T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/3201 KARAR NO: 2026/33 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/10/2025 NUMARASI: 2025/453 E - 2025/788 K DAVANIN KONUSU: Adi Ortaklık KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapıl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/3201 KARAR NO: 2026/33 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/10/2025 NUMARASI: 2025/453 E - 2025/788 K DAVANIN KONUSU: Adi Ortaklık KARAR TARİHİ: 12/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkillerinin davalılar ile 28.09.2012 tarihinde ... ili ...ilçesi Belediyesi ihaleye çıkartılan Otogar Yapımı ve İşletilmesi işine ortak girişim olarak müşterek teklif vermek ve ihale konusu iş bu ortaklık üzerinde kalması halinde Müştereken işi ikmal etmek amacıyla ortaklık kurmak için anlaştıklarını, yapılan anlaşma gereği müvekkili ... % 50 , ...'in % 22, 5 ...'ın %22, 5, ...'nın ise % 5 hisse oranında işbu ortaklıkta hisse sahibi olacaklarını, otogar yapımı müvekkillerinin inşaat şirketi olan ... ... Nakliyat İnşaat San.ve Tic.A.Ş. tarafından yapılacağını, ortaklardan ...'nın % 5 olan hisse payını davalılardan ...' e devrettiğini, ...'in ortaklık payı % 27.5 'a çıktığını, müvekkilinin işbu hisse devrine onayı olmadığı gibi haberinin dahi bulunmadığını, davalıların müvekkilleri ile akdedikleri Ortaklık Sözleşmesinin 9 .maddesine aykırı davrandıklarını, ilgili hüküm uyarınca ortaklardan birinin hissesinin devri için en az diğer 3 ortağının onayının bulunması gerektiğini, otogar yapımı işinin tamamen müvekkilleri firma tarafından karşılanacak olup diğer ortaklar gerekli olan harcamalardan sorumlu olmayacaklarını, müvekkillerinin otogar yapım işini tamamladıktan sonra otogar yapımı için yapmış olduğu harcamalardan karşılayacağını, diğer ortakların müvekkilinin otogar yapım işi için yapmış olduğu harcamaları karşılayana kadar herhangi bir ücret veya para yerine geçen hiçbir değeri müvekkillerinden talep edemeyeceklerini, müvekkillerinin otogar inşaatını tamamladıktan sonra mevcut harcamaları amortisman düştükten sonra kalan değerin % 50 'sini ortaklar tarafından kurulacak veya devralınacak yeni bir işletme firmasına fatura edeceğini, işletmeden çekilecek işletme ile ilgili herhangi bir talepte bulunmayacağını, yalnızca kurulacak olan işletmeye % 50 hisse ile ortak olacağını, davalıların ortaklık sözleşmesi uyarınca beklenen katkıyı veremediklerini, otogar işletmesinden beklenen kazançların kaybına neden olduklarını, hal böyle olunca ortaklığın amacının gerçekleştirmeyeceğinin ortaya çıktığını, zorunlu dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını beyanla; taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; bu dava ile konu ve tarafları aynı olan taraflarınca daha önce ikame edilmiş İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/291 E. Sayılı dosyası ile derdest davanın Yargıtay İncelemesinde olup, davanın HMK'nun 114'üncü maddesi uyarınca usulden reddinin gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun yerine getirilmediğini, taraflar arasında imzalanan Ortaklık Sözleşmesi'nin 6. maddesinde açıkça davacı şirketin / Müteahhit firmanın otogar inşaatını tamamlamasını müteakip, otogar işletmesini %50 şer payla müvekkillerle birlikte kuracakları ortak şirkete devredeceğinin düzenlendiğini, bu süreçte ... İli, ...Belediyesi tarafından ihaleye çıkartılan Otogar Yapımı ve İşletilmesi, ihalesi sözleşme ve adi ortaklık kapsamında kazanılarak İdare ile sözleşme akdedilmiş ve inşaat tamamlanarak 23.10.2013 tarihinde faaliyete geçildiğini, müvekkillerinin, bu süreçte yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacı şirket ... ... İnşaat A.Ş. Ve yetkilisi ... edimlerini ifa etmekten ısrarla kaçınarak müvekkillerini zarara uğrattığını, açıkça taahhüt etmiş olmasına rağmen otogar işletmesi için müvekkilleri ile birlikte kuracakları ve müvekkilleri tarafından yönetilecek şirketin kuruluşundan imtina ettiğini, Otogar işletmesini kendi şirketi üzerinden yapmayı sürdürdüğünü beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle, HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalılar vekili istinaf etmiştir,Davalılar vekilince verilen istinaf dilekçesinde; "bu dava ile konu ve tarafları aynı olan tarafımızca daha önce ikame edilmiş derdest dava yargıtay incelemesinde olup davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114'üncü maddesi uyarınca usulden reddi gerekmektedir.Müvekkil şirket tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/565 E. Sayılı dosyası ile davalının ...Belediyesi Otogar Yapımı ve İşletilmesi ile ilgili “Ortaklık Sözleşmesi”nde düzenlenen edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle ortaklığın feshi, derdest dava davalılarının müvekkillerden ... ve ...'e otogar işletme sözleşmesinin bitiş tarihine kadar mahrum kalınan kazanç ve kar kaybı ile ilgili tazminat ödemesine hükmedilmesi talep edilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu ekte sunulan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2021/2100 E., 2022/661K. Ve 16/03/2022 tarihli karar ile; "... dava konusu işletme “ticari işletme” niteliğinde olup, ortakları da tacir sıfatına haizdir. Bu durumda, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunan uyuşmazlık, TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca ticari dava niteliğinde olduğundan ihtilafın, asliye ticaret mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir." şeklinde hüküm kurularak tespit edilmiştir. Bunun üzerine yeniden esas alan davada yargılama süreci henüz devam etmektedir. Özetle, aynı konu, taraf ve uyuşmazlığa sahip davanın derdestlik sebebiyle reddedilmesi gerekirken hatalı şekilde görevsizlik kararı verilmiştir. Bu kapsamda, davacıya karşı İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/291 E. Sayılı dosyasındaki / derdest davadaki taleplerimiz dahil olmak üzere süreç ile ilgili her türlü tazminat haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın derdest olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken verilen hatalı görevsizlik kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunun tespitine karar verilmesi" gerektiği ileri sürülmüştür....nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; dava , adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzel kişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı madde gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak) iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, HMK 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemelerce resen dikkate alınması gerekmektedir.Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacılardan şirketin tacir olduğu açık ise de, davacı gerçek kişinin ve davalı gerçek kişilerin adi ortaklıkta "tacir" sıfatını taşıyıp taşımadığının görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden tesbiti gereklidir. Adi ortaklığı oluşturan tarafların tamamı yönünden TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için, ortakların tamamının tacir olması koşulu şartının gerçekleşmesi aranmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; adi ortaklık sözleşmesinin incelenmesinde; adi ortaklığı davacı ... ... %50 hisse, davalı ... %22,5 hisse, davalı ... % 22,5 hisse, davalı ... ise % 5 hisse ile oluşturmaktadır. Davacı ... Nakliyat'ın adi ortaklıkta payı yoktur ve ihalede yüklenici konumundadır.Bu durumda adi ortaklık davacı ve davalı gerçek kişilerden oluşmaktadır. Adi ortaklığın yapacağı işin ticari olması eldeki davayı ticari nitelik kazandırmamakta olup davacı ve davalı gerçek kişi ortakların tacir sıfatına sahip olması gerekmektedir. Mahkemece,Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazı cevaplarına göre; davalı ...'ın tacir sıfatını haiz olduğu, davalı ... mali müşavir olduğu, davalı ... basit usulde vergilendirildiği, davacı Abdurrahaman ...'nın ise kira geliri sebebiyle mükellef olduğu,ticaret Sicil kaydına göre bu davacının ... ... Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketin tek ortağı olduğu , ayrıca Vergi Dairesi cevabına göre , dava dışı ... Döviz ve Altın ... Anonim Şirketinin de ortağı ve yöneticisi olduğu ,ayrıca Esnaf Odasına kayıtlı olduğu görülmektedir.Buna göre ,davalılar ... ve ...'in tacir sıfatını haiz olmadıkları anlaşılmıştır.Böylece ,nisbi ticari dava koşullarının mevcut olmadığı , davaya konu adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı,davanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.230,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 498,80 TL'nin davalılara iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/01/2026