3. Hukuk Dairesi 2015/8090 E. , 2016/7543 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında petrol istasyonuna ili…
**3. Hukuk Dairesi 2015/8090 E. , 2016/7543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında petrol istasyonuna ilişkin adi ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, davalının sözleşme hükümlerine uymadığını, bu hususların belirlenmesi amacıyla mahkemece tespit yapıldığını, müvekkilini işyerine almadığını, tespit tarihine kadar pompaların çalıştığının, işyerine brüt 15.210,82 TL para girişinin olduğunun belirlendiğini, davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen sözleşmeye aykırılıkların devam ettiğini, ortaklığın bir çok borcu olduğunu, ortaklığın bozulması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek; sözleşmenin iptaline, ortaklığın tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla borç miktarının % 50 si olan 16.794,63 TL'nin ilgili yerlere ödenmek üzere ve satışlardan elde edilen gelirin % 50 si olan 7.605,41 TL'nin satış yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, ortaklık için öngörülen 5 yıl boyunca mahrum kalınan şimdilik 1.000,00 TL karın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacı ve eşinin kendisini petrol istasyonuna almadığını, akaryakıt temin etmedikleri için kendiliğinden istasyonun kapandığını, işçilerin maaş alamadığını, ortaklık sözleşmesi gereği ödeme yapılmadığını, gelir ve para işlerinin davacının eşi tarafından yapıldığını, mülk sahibi olan eşinin kira bedelini alamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile adi ortaklığın tasfiyesine, ortaklığın aktif değerler toplamı 24.658,37 TL'nin, ortaklık borcunun % 50 si 552,52 TL nin davalıdan tahsiline, davacının zarar talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleriyle alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır.