Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ın ... ...’nde 23/07/2013-11/06/2015 tarihlerinde başkanlık yaptığını, Kulübe nakit sağlamak amacıyla davalı ... ile anlaşma yaptığını, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik' in 8.Maddesinde " Müşterilerden ek teminat mahiyetinde olmak üzere devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için; a) Alacağın vadesinde ödenmeyip
-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket (Kiracı) ile davalı...A.Ş. (Kiralayan) arasında,... Hava Limanı Yeni Dış Hatlar Terminal Binası geliş ve gidiş bölümlerinde yer alan yiyecek ve içecek ünitelerinin kiralanması konusunda 07/01/1998 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesinin 4.2. maddesinde, 'Kira, işbu sözleşmenin imzalanması ile aynı anda Türkiye'deki birinci sınıf bir Türk Bankasından alacağı kesin teminat mektubunu kiralayana verecektir. İki yıl için Teminat Mektubunun miktarı 400.000 ABD Doları olacaktır. Geri kalan yıllarda teminat mektubunun miktarı, bir önceki yılın gerçekleşen aylık ortalama kira bedelinin dört katına eşit olacaktır. Teminat Mektubu süresiz olacak ve bu sözleşme geçerliliğini koruduğu sürece yıllık olarak Ocak ayının 15. gününe kadar yenilenecektir", yine kira sözleşmesinin 10.4.maddesinde " Bu sözleşmenin sona ermesi üzerine Kiracı, hiçbir dekorasyonu almaksızın bir hafta içinde kiralanan alanı tahliye edecektir. Kiracının kusuru dışında bir sebepten veya sürenin dolmasından dolayı sözleşmenin sona ermesi durumunda Kiralayan, bölüm 4.2. uyarınca verilen kesin teminat mektubunu derhal iade edecektir. Sözleşmenin 10.1 maddede öngörülen sebepler nedeni ile sona ermesi halinde Kiralayan Kesin Teminat Mektubunu nakde çevirebilir." hükümlerinin yer aldığını, kira sözleşmesinin 4.2 maddesi uyarınca kira teminatı olarak; ...bank T. A. Ş. ...Şubesi'nin 06.01.1998 tarih ve ... no.lu,...bank T. A. Ş. ... Şubesi'nin 28.09.1999 tarih ve ... no.lu, ...Bankası ...Şubesi'nin 17.01.2003 tarih ve ... no.lu, ... Bankası ... Şubesi'nin 13.01.2004 tarih ve ... no.lu, ... Bankası ...Şubesi'nin 17.01.2005 tarih ve ... no.lu, ... Bankası ... Şubesi'nin 24.02.1999 tarih ve ... no.lu, banka teminat mektuplarının davalı kiralayana verildiğini, taraflar arasındaki işbu kira sözleşmesinin, davalı Kiralayanın 02.08.2007 tarihli fesih bildirimi sonucunda 13/09/2007 tarihi itibariyle sona erdiğini, müvekkili şirketin tüm ödeme yükümlülüklerini yerine getirdiğini, 22.10.2007 tarihinde 30.09.2007 tarihi itibariyle Kiralayan ile hesap mutabakatı yapıldığını, daha sonra 31.07.2008 tarihinde müvekkili şirketin Kiralayandan 100.000 ABD Doları alacaklı olduğuna ilişkin hesap mutabakatı yapıldığını, daha sonra müvekkili şirketin 29.02.2008 ve 24.03.2003 tarihli yazılarıyla verilen banka teminat mektuplarının ve 100.000 ABD Doları tutarındaki nakit teminatın iadesinin kiralayan davalıdan talep edildiğini, taleplerinin karşılanmadığı gibi teminat mektuplarının 25.09.2008 günü ilgili bankalara ibraz edilerek tazmininin talep edildiğini öğrendiklerini, bunun üzerine ilgili bankalara faks yazıları gönderilerek kiralayanın müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığının, teminat mektuplarının nakde çevrilmemesini, aksi takdirde uğrayacakları zarardan bankanın da sorumlu olacağını bildirdiklerini, buna rağmen 2 no.'lu davalı ... tarafından 24.02.1999 tarih ve 1698 no.lu teminat mektubunun bedeli 25.000- ABD Dolarının diğer davalıya ödendiğini, Teminat mektuplarının ilgili bankalara ibraz edildiği 25.09.2008 tarihinde, Mahkemeye başvurarak teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, Şişli .. Asliye Hukuk Mahkemesi 26.09.2008 tarihinde ... D. İş sayılı dosyadan, açılacak davada verilecek kararın kesinleşmesine kadar teminat mektuplarının ödenmemesi hususunda tedbir kararı verdiğini iddia ederek vaki 22/10/2007 ve 31/07/2008 tarihli mutabakatlar uyarınca, müvekkili şirketin 1 no.lu davalıya 07.01.1998 tarihli kira sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, kira sözleşmesinin 4.2. maddesi uyarınca kira teminatı olarak 1 no.lu davalıya verilen; ‘...bank T.A.Ş. ... Şubesinin 06.01,1998 tarih ve ...no.lu, ‘...bank TAŞ....Şubesinin 28,09 1999 tarih ve ... no.lu, ... Bankası ...Şubesi’nin 17.01.2003 tarih ve ... no.lu, ...Bankası ...Şubesi nin 13.01.2004 tarih ve ... no.lu, ...Bankası ... Şubesi nin 17.01.2005 tarih ve ... no.lu, teminat mektuplannın müvekkili şirkete iade edilmesine, davalı banka tarafından diğer davalıya ödenmiş olan 24.02.1999 tarih ve 1698 no.lu teminat mektubunun bedeli olan 25.000- ABD Dolarının davalılardan tahsiline, müvekkili şirketin 100.000 ABD Doları tutarındaki nakit teminat alacağının davalı şirketten tahsiline, Şişli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyadan verilen 26.09.2008 tarihli ihtiyati tedbir kararının, hükmün kesinleşmesine kadar devamına, Mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.2-Davalı karşı davacı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 07/01/1998 tarihinden 13.09.2007 tarihine dek devam eden kira sözleşmesi gereği ...'a düzenlenen faturaların, ...'ın KDV’den muaf olduğu yönündeki beyanlarına ve ibraz ettiği belgelere binaen KDV’ye tabi tutulmadığını ancak Antalya Kurumlar Vergi dairesince müvekkili şirketin kayıtları üzerinde yapılan incelemede, yapılan kira ödemelerinin KDV'ye tabi olduğu ve kesilen kira faturalarında vergi ziyaı doğduğu sonucuna varıldığını, daha sonra Temmuz/2004 - Mayıs/2006 dönemi için müvekkili şirkete toplam 2.875.946,- YTL KDV ve gecikme cezası çıkarıldığını, nihayetinde uzlaşma yoluyla gecikme faizi ile birlikte toplam 1.283.989,33 YTL ödemesine karar verildiğini, müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı tutarı rücuen ödemesini ...'tan defalarca talep etmesine rağmen ödeme yapılmadığını, ...'ın kira sözleşmesinden kaynaklanan borcunun bulunmadığının tespiti talebinin haksız ve yersiz olduğunu, kira sözleşmesinin 9.4 maddesi gereği, kira sözleşmesi nedeniyle doğabilecek her türlü vergi vs.'nin kiracı ...'ın yükümlülüğünde olduğunu, müvekkili ile ... arasında TTK mad. 87/2 anlamında bir cari hesap sözleşmesinin söz konusu olmadığını, kaldı ki taraflar arasında karşılıklı bir borç/alacak ilişkisi olmadığını, sadece ...'ın müvekkili şirkete kira ödemesinin söz konusu olduğunu, Yargıtay H. G. Krl.'nun kararının bu yönde olduğunu, cari hesabın varlığından söz edilse dahi mutabakat olarak anılan yazılarda vergi borcunun yer almamasının nedeninin "Hesap dışında kalan alacaklar” başlığını taşıyan TK’nun 91 maddesi olduğunu, takası kabil olmayan alacakların BK’nun 123 Maddesinde sayıldığını, buna göre vergi borcunun cari hesaba kaydının hukuken mümkün olmadığını, ...’ın verdiği teminat mektuplarının, kira sözleşmesinden doğacak borçların teminatı olduğunu, KDV'nin sorumlusu ... olduğundan teminat mektuplarının iadesinin mümkün olmadığını, aradaki ilişkinin cari hesap ilişkisi olmaması nedeniyle ...'a 100.000 USD nakit teminat iadesinin söz konusu olamayacağını, ...'ın müvekkili şirkete borcu var iken İş Bankasınca 25,000 USD'lik teminat mektubunun çözülmesinden dolayı alacak iddia etmesinin hiçbir dayanağının bulunmadığını, kaldı ki tahsil edilen 25.000 USD'nin karşılığında 30.437,50 TL için mahsuplaşma yapıldığını, Teminat mektupları üzerinde verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, dilekçenin ‘Karşı Dava" başlıklı bölümünde ise özetle, dilekçelerinin ekinde Ek.3 olarak yer alan 14.07.2006 tarihli Hesap Uzmanları Kurulu Vergi İnceleme Raporunda, ...'a kesilen kira faturalarına KDV eklenmemiş olması nedeniyle müvekkili şirketin vergi zıyaına yol açtığı sonucuna varıldığını, raporda, Temmuz /2004- Mayıs/2006 döneminin incelenmesi sonucunda toplam 1.166.792,34 YTL'lik KDV'nin ziyaı uğratıldığından bahisle bu bedelin müvekkilinden tahsil edilmesi ve tarh edilecek KDV’nin bir katı kadar vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinin belirtildiğini, raporu takiben ... Vergi Dairesince düzenlenen 08.08.2008 tarihli vergi/ceza ihbarnameleri ile İstanbul Marmara Vergi Dairesince düzenlenen 28.08.2008 tarihli vergi/ceza ihbarnamelerinin müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin ...'ın KDV Kanunu'nun 17/4-0 maddesinde yer alan istisnadan yararlandığına ilişkin beyanlarına ve sunduğu belgelere dayanarak kira faturalarına yansıtmadığını, ancak vergi incelemelerinin başlatılması üzerine müvekkili şirketin ...’a gönderdiği 15.09.2006 yazıda, gelişmeleri özetleyip ...'tan, ...'ın faaliyetlerine ilişkin olarak Maliye Bakanlığına verdiği bilgilerin tam ve doğruluğunun teyidini, kendilerine tebliğ edilen ancak ...’ın sorumluluğunda olan vergi/ceza ihbarnamelerine karşı hangi yargı yoluna başvuracakları konusunda bilgi verilmesini, konu ile ilgili savunmalarını oluşturacak her türlü bilgi ve belgelerin kendilerine iletilmesini, maruz kaldıkları yaklaşık 2 milyon YTL'lik vergi cezası riskine karşılık bir banka teminat mektubunun kendilerine verilmesini talep ettiklerini, ayrıca yapmak zorunda kalacakları ödemelerden dolayı ...'a rücu edeceklerini ihtaren bildirdiklerini, ...'ın bu yükümlülüklerini kabul etmemesi üzerine ...'a 05.06.2007 tarihli bir yazı daha göndererek Antalya Vergi Dairesi ile uzlaşma görüşmelerinin başlatılacağını ortak bir çözüm bulmalarının talep edildiğini, ...'ın buna yanaşmaması üzerine uzlaşma görüşmelerine katılan müvekkilinin, uzlaşma komisyonunun sunduğu rakamları bildirerek ...’tan görüş istediğini, ...’ın verdiği cevapta, müvekkili şirkete dava açılması ve kaybedilmesi halinde doğacak yükümlülüklerin üstlenileceğine ilişkin kendilerinden istenen taahhütnameyi koşullu olarak kabul edebileceklerini bildirdiğini, koşul olarak da kira sözleşmesinin bitiminden sonra da hava alanındaki yiyecek-içecek alanlarının yine ... tarafından işletilmesine devam garantisi verilmesini istediğini, bunun vergilerden dolayı sorumluluğun ikrarı olduğunu, müvekkili şirketin toplam KDV ve cezasının yarıya indirilmesi için Vergi Daireleri ile uzlaşmaya vardığını, dilekçede dökümüne yer verilen Temmuz/2004-Ağustas/2005 dönemi ile ilgili olarak (faiz dahil) Toplam 1.283.989,33 YTL olarak uzlaşılan vergi ve cezasının ... ile ilgili bulunmayan 232.265,00 YTL'sinin çıkarılmasından sonra ...'a ait olan miktarın 1.051.724,36 YTL olduğunu, bundan ... Bankasından tahsil edilen 30.437,50 YTL'nin düşülmesinden sonra kalan 1.021.286,86 YTL'nin ...’tan rücuen alacakları olduğunu, müvekkilinin uzlaşma protokolüne göre ...’ın ödemesi gereken vergi borçlarını aylık taksitler halinde ödemekte olduğunu, taksitlerin 31.01.2010 tarihinde tamamlanacağını belirterek mesnetsiz olduğu belirtilen tedbir kararının kaldırılmasına, davanın kötü niyetle açıldığını belirterek reddine, davacı / k.davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunun tespiti ile karşı davalarının kabulüne, 1.021.286,86 YTL’nin ... tarafından müvekkili şirkete ödenmesine, tüm yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı/ k.davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.3-Davalı ...Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş.'nın talebi üzerine verilen 24.02.1999 tarih ve 1698 no.lu, 25.000,00 USD bedelli kesin ve süresiz teminat mektubunun 25.09.2008 tarihinde diğer davalı şirket vekili tarafından tazmini talebinde bulunulduğunu, talep yerinde görülerek 25.09.2008 tarihinde 25.000,- USD karşılığı 30.437,50 YTL'nin muhatabın banka hesabına havale edildiğini, ancak Mahkemenin tedbir kararının teminat mektubu bedelinin ödenmesinden sonra 08.10.2008 tarihinde müvekkili bankaya tebliğ edilmiş olması nedeniyle tedbir kararının yerine getirilemediğini, davacı vekilinin müvekkili bankaya ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bankanın teminat mektubundan kaynaklanan hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, Yargıtay İ.B.K.'nun 1969/4 E -1969/6 K.sayılı karannda da belirtildiği üzere, banka teminat mektubunun garanti sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve bankanın teminat mektubu ile bağımsız bir borç yüklendiğini, müvekkili bankanın teminat mektubunda özetle hiçbir şart aranmaksızın ilk talepte nakten ödemeyi taahhüt ettiğini, muhatabın talebini reddetme hakkı bulunmadığını, Yargıtay kararlarına göre müvekkili bankanın lehdara ait defileri muhataba karşı ileri sürmesi mümkün bulunmadığını, müvekkili bankanın lehdar ile muhatap arasındaki ilişkiye taraf olamayacağını savunarak müvekkili banka açısından haksız ve hukuka aykırı sebeplerle açılan davanın reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.