MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/461 E., 2022/791 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine ka
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/461 E., 2022/791 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 01.05.2015 tarihinde davalı şirkette elektrik ve mekanik bakım ustası olarak işe başladığını, 14.02.2017 tarihinde emekli olduğunu, bu şirketin ... plaka sayılı Renault Symbol marka beyaz renkli aracı ile anılan iş yerinin müşterisine, iş yerine ait belirtilen araç ile verilen görev ile mal götürmekte olduğu sırada ... ...'ın sevk ve idaresindeki siyah renkli ... plaka sayılı transporter araç ile çarpışması sonrasında yoğun bakımda kalacak şekilde ağır bir trafik kazası geçirdiğini, geçirdiği kaza sonucu meslek kazanma gücünün toplamında %17'sini kaybeden ve hayat tehlikesi düşen müvekkiline 220.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; %20 nin üzerinde iş kaybının gerçekleştiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının iş yerine ait araç ile mal götürürken kaza geçirdiği ve bu nedenle yaşanan kazanın iş kazası olduğu beyanının gerçekçi olmadığını, davalı iş yerine ait araç ile mal götürürken kaza yapmadığını, iş kazası olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, şirketin kusurunun bulunmadığını, şirketin araç ve işçi ile ilgili olarak gerekli tüm tedbirleri aldığını ve tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacının emeklilik tarihinden sonra da 04.04.2017 tarihinde müvekkili şirkette sigortalı olarak çalışmaya devam ettiğini, 16.08.2017 tarihinde iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, iddiaların soyut iddialardan ibaret olduğunu beyanla, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 10.10.2019 tarih, 2018/360 Esas 2019/272 Karar sayılı ilamı ile davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde işverenin kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi 03.03.2020 tarih 2020/525 Esas 2020/552 Karar sayılı ilamı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile re'sen bakılacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz 07.10.2021 tarih ve 2020/7086 Esas - 2021/11808 Karar sayılı ilamında özetle; "Dosya kapsamından, davacı kazalı sigortalının davalı iş yerinde bakım ustası olarak çalıştığı, olay günü kazalının, davalı iş yerine ait ... plakalı araç ile davalı iş yeri müşterisine mal götürürken dava dışı ... ...’ın kullandığı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece itibar edilen tek trafik bilirkişi uzmanı tarafından düzenlenen 17.5.2019 havale tarihli kusur bilirkişi raporunda; dava dışı ... ...’ın %100 kusurlu olduğu, işverenin ise bakım ustası olan davacının araç şöförü olmaması gerektiği manevi tazminat yönünden % 100 kusurlu olduğu, kazalının ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, ancak bahse konu raporda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, Mahkemece, kendi içerisinde çelişkili birkişi raporuna göre karar verdiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin açık buyruğudur. İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77 nci maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E. -369 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.) Bu açıklamadan, şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alınması ve bu kapsamda da taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirilerek kusurun aidiyeti ve oranına dair raporun oluşa uygun olup olmadığının tespiti gerekir. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak, hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin varsa ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının da dosya kapsamına getirtilerek verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek ve 6098 sayılı TBK’nın 56 ncı maddesi de gözetilmek suretiyle bir karar vermekten ibaret olduğuna " işaretle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ...Dava konusu kazaya ilişkin yürütülmüş Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesine ait 2017/402 Esas sayılı dosya UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Dosya bozma ilamı doğrultusunda A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 22.09.2022 tarihli raporda; davalı işverene herhangi bir kusur atfedilemediği, davacı ...'ın kusursuz olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü dava dışı ... ...'ın %100 oranında tam kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Dosya kapsamında alınmış 22.09.2022 tarihli bilirkişi raporunun oluşa, olaya, dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiş, dava konusu kazaya ilişkin davalı işverenin kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz sebepleri: 1. Davacı vekili dilekçesinde özetle; iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünün %17'sini kaybeden davacı lehine manevi tazminata hükmedilmemiş olması, karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında açık bir çelişki - tezat oluşturduğunu, meydana gelen kazada trafik kuralları uyarınca müvekkili kusurlu olsa bile, davalı işverenin sorumluluğunun ortadan kalkmayacağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne göre davalı işverenin yükümlülüğünü yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğini, manevi tazminatın şartlarının oluştuğunu, bilirkişi raporunda davalının %100 kusurlu olduğunun belirtildiğini, meydana gelen iş kazasında davacının hiçbir kusurunun olmadığını, kaza sonucunda %17 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığını, davacının hayati tehlike atlatmış olması, ailesinin, yani eşinin de derin üzüntü yaşamasına sebebiyet verdiğini, manevi yönden yıkıma uğradıklarını büyük endişe ve üzüntü yaşamalarına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazasında yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 110, 323, 326 ve 332 nci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 nci maddeleri, 818 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 332 ve 98 inci maddeleri ile giderek aynı Kanun'un 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri, öte yandan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 ve 420 nci maddesi hükümleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un 85 ve 91 inci maddeleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2, 7 ve 10 uncu maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur takdir ve tayininde gerek uyulan bozma kararı içeriğine, gerek ise de Dairemizce kabul edilen ilkelere uygun olduğu anlaşılmakla temyiz eden davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Dava Dilekçesi Oluştur --> Yargıtay Kararı Son Gönderiler Yapay Zeka ile Hukukta Yeni Dönem: Hızlı, Analitik ve İsabetli 26 June 2026 Yapay Zekâ Hukuk Dünyasını Nasıl Dönüştürüyor? 26 June 2026 Yapay Zeka ve Ceza Hukuku: Dijital Çağda Adaletin Yeni Yüzü 26 June 2026 Geleceğin Hukuku: Yapay Zeka ile Dönüşen Adalet 24 June 2026 Geleceğin Hukuku: Sosyal Ağlarda Çocuk Güvenliği ve Yapay Zeka 24 June 2026 İçtihat Arama Yargıtay Kararları Danıştay Kararları Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Kanun Yararına Bozma Kararları Asliye Ticaret Mahkemesi Kararları Fikri Sinai Haklar Kararları Mevzuat Arama Kanunlar Cumhurbaşkanı Kararnameleri Bakanlar Kurulu Yönetmelikleri Cumhurbaşkanlığı Yönetmelikleri Cumhurbaşkanı Kararları Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri Kanun Hükmünde Kararnameler Tüzükler Kurum ve Kuruluş Yönetmelikleri Üniversite Yönetmelikleri Tebliğler Mülga Mevzuat Tüm Mevzuatlar Dilekçe × Close Print Haber bültenimize abone ol Kayıt ol Kurumsal Biz Kimiz