21. Hukuk Dairesi 2017/3798 E. , 2018/8716 K. "" MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : . İş Mahkemesi KARAR A)Davacı İstemi : Dava, davacının davalıya ait işyerinde 16/10/1989-01/07/2000 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı : Davalı ... vekili, davacının yabancı olduğunu, MÖHÜK'ün 48/2 maddesi gereğince muhtemel yargılama giderleri ve mahkemenin maruz kalabileceği zara…
**21. Hukuk Dairesi 2017/3798 E. , 2018/8716 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : . İş Mahkemesi KARAR A)Davacı İstemi : Dava, davacının davalıya ait işyerinde 16/10/1989-01/07/2000 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir. B)Davalı Cevabı : Davalı ... vekili, davacının yabancı olduğunu, MÖHÜK'ün 48/2 maddesi gereğince muhtemel yargılama giderleri ve mahkemenin maruz kalabileceği zararları karşılayacak tutarda teminat yatırmasının zorunlu olduğunu, mahkemece re’sen belirlenecek tutar yatırılmaksızın esasa girişilemeyeceğini, hizmet tespiti talebinin hak düşümüne uğradığını, davacının 16/10/1989 tarihinden itibaren müvekkil Üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladığını ve halen devam ettiğini, davacının 27/10/1989 tarihli işe giriş bildirgesi ve 19860108 sicil numarası ile ... kaydının yapıldığını, davacının sigortalı çalıştığının aşikar olduğunu, 506 sayılı Yasa'nın 3/II-A maddesi hükmüne uygun olarak kısa vadeli sigorta kolları üzerinden 01/06/2000 tarihinden itibaren ise tüm sigorta kolları üzerinden Kuruma bildirildiğini, davacı için yasal olarak yalnızca hastalık primi ödenmesi yeterli olduğu halde 01/12/1997-31/05/2002 dönemi bakımından tüm kısa vadeli sigorta kolları üzerinden prim ödediğini, Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Uyruklu Öğretim Elemanı Çalıştırılması Esaslarına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 12. madde hükmünde hastalık primi kesileceğinin belirtildiğini, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 26/10/2010 tarih ve 2009/13984 E., 2010/10521 K. sayılı bozma illamı ile Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 15/03/2010 tarih ve 2009/2945 E., 2010/2766 K. sayılı ilamında davacının sonradan Türk Vatandaşlığını kazandığı halde yasanın geriye yürütülmesi gibi bir yöntemi kabul etmediğini, davada hukuki yarar olmadığını, davanın kabulü halinde müvekkilinin kusur ve prim aslından başka sorumluluğu olmadığını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 24/04/2007 tarih ve 2007/5694 E. 2007/6391 K. sayılı ilamının bu yönde olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Kurum vekili, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile değişik 7.maddesinin son fıkrası kapsamında tespit davalarında işverenle birlikte zorunlu dava arkadaşlığı durumunun kalktığını, Kurum yönünden kendine özgü feri müdahil statüsü getirildiğini, Kuruma dava yöneltilmesinin mümkün olmadığını, Kurum tarafından yapılan tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :