Başvuru, Erzurum ili Emirşeyh Mahallesi 113 pafta 387 ada 438 parsel numaralı taşınmaz için verilen inşaat ruhsatının dayanağı imar revizyon planının iptal edilmesinin ardından bu işlem nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi sonucu Anayasa’nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ve 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Erzurum ili Emirşeyh Mahallesi 113 pafta 387 ada 438 parsel numaralı taşınmaz için verilen inşaat ruhsatının dayanağı imar revizyon planının iptal edilmesinin ardından bu işlem nedeniyle uğranılan zararların tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi sonucu Anayasa’nın maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ve maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/3/2013 tarihinde Erzurum Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 28/10/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 04/12/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 28/1/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Erzurum ili Emirşeyh Mahallesi 113 pafta 387 ada 438 parsel numaralı taşınmaz üzerinde inşaat yapmak için 11/6/2001 tarihinde ruhsat almış ve inşaata başlamıştır. Anılan ruhsat ve dayanağı imar planı tadilat işlemlerinin, üçüncü şahıslar tarafından açılan davalar sonucunda iptal edilmesi üzerine Belediye Encümeni, başvurucuya verilmiş olan 11/6/2001 tarihli inşaat ruhsatını iptal ederek bu ruhsata dayanılarak yapılmış olan inşaatın yıkılmasına karar vermiş ve akabinde dava konusu alanı revizyon imar planı ile bitişik nizam üç kat şeklinde planlayarak başvurucu adına 13/5/2005 tarihli yenileme ruhsatı düzenlemiştir. Ancak bu revizyon imar planının ve başvurucuya verilen 13/5/2005 tarihli ruhsatın da açılan dava sonucu Erzurum İdare Mahkemesinin 23/2/2006 tarihli ve E.2005/978, K.2006/221 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle Yakutiye İlk Kademe Belediye Meclisi tarafından 13/5/2005 tarihli inşaat ruhsatı ve dayanağı revizyon imar planı 4/9/2006 tarihli ve 119 sayılı kararla iptal edilmiş ve anılan karar 27/11/2006 tarihli ve 1971 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü üst yazısı ile başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 19/11/2007 tarihinde Belediyeye müracaat ederek Belediyenin hatalı işlemleri nedeniyle uğradığı zararlarına karşılık olarak 000 TL’nin tarafına ödenmesi talebinde bulunmuştur. Söz konusu müracaatın 30/11/2007 tarihli işlemle reddedilmesi üzerine başvurucunun 000 TL maddi zararının tazmini istemiyle 4/2/2008 tarihinde açtığı dava, Erzurum İdare Mahkemesinin 22/1/2009 tarihli ve E.2008/194, K.2009/114 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinde; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde 60 gün olduğu ve bu sürenin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, maddesinde; ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılacağı kurala bağlanmıştır.Aynı Yasanın maddesinde, ilgililerin haklarını ihlal eden bir işlem dolayısıyla Danıştay’a ve İdare ve Vergi Mahkemelerine dava süresi içinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davasını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu hükmü getirilmiştir.…Olayda davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesinin ekinde yer alan tebliğ- tebellüğ belgesinin incelenmesinden, davacıya verilen inşaat ruhsatı ile revizyon imar planının iptaline yönelik 2006 tarih ve 119 sayılı Meclis kararının bildirimine dair 2006 tarih ve 1971 sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü üst yazısının 2006 tarihinde davalı kooperatif başkanı Yılmaz Yaşlak imzasına tebliğ edildiği, bu itibarla davacıya verilen inşaat ruhsatı ile revizyon imar planının iptaline yönelik 2006 tarih ve 119 sayılı meclis kararından dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini için yukarıda hükmüne yer verilen Yasa maddesi uyarınca söz konusu meclis kararının tebliğ edildiği 2006 tarihinden itibaren 60 gün içinde doğrudan dava açması veya 2577 sayılı Yasanın maddesi uyarınca aynı sürede müracaat edilerek alınacak cevaba göre kalan sürede dava açılması gerekirken, bu süreler geçirildikten sonra 2007 tarihinde yapılan müracaatın reddedilmesi üzerine 2008 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğundan işin esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.” Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Altıncı Dairesinin 28/6/2011 tarihli ve E.2009/3359, K.2011/2520 sayılı kararıyla onanmış; karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 22/11/2012 tarihli ve E.2011/7587, K.2012/6618 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar başvurucuya 25/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 22/3/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin son fıkrası şöyledir:“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesi şöyledir:“ Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. Bu süreler;a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,… Tarihi izleyen günden başlar.” Aynı Kanun’un maddesi şöyledir:“ İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” Aynı Kanun’un maddesi şöyledir:“İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” Aynı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.”