şekilde sol şeritte seyir halinde iken ... Mahallesi çıkışında bulunan ... Petrol karşısında davacı .. ’ın ....plakalı aracı ile arkadan gelen müvekkilinin aracının güvenle geçişini beklemeden kontrolsüzce müvekkilinin aracının önünü kapatacak şekilde doğrultu değiştirdiği sırada trafik kazasının meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinin sebebi tamamen davacı ...’ın asli kusurlu davranışları olduğunu, davacıların davaya konu kaza nedeni ile ... plakalı aracın ağır hasar gördüğünü beyan ettiklerini, davaya konu trafik kazasının oluşumunda müvekkili ...’in hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu nedenlerle haksız olarak açılan ve hukuki mesnetten yoksun olan davanın tamamen reddini, aksi kanaatle tazminata karar verilmesi halinde, fahiş olan tazminat talebinin adil ve uygun bir miktara indirilmesini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle huzurdaki dava ...’in sevk ve idaresindeki sigortalı ... plakalı araç ile ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... tarihinde .... de yapmış olduğu kaza neticesinde davacı ...'ın sevk ve idaresindeki araç içerisinde yolcu konumunda bulunan davacılar murisi .. ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı, araçta meydana gelen maddi hasar tazmini aracın kaza nedeniyle kullanılamaz hale gelmesinden dolayı mahrumiyet bedeli ve manevi tazminat talebiyle ikame edildiğini, ... plakalı aracın sigortalı şirket tarafından tanzim edilen .... vadeli .... poliçe no.lu zorunlu mali mesuliyet sigortalı poliçe ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu poliçedeki limitler ve sigortalı araca atfedileceğinin kusur ile sınırlı olduğunu, davaya konu olayda ölenin kardeşi olan davacılardan .... Ye ölenin destek olduğu ve onun desteğinden yoksun kaldığının kanıtlanamadığını, müteveffanın eşi ... çocukları ..., ..., ... ve .. nın destekten yoksun kalma tazminatı talebi müvekkil şirkete başvuru yapması sonrası müvekkil şirket tarafından değerlendirildiğini ve 13/07/2018 tarihinde 13.008,55 TL ödeme yapıldığını, ticari faiz talebinin tamamen haksız olduğunu, zira davacı yan açısından ticari iş söz konusu olmadığını, bu nedenlerle mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini, aksi halde celp edilmesi gereken delillerinin toplanmasını, davacı yanın ibraz ettiği delillerin taraflarına tebliğini, kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelmesi yapılmasını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince özetle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 20.508,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... şirketi yönünden hükmedilen tazminata ilişkin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla, davalı ... şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 25/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... bakımından ise kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; 3.000,00 TL araç hasar bedelinin, davalı ... şirketi yönünden hükmedilen tazminata ilişkin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla, davalı ... şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 05/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... bakımından ise kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; 687,50 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine; davacı ... yönünden 10.000,00 TL, diğer davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden ise her biri için ayrı ayrı 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından özetle manevi tazminat miktarının az olduğu, her bir davacı için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı sürücü vekili tarafından özetle kusurunun olmadığı, kusura ilişkin bir raporların birinde kusuru yoktur, diğerinde % 25 kusur vardır denildiğine göre çelişki oluştuğu ve oluşan çelişkinin giderilmesi için yeni rapor alınması gerektiği, kaza yerinde dönüş yapılmasına imkan veren yol ve trafik levhası bulunmadığı, iki şeritli orta kaldırım bulunan yolda fiilen oluşturulan cepten dönüş yapılacağını istinaf edenin ön göremeyeceği, kazanın davacı sürücünün kusuruyla meydana geldiği, davacı aniden sol şeride geçtiğinden fren yapamadığı, hızının normal olduğu; kusurları olmadığından destekten yoksun kalma tazminatı verilemeyeceği, ölen 73 yaşında olmakla destek olma durumu; dolayısıyla davacının zararının bulunmadığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu yerine PMF 1931 Yaşam Tablosu ile tazminat hesaplanması gerektiği, hesaplamanın içtihatlara aykırı olduğu, asgari ücret oranlarının yanlış olduğu, kusurlarının olmadığı, manevi zarar oluşmadığı için manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yol açacak derecede yüksek olduğu, desteğin emniyet kemeri takmadığı, kusur olmadığından araç hasar bedeli ve ikame araç bedeline hükmedilemeyeceği, zararın fazla hesaplandığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı davacı ... için maddi ve manevi tazminat, diğer davacılar için manevi tazminata ilişkindir. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile sol şerit üzerinde seyir halinde iken kaza mahalline geldiği sırada idaresindeki aracın ön kısımları ile aynı istikamete sağ şerit üzerinden seyir halinde iken yolun karşısındaki benzinliği doğru sola dönüşe geçen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobilin arka kısımlarına çarpması sonucu dava konusu 20/03/2018 tarihli olay meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağı ve ceza dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davalı sürücünün kusurlu olduğu belirtilmiş, işbu dosyaya sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda davalının kusursuz olduğu belirtilmiş; böylece kusur yönünden çelişki oluşmuştur. Bu çelişkinin giderilmesi için ilk derece mahkemesince İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan kuruldan bilirkişi raporu alınmış olup söz konusu raporda ....plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'in otomobilini yol ve hava şartlarına uymayan bir hızla ve yeterli dikkati göstermeden kullandığı, önünde seyir halinde olan araçların manevralarını gözetmediği, kamera kayıtlarına göre önünde sola dönüş manevrası yapan araca yaklaşırken kazayı önleyici nitelikte etkin bir fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı, kaza konusu mahalde olası trafiğe dikkat ederek hızını azaltması gerekirken bu hususlara riayet etmediğinden dava konusu trafik kazasında % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar davalı sürücü kusuru olmadığını ileri sürmüş ve davalı sürücü orta kaldırım aralığına yaklaşırken doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, arkadan aynı yönde sol şerit üzerinde seyretmekte olan otomobilin ilk geçiş hakkına riayet etmemiş, sola dönüş sırasında arkasından gelen trafiği gözetmemiş ve kazanın oluşumuna asli kusuruyla neden olmuş ise de davalı sürücü de fren ve direksiyon tedbirine başvurmamış ve kusuruyla kazanın, dolayısıyla desteğin ölümüne neden olmuştur. İTÜ bilirkişi raporu bilimsel verilere uygun, yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olup bu rapor ile kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişki giderilmiştir. İlk derece mahkemesince başkaca rapor alınmaksızın İTÜ raporuyla hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı sürücü, kusuruyla desteğin ölümüne neden olduğu ve eşin diğer eşe destek olduğu asıl olmakla yaş durumu destek durumunu ortadan kaldırmayacağından davacı ...’ın destekten yoksun kalma zararını tazmin ile yükümlüdür (TBK Md. 53). Güncel Yargıtay uygulaması doğrultusunda destekten yoksun kalma tazminatının TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre hesaplanmasında yanlışlık yoktur. Hesaplamanın içtihatlara aykırı olduğu ve asgari ücret oranlarının yanlış olduğu ileri sürülmüş ise de asgari ücret oranlarında yanlışlık bulunmadığı, TRH 2010 Yaşam Tablosu, % 10 arttırma ve artırma, progresif rant yöntemi, asgari ücret, peşin ödeme ve yasal faiz ile hesaplanmış faizinin hesaplamaya dahil edilmesi yöntemiyle tazminat hesaplanmış olup hesaplama yöntemi içtihatlara uygundur. Davalı sürücü, kusuruyla davacıların yakınının ölmesine neden olduğundan davacıların manevi zararını tazmin ile sorumludur (TBK Md. 56). Davalı sürücü, kusuruyla davacı ...’ın aracının kullanılamaz hale gelmesine (....) ve onun aracından fayda sağlayamamasına neden olduğundan davacının uğradığı maddi zararı tazmin ile sorumludur. Her ne kadar davalı sürücü zararın fazla hesaplandığını ileri sürmüş ise de bilirkişi tarafından aracın onarılmasının ekonomik olup olmadığı değerlendirilmiş ve onarımın ekonomik olmadığı sonucuna varılmış, aracın kaza tarihindeki değeri, sovtaj değeri ve bunlara göre bakiye zarar hesaplanmış; ikame araç almak için gereken makul süre tespit edilmiş nihayetinde davacının % 75 oranında kusurlu olduğu gözetilerek zarar hesaplanmıştır. Bilirkişi raporu bilimsel verilere uygun, yargı denetimine elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, davalı sürücü yeni bilirkişi raporu alınmasını gerektiren somut nedenler ileri sürmediğinden ilk derece mahkemesince mevcut raporla hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davalı sürücü emniyet kemeri takılmadığını ileri sürmüş ise de emniyet kemeri takılmadığı ispat edilmediğinden ilk derece mahkemesince müterafik kusur nedeniyle indirim yapılmaması yerinde olmuştur. Davacılar vekili manevi tazminat miktarının az olduğunu, davalı sürücü ile fazla olduğunu ileri sürmüştür. Olay nedeniyle davacıların yakını öldüğünden, davacılara uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davacı koca için 10.000 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de TBK’nin 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda olayın oluş şekli, olay tarihi, davacıların eş ve annelerinin ölmesi, emniyet kemeri takılmadığının ispat edilememesi, kusur oranı, paranın satın alma gücü, talep edilen tazminat miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuştur. Dairemizce tazminat miktarının davacı koca için 50.000 TL, davacı çocuklar için ayrı ayrı 25.000 olmasının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir (TBK Md. 56, TMK Md. 4). Bu durumda davacıların istinaf sebebi yerinde davalı sürücünün istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. Manevi tazminat davası yönünden davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup ihtiyari dava arkadaşlığında bağımsız davaların birlikte görülmesi durumu olduğundan her bir davacı için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince davacılar lehine tek bir tazminat ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Belirtilen bu nedenlerle HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı sürücü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacıların istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile A-1- HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı sürücü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 2.776,60 TL eksik harcın başvurandan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 3- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 4- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, B- 1- HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Davanın kabulü ile 2-20.508,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... şirketi yönünden hükmedilen tazminata ilişkin sorumluluğunun 33.000 TL olan poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla davalı ... şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 25/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... bakımından ise kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-3.000,00 TL araç hasar bedelinin, davalı ... şirketi yönünden hükmedilen tazminata ilişkin sorumluluğunun 33.000 TL olan poliçe limitiyle sınırlı tutulması kaydıyla davalı ... şirketi bakımından temerrüt tarihi olan 05/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ... bakımından ise kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 4- 687,50 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine, 5-Davacı ... yönünden 50.000,00 TL, diğer davacılar ..., ... ve ... yönünden ise her biri için ayrı ayrı 25.000,00'er TL, ... mirasçıları olan ..., ... ve ... oğlu ..., ....ve ... için toplam 25.000 TL olmak üzere (Toplamda 150.000 TL) manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/03/2018 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, 6- Harçlar Kanunu uyarınca maddi tazminat davası yönünden alınması gereken karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 983,34 TL eksik harcın, davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktar 954,63 TL’yi aşmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 7- Harçlar Kanunu uyarınca manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 10.246,50 TL harcın davalı ...’den alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 8- Başvuran davacılar tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talepleri halinde karar kesinleştikten sonra başvuran davacılara iade edilmesine, 9- Davacı ... (...) maddi tazminat davası yönünden yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 5.100 TL vekâlet ücretinin davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktar 4.955,10 TL’yi aşmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 10- Davacı ... (...) manevi tazminat davası yönünden yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 45.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 11- Davacı ... manevi tazminat davası yönünden yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 25.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 12- Davacı ... manevi tazminat davası yönünden yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 25.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 13- Davacı ... manevi tazminat davası yönünden yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 25.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’den alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 14- Vefat eden davacı ... manevi tazminat davası yönünden yargılamada vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 25.000 TL vekâlet ücretinin davalı ...’den alınarak vefat eden davacı ... mirasçılarına verilmesine, 15- Davacılar tarafından yatırılan 1.832,31 TL yargı harcı ile bilirkişi, tebligat ve posta için sarf edilen 3.488,80 TL’den ibaret toplam 5.321,11 TL yargılama giderinin davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktar 718,35 TL’yi aşmamak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 16- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 596,15 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... şirketinin sorumluluğu 579,21 TL ile sınırlı olmak üzere) Hazineye irat kaydına, 723,85 TL'sinin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 17- Davalı tarafından yapılan giderlerin davalı üzerinde bırakılmasına, 18- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, HMK’nin 361/1. ve 365/1 maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Dairemize yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 29/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...