Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemele
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... (T.C. No:..) isimli şahıs Müvekkilinin sağlık sigortası güvencesi kapsamında bulunduğunu, sözü edilen sigortalının, 19.10.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu yaralandığını, bu kaza sebebiyle tedavi görmüş olduğunu, söz konusu tedavi giderlerinin Müvekkili Şirket tarafından karşılandığını, müvekkili şirketin sigortalısının yaralanmasına sebep olan ... Plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunun tespit edildiğini, sigortalının, halefi olduğu hususu 27.04.2020 tarihli ... sayılı yazı ile davalı şirkete bildirildiğini, söz konusu yazı ile; tedavi masraflarının Sağlık Uygulaması Tebliği’ni (SUT) aşan kısmı 6.326,77-TL olduğunu bu tutarın davalı şirket tarafından ödenmesinin talep edildiğini. ancak davalı şirket tarafından Müvekkili Şirket’e herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafın işbu tutarı ödememesi üzerine davacı tarafın önce arabuluculuk başvurusu yapmış olduğunu; ekli arabuluculuk son tutanağından anlaşılacağı üzere anlaşma sağlanamadığından işbu davayı ikame etme zorunluluğunun hâsıl olduğunu belirterek davalı için tespit edilecek sorumluluk oranları kapsamında, şimdilik HMK 107. Madde uyarınca 5.000,00- TL tazminatın, müvekkili şirketin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Sigortacılık kanunu gereği müvekkili şirkete başvuru şartının gerçekleşmediğini, başvuru aşamasında sunulması gereken zorunlu evrakların kendilerine sunulmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” şeklinde değiştirildiğini, öncelikle davacının kusur durumunu tespit edebilmek adına ve ceza dosyasında uzlaşma mevcutsa müvekkili şirketin sorumluluğu olmayacağını, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle yalnızca sürekli iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik-bakıcı ve tedavi giderleri-yol masrafı sorumluluk kapsamında bulunmadığını, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinden talep olunmasında hukuka uyarlık olmadığını, müracaatçının SGK’lı olup olmadığına bakılmaksızın, mevzuata göre SGK tarafından karşılanması gereken giderler trafik sigortalarının teminat kapsamına girmediğini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına İstanbul adli tıp trafik ihtisas dairesi tarafından kusur raporu düzenlenmesini talep ettiklerini, zararın tespit edilmesi gerektiğini, sosyal güvenlik kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın öncelikle usulden reddine, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.