3. Hukuk Dairesi 2012/19624 E. , 2012/23775 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 32.676,14 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların çocuğu tarafın
**3. Hukuk Dairesi 2012/19624 E. , 2012/23775 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 32.676,14 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların çocuğu tarafından çıkarılan yangın nedeniyle kurumlarının zarara uğradığını belirterek; yangın söndürme gideri nedeniyle idarenin uğradığı 32.676,14 TL zararın davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; orman yangınına zihinsel engelli oğlunun sebebiyet verdiğini, yangının çıkışında kendisinin ve eşinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalıların üzerlerine düşen dikkat ve özeni gösterseler dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyecekleri gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, TMK'nın 369.maddesinde düzenlenmiş olan aile başkanının yasal gözetim ve özen ödevinin yerine getirilmemesine dayanan tazminat istemine ilişkindir.Medeni Kanun'un 369/1.maddesine göre ev başkanı ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur.Ev başkanının sorumluluğu kusura dayanmayan, yasal gözetim ve özen ödevinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan bir sebep sorumluluğudur. TMK'nın 369.maddesinde ev başkanının objektif özen ödevini yerine getirmediği bir karine olarak kabul edilmiştir. Buna göre aile başkanının sorumlu tutulabilmesi için, özen ve gözetime muhtaç aile üyelerinden birinin hukuka aykırı bir davranışla üçüncü kişilere zarar vermiş olması yeterlidir.Ancak aile reisi bu karineyi çürütmek imkanına sahiptir.Bir olayda aile başkanının özen ödevini yapıp yapmadığını tespit görevi hakime aittir. Hakim, takdir hakkını kullanırken, özen ve gözetime tabi tutulması gerekenin yaşını, karakterini, olgunluk derecesini, tehlikenin varlığını ve çeşitlerini idrak edebilme ve bunları önleyebilme yeteneğini, sosyal çevreyi ve şartları ayrıca gözonünde bulundurmalıdır.Aile başkanı çocuğuna iyi terbiye verdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulamaz. Çünkü terbiyeden ve terbiyenin sonuçlarından değil, kendisine düşen özen ve gözetim ödevinin gerekli kıldığı tedbirleri alıp almamakla sorumludur. Soyut nasihat ve talimat verme, özen ve gözetim ödevinin yerine getirildiğinin kanıtı olamaz. Somut olayda, küçüğün oynadığı çakmakla tarlalarındaki otları yakmak suretiyle gerçekleştirdiği eylem, küçüğün davalı anne babası tarafından yangına sebebiyet verilebileceği, zarara yolaçabileceği konusunda eğitilmemiş olduğunu gösterir. Kaldı ki; ormanın yanında tarlası bulunan davalıların 9 yaşında ve %70 zihinsel özürlü bulunan çocuğu ormana bitişik tarlada elinde oynadığı çakmakla yalnız bırakmaları gerekli dikkat ve özeni göstermediklerinin bir kanıtıdır.Mahkemenin MK'nın 369.maddesinin yorumunda ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşerek davayı reddetmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde mahkemece yapılacak iş; öncelikle zarar kapsamını belirleyip; varsa indirim nedenlerini de tartışarak hasıl olacak sonuca göre tazminata hükmetmek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.