(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/6577 E. , 2012/1511 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞTİRİLEN DAVA MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde birleşen davanın davacıları vekili ve davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... San.Tic.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gere
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/6577 E. , 2012/1511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi BİRLEŞTİRİLEN DAVA MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde birleşen davanın davacıları vekili ve davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... San.Tic.A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Asıl davada davacı vekili, müvekkiline ait aracın, seyir halinde iken davalı ... San. Tic. A.Ş.'ye ait şantiyenin neden olduğu yoğun toz bulutu nedeniyle durduğunu, arkadan gelen ...'a ait aracın da durakladığını ancak onun arkasından gelen diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın duramayarak ...'ın aracına çarptığını, bu aracın müvekkiline ait araca çarptığını, müvekkiline ait aracın alev alarak yandığını, müvekkilinin yaralandığını, araç içerisindeki müvekkiline ait bir çok eşyanın da yanarak kullanılamaz hale geldiğini belirterek yanan eşya bedeli 2.759 TL ve araç hasar bedeli 2.800 TL toplamı 5.559 TL tazminatın%70 faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili, aynı kazada müvekkilinin aracının yanarak kullanılamaz hale geldiğini, aracının rayiç değerinin 17.000 TL olduğunu, müvekkilinin ailesiyle yurt dışına çıkmak için seyahat ettiği esnada kazanın meydana geldiğini, araçtaki bir çok eşyalarının yandığını, uçakla seyahat etmek zorunda kaldıkları için 3.055 TL uçak bileti ücreti ödediklerini, müvekkilinin yaralanması nedeniyle 1.525 TL tedavi gideri ödediğini, kaza sonrası müvekkilinin yanan pasaport nedeniyle 230 TL, aracın gümrüğe teslimi için 625 TL, motor ve şase tespiti için 80 TL masraf yaptığını ayrıca delil tespiti için 117,62 TL masraf yaptığını belirterek 29.933,62 TL zararının bulunduğunu, şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ile müvekkilleri için ayrı ayrı 1.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili ıslah dilekçesi ile, davalı Ergoisviçre Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 4.626,50 TL'lik ödeme tenzil edildikten sonra maddi tazminat taleplerinin 25.307,12 TL olduğunu bildirmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, kazanın meydana gelmesine yol üzerinde hiçbir önlem almadan duraklama yapan davacılara ait araçların neden olduğunu, toz bulutu nedeniyle görüş mesafesinin azaldığını, talep edilen tazminat taleplerini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili, kazanın olduğu çevrede bir çok taş ve kum ocağı bulunması nedeniyle toz bulutlarının oluştuğunu, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini bildirmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davanın davanın kısmen kabulü ile 2.050 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile zorunlu yolculuk gideri 1.250 TL, yanan eşya gideri 1.500 TL, yanan altın bedeli 500 TL, motor ve şase tespit gideri 80 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, tedavi gideri talebinin reddine, araç hasarının sigorta şirketi tarafından karşılanması nedeniyle bu talep konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 750 TL manevi tazminatın davalılar Öz İnşaat San. Tic. A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketlerine yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; birleşen davanın davacıları vekili ve davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... San. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kusur oranlarının belirlenmesi için alınan 22/03/2003 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nın %50 oranında, yolda toz bulutu oluşmasına neden olan davalı ... San.Tic.A.Ş.'nin %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davalılar vekillerinin rapora itirazı üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 01/10/2009 tarihli raporunda ise, davalı sürücü ...'nın %75 oranında, yolda toz bulutu oluşmasına neden olan davalı ... San.Tic.A.Ş.'nin %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Bilirkişi raporları arasındaki kusur oranlarına ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru değildir. Bu durumda mahkemece, İTÜ ve Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. 2-Asıl davada dava dilekçesinde, işleten sıfatıyla davalı ...'ın da davalı olarak gösterildiği görülmekle adı geçen davalı yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir. 3-Birleşen davada davacılar vekilinin sunduğu 05/06/2004 tarihli ıslah dilekçesinde, davacının hangi zarar kalemi için ne kadar tazminat talep ettiği belirtilmediğinden davacılar vekiline ıslah dilekçesinin açıklattırılarak taleplerle ilgili taraflara ispat hususunda süre verilmesi, zarar kalemlerinin ispat edilememesi halinde Borçlar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak tazminat miktarının mahkemece tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4-Birleşen davada, davacılar vekilinin tedavi gideri talebine ilişkin olarak alınan 08/09/2009 tarihli bilirkişi raporunda, dosyada davacıların tedavisine ilişkin 1.525 TL fatura bulunduğu, yaralanma derecelerine göre 4.025 TL tedavi masrafı gerektiği bildirildiği halde davacılardan tedavi giderine ilişkin ne kadar tazminat talep ettikleri açıklattırılmadan tedavi giderine ilişkin talebin tamamen reddi de hatalı olmuştur. 5-Birleşen davada, talep edilen araçtaki hasar bedeline ilişkin tazminat hakkında konusuz kalma nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmişse de, sigorta şirketlerinin davanın açılmasına sebebiyet verdikleri gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazının reddine, (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 13.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.