T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/840 KARAR NO : 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2024 NUMARASI : 2024/234 Esas 2024/1486 Karar DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçes…
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/840 KARAR NO : 2026/79 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : .... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2024 NUMARASI : 2024/234 Esas 2024/1486 Karar DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacıya karşı dava dışı ... tarafından 3 adet taşıt kredisi ve borçlu cari hesabından kaynaklanan ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacının yasal süresi içerisinde icra takibine itiraz edemediğini ve takibin kesinleştiğini, icra dosyasının daha sonra alacaklı banka tarafından davalı şirkete temlik edildiğini, icra dosyasının halen derdest olduğunu, icra takibine dayanak kredi sözleşmelerinde davacının imzasını olmadığını, davacının bu kredi sözleşmelerinde kefil olarak gösterildiğini ve onun adına vekaleten imza atılarak kendisinin borçlandırıldığını, ancak müvekkili davacının dayanak vekalet akdi incelendiğinde, vekaletnamenin kredi sözleşmesine ve borca kefil olmaya yönelik herhangi bir yetkiyi içermediğinin görülmekte olduğunu, icra takibinin diğer dayanağı olan borçlu şirketin cari hesap borcundan da müvekkili davacının hukuken sorumlu tutulmasının herhangi bir hukuksal dayanağının olmadığını, icra takibinin dayanağı kredi sözleşmelerinin ve cari hesabın asıl borçlusu dava dışı.... olduğunu, müvekkili davacının bu şirkette küçük bir hissesinin olduğunu ve bu şirketin hakim ortağı ve yöneticisinin müvekkili davacının kardeşi olan dava dışı .... olduğunu, dava dışı ....'in müvekkili davacının haberi, bilgisi ve izni olmadan, onun adına, kredi sözleşmelerine kefil sıfatıyla vekaleten imza attığını beyanla, Samsun İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasında davacının davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, haksız ve kötü niyetli davalı/alacaklı aleyhine icra dosyasındaki asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere tazminata karar verilmesini Mahkememizden talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, davacının iddia ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin Samsun İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı icra dosyasında ....'dan alacaklı olduğunu, davacı yanın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, icra takibine konu kredilerin ...'den kullanıldığını, bankanın kredi kullandırırken yetkili olmayan bir kişinin imzasını alarak üçüncü bir kişiyi kefil olarak göstermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, küçük miktarlı kredi işlemlerinde dahi bu hususa dikkat edilirken, bu şekilde yüksek miktarlı bir kredi işleminde şahsın kendisinin olup olmadığına emin olmaksızın veya vekaletname ile gelmiş olan kişinin kefillik hususunda imza atmaya yetkisinin olup olmadığının kontrolü sağlanmaksızın kişinin kefil olarak kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki davacının iddiasını ispatlar nitelikte belge sunmadığının açık olduğunu, davacı yan tarafından verilmiş olan vekaletnamenin içeriğinin ise "şirketlere ortak olma, şirket ana sözleşmelerini, ek ve tadil imzalama, tasdik ettirme, şirket sermayelerini bloke ettirme, ödeme taahhütlerinde bulunma, ilgili banka şubelerinde bu hususlarda olacak işlemleri ifa ve ikmal, tebliğ ve tebellüğ yetkilerini içerdiği" beyan edildiğini, verilmiş olan vekaletnamede ilgili banka şubelerinde işlem yapılabilmesi, ödeme taahhüdünde bulunulması gibi yetkilerin açıkça verilmiş olduğunun açık olduğunu, Kanunda kefalet sözleşmesinin yapılması için özel yetki arayan normatif bir hüküm olmadığı gibi, TBK'da sayılan özel yetkiyi gerektiren haller arasında kefaletin yer almadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket (temlik alan şirket) vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının icra takibine itiraz etmediği, kesinleşen icra takibinden uzunca bir süre sonra dava açmakta kötü niyetli olduğu, takibe konu kredilerin ... tarafından kullandırıldığı, bankanın kredi kullanılırken yetkili olmayan bir kişiden imza almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafından verilen vekaletnamede ilgili banka şubelerinde işlem yapılması ödeme taahhüdünde bulunulması gibi yetkilerin açıkça düzenlendiği, kefalet sözleşmesi yapma yetkisinin Borçlar Kanunu'nda özel yetki gerektiren hallerden olmadığı, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit davasıdır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı şirket (temlik alan şirket) vekili tarafından, davacının icra takibine itiraz etmediği, kesinleşen icra takibinden uzunca bir süre sonra dava açmakta kötü niyetli olduğu, takibe konu kredilerin ... Tarafından kullandırıldığı, bankanın kredi kullanılırken yetkili olmayan bir kişiden imza almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafından verilen vekaletnamede ilgili banka şubelerinde işlem yapılması ödeme taahhüdünde bulunulması gibi yetkilerin açıkça düzenlendiği, kefalet sözleşmesi yapma yetkisinin Borçlar Kanunu'nda özel yetki gerektiren hallerden olmadığı, verilen kararın hatalı olduğu gerekçesi ile istinaf edilmiştir. Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli delillerin toplandığı, davacı tarafından dava dışı ........'a verilen vekaletnamenin 2004 tarihli olduğu, takibe konu banka kredilerinin ise 2005 tarihli olduğu, bu sebeple 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, 818 sayılı BK'nın 388. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesi düzenlenmesi için özel yetki aranmıyor ise de; davacı tarafından dava dışı ....'a verilen vekaletname içeriğinin kefalet sözleşmesi düzenleme yetkisi tanımadığı, yalnızca şirketin olağan işleri ile alakalı yetki verildiği, bu hali ile davacının takibe konu borçtan sorumlu tutulamayacağı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, gerekçede hata edilmediği, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalının İstinaf Başvurusunun Esastan REDDİNE, 2.Alınması gerekli 23.624,71 TL harçtan, istinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 5.906,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 17.718,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince yazılmasına, 3.İş bu kararın, bilgi mahiyetinde İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan incelemede kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.16/01/2026 .... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza ....Ş Katip .... ¸e-imza GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 16/01/2026 Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!