8. Ceza Dairesi 2021/18383 E. , 2024/2520 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2008 E., 2020/1657 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER :Katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinc
**8. Ceza Dairesi 2021/18383 E. , 2024/2520 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2008 E., 2020/1657 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEMYİZ EDENLER :Katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Karacabey Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının ve katılan kurum vekilinin istinaf itirazları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, kurum lehine vekalet ücreti tayini gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ... ile müşteki ...' in resmi nikahlı evli olup suç tarihinde boşanma aşamasında oldukları, diğer mağdurlarında sanık ve müştekinin müşterek çocukları olduğu, olay tarihinde müşteki ...' in üzerine kayıtlı aracın satışını yapmak için sanık ile buluştukları, işlemler bittikten sonra sanığın müştekinin kendisiyle birlikte gelmesi için "çocukları arabaya doldururum uçurumdan aşağı atarım" şeklinde sözler sarfederek tehdit ettiği, mağdur ...' in elinden telefonunu alıp ensesine vurduğu ve müşteki ve mağdur çocukları zorla arabaya bindirerek Karacabey' e götürmek suretiyle zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; sanığın, müşteki eşi ve mağdur çocuklarına karşı cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "...Dosya kapsamına göre, sanık ile mağdurların Mustafa Kemalpaşa İlçesinde dolaştıkları, araç satışı yaptıkları, sonrasında Adliyeye gittikleri, müşteki ...'in Mahkemeye boşanmaktan vazgeçtiğine yönelik dilekçe ibraz ettiği, sonrasında Karacabey İlçesine gittikleri nazara alındığında; Olayın oluş ve gelişme süreci, yeri ve zamanına göre, müşteki ve mağdurların sanık tarafından zorla alıkonulmaları halinde çevreden rahatlıkla yardım talebinde bulunabilecekleri halde bulunmadıkları, mağdur ...'in kuzenine kaçırıldıkları yönünde mesaj çektiği iddiasının delillendirilemediği, soyut beyan olarak kaldığı, kaldı ki mağdurlar ... ve Harun'un bu yöndeki anlatımı doğrulamadıkları, İş bu halde suçun işlendiği hususunda şüphe hasıl olduğu, şüphe ve varsayıma dayalı olarak kişi hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceğinden, şüphenin sanık lehine kabulü gerektiğinden ve sanığın suçu sabit olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince ispat bakımından değerlendirmede hataya düşülerek mahkumiyet kararı verildiği..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığından Tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Dava dosyası içeriği, sanığın savunmaları, müşteki ve mağdur beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, İnegöl Kaymakamlığı Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğünün sosyal inceleme raporu ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan kurum vekilinin, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğuna, kurum lehine vekalet ücreti tayini gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.11.2020 tarihli 2020/2008 Esas 2020/1657 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili tarafından öne öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karacabey 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi.