10. Hukuk Dairesi 2011/16745 E. , 2012/26610 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :2010/209-2011/354 Dava, davacı eczacı ile davalı Kurum arasındaki tip sözleşmenin feshine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyad
**10. Hukuk Dairesi 2011/16745 E. , 2012/26610 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :2010/209-2011/354 Dava, davacı eczacı ile davalı Kurum arasındaki tip sözleşmenin feshine ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce, yargılamanın her aşamasında re'sen ele alınması gereken bir husustur. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir.5510 sayılı Kanunun 101. maddesi, bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini kurala bağlamıştır. Somut olayda, mahkemenin görevini belirlerken, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir. Sağlık sigortası kapsamında sigortalı ve hak sahiplerine sağlık hizmeti sunmakta olan davalı Kurum, 5510 sayılı Kanunun 73. maddesi uyarınca eczanelerle sözleşme imzalayarak ilaç temin etmektedir.Dava konusu uyuşmazlık bu yetki çerçevesinde oluşan bir ihtilafa değil,bu yetkiye dayanarak yapılmış bir sözleşmeden çıkan uyuşmazlığa ilişkindir.Somut olayda uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı belirgin olup, bu yönde, davada 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklandığını ortaya koyacak yasada başka bir hüküm de mevcut değildir. Aksine, sözleşme hükümlerine aykırılıktan doğan bu davanın yasal dayanağı Borçlar Kanunu olduğundan, davanın İş Mahkemesinde değil, genel mahkemede görülmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26.6.2003 gün ve 2003/21-95-113 sayılı kararı da bu yöndedir. Öte yandan İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir Asliye Hukuk Mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli Asliye Hukuk Mahkemesine açılan dava "İş Mahkemesi sıfatıyla " açılmış ise davaya bakmaya İş Mahkemesi değil genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ise mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda "İş mahkemesi sıfatıyla" baktığı davaya ara kararı ile "Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla" baktığını belirterek davaya bakmaya devam eder. Yapılacak iş;ara kararı ile davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakıldığı belirtilerek bir karar vermektir. Açıklanan sebeplerle,mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılarak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, İş Mahkemesi sıfatıyla bakılmış olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.