Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın ----- numaralı banka kartının kopyalandığı müvekkil bankanın ilgili birimlerince tespit edildiği ----- müvekkil banka nezdinde bulunan hesabından, kimliği meçhul şahıslarca; kart kopyalama sonucu, ------- gönderildiği, müşteri tarafından bankaya başvurulması sonucu, gerçekleşen transfer işleminin müşteri tarafından yapılmadığı, müşterinin banka kartının kopyalandığı, bunun üzerine ----- zararları da müvekkil banka tarafından karşılanmış,
-Davacı vekili dava dilekçesinde özette; Müvekkili şirketin 1980 yılından beri Türkiye'de lens piyasasında faaliyet gösterdiğini, ... Limited ile müvekkili şirket arasında 08.10.1999 tarihinde, anılan şirketin ingiltere'de ürettiği ürünlerin Türkiye'de müvekkili şirkete satılması ve müvekkili şirketin tek yetkili satıcı olması konusunda Distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 7. maddesinde, müvekkilinin ... ve ...ürünlerinden l.yılın (1999) sonuna kadar 60.000 adet lens ve 2. yılın (2000) sonuna kadar 100.000 adet lens satın alması hedefini gerçekleştirmesi halinde Türkiye'de yetkili tek satıcı sıfatını kazanacağının kararlaştınldığını, müvekkilinin bu hedefi gerçekleştirdiğini, bu sırada davalı ...şiriketinin davalı şirket tarafından devir alındığını ve distribütörlük sözleşmesinin bir değişiklik olmaksızın devam ettiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen 29.07.2008 tarihli yazıda bu hususun bildirildiğini, Distribütörlük sözleşmesinde iki adet ürün konu olsa da taraflar arasında devam eden tek satıcılık ilişkisi içersinde müvekkilinin 11 adet ürünün de tek satıcılığını yaptığtro, ürünlerin Türkiye'de pazar payını artırdığını, buna mukabil davalı şirketin 2012 yılının son aylarından itibaren distribütörlük sözleşmesine aykırı davranışlar içine girdiğini, e-mail yazışmalarda ürünlerini Türkiye'de bizzat ve 3. şahıslar aracılığı ile satacağını bildirdiğini, ayrıca Türkiye'de ... Şti.'ni kurduğunu öğrendiklerini, müvekkiline gönderdiği 11.07.2013 tarihti ve diğer mailler ile bu gelişmeleri açıkça dile getirdiğini, bu ihlallere son vermesi konusunda müvekkili tarafından gönderilen 20.08.2013 tarihli yazıya rağmen ihlallerin devam ettiğini, daha sonra davalı şirketin müvekkiline ... Noteiliği'nden keşide ettiği 22.08.2013 tarihli ihtarnamede distribütörlük sözleşmesini 1 yıllık fesih ihbar süresine riayet etmeksizin feshetmek istediğini, buna karşı... Noterliği'nden gönderdikleri 05.09.2013 tahhli ihtarnamede itiraz ettiklerini, bunun üzerine müvekkilinin siparişleri yerine getirilmeyecek davalının ürün satışiannı durdurduğunu, ürünleri Türlyye'de bizzat ve 3.şahıslar vasıtasıyla sattığını, davalının distribütörlük sözleşmesini haksız olarak feshetmesi üzerine müvekkili tarafından...Notertiği'nden gönderilen 14.03.2014 tarihli ihtarnamede, 277.027,36 TL denkleştirme (portföy) tazminatı, 379.254,31 TL kar kaybı ve diğer zararları için şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat talep edildiğini, ihtarnamenin cevapsız kaldığını, Davalı şirketin müvekkilinin 08.101999 imza tarihli sözleşmeden ve taraflar arasında süregelen ticari ilişkiden doğan münhasırlık hakkını ihlal ettiğini, taraflar arasında süregelen 15 yıllık ticari ilişki kapsamında sözleşmedeki markalarla başlayıp gelişen teknoloji, taraflar arasındaki tican mutabakat ve teamüllerle 10 markadan fazla ürününü satması için müvekkili şirkete Türkiye sınırları dâhilinde münhasır satış hakkı verildiğini, Böylece tek satıalık ilişkisinin ...ürünlerinin yanı sıra ... ürünlerini de kapsadığını, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... E. - ... K. numara ve 11.10.2001 tarihli kararında, "Tek satıcıhk sözleşmesi ite yaptma (davalı) memüllerin tamamını veya bir kısmını belirli bir bölgede inhisari olarak satmak üzere tek satıcıya gönderme yükümlülüğünü üstlendiğinden, aksi kararlaştırılmadıkça davalının, tek satıcı olan davacının sözleşme bölgesinde doğrudan satış hakkı yoktur. Davacı, satış yapmama yükümlülüğünü ihlal eden davalıdan tazminat isteyebilir." denildiğini, buna rağmen davalı şirketin müvekkilinin rızası hilafına Türkiye'de şirket kurduğunu, nitekim ticaret siciline kayıtlı merkez adresi "..." olan ... Şirketi'nin davalı tarafın bilgisi ve onayı dahilinde kurulduğunun öğrenildiğini, bu şirketin faaliyet alanı "Kontakt lens ve kontak lens solüsyonlarının distribütörlük işinin yürütülmesi olarak belirlendiğini, böylece davalı şirket ürünlerinin Türkiye'de doğrudan pazarlaması ve satışı için şirket kurduğunu. Şirket kuruluşuyla birlikte davalı tarafından Türkiye'de kontak lens işiyle uğraşan kişi ve firmalara e-mailler gönderildiğini, telefon aramaları yapıldığını, bu e-mail ve görüşmelerde... şirketinin kurulduğu ifade edilerek va şirketin Türkiye pazarında faaliyet gösterip doğrudan satışlar yapılacağının ve daha ucuz ürün sağlanacağının bildirildiğini, bu durumun müvekkilinin müşterileri üzerinde olumsuz etki yarattığını, müşterileri müvekkilinin pazardan çekildiğini ve faaliyetlerine son verdiğini düşünerek sipariş vermediklerini veya siparişlerini iptal ettiklerini, davlı şirketin 08.10.1999 tarihli Distribütörlük Sözleşmesini haksız bir şekilde ve sözleşmede kararlaştırılan bir yıllık fesih ihbar süresine uymadan feshettiğini, ... Noterliği kanalıyla ... yevmiye numara ve 22.08.2013 tarihli ihtarnameyi keşide ettiğini, feshin dayanağı olarak aşağıda sıralanan haksız gerekçelerin belirtildiğini, 'Tek satıcının sözleşme konusu ürünlerin sürümünü artırmak için bir çaba göstermemesi", "Pazann istikrarlı büyümesine rağmen satışlarda artış sağlamaması', "Sözleşmeye konu ürünlerle rekabet halinde olan ürünlerin satışını yapması", "Müvekkile sözleşmeye konu ürünler ve piyasanın durumu hakkında yeterli bilgi vermemesi" "Müvekkilinin menfaatlerini korumaya yönelik bir çaba göstermemesi", "Sözleşmeye konu mallan korumaya yönelik bir çaba göstermemesi ve Türkiye'de süregelen marka ihlalleri hakkında müvekkili bilgilendirmemesi", "Sözleşmeye konu markalara ilişkin idari yükümlülükleri yerine getirmemesi" Oysaki bu gerekçelerin afakî ve haksız olduğunu, somut uyuşmazlıkta 2013 yılı Mart ayından sonraki e-mail yazışmaları, üretici... tarafından artık Türkiye'de faaliyette bulunulacağına dair fuarlarda yapılan tanıtımlar, müşteri çevresini oluşturan doktor ve optikçilere yönelik açıklamalar ve taraflar arasındaki yazışmalar, ... Türkiye şirketinin kurulması davalı şirketin doğrudan sattşlar yaptığını gösterdiğini, bu hususları desteklemek amacıyla ...şirketinin internet sitesi çıklılannı dilekçenin ekinde sunduklarını, üretici davalı şirket tarafından müvekkilinin tek satıcılık hakkının ihlal edileceği ve distribütörlük sözleşmesinde de ilk iki yılı ( 1999 ve 2000 yılları ) hariç asgari satm alma yükümlülüğü kararlaştırılmadığı gerçeği karşısında; müvekkilinin satış hedeflerine ulaşamadığı gerekçesiyle sözleşmenin feshedilebilmesinin mümkün olmadığını, dahası davalı şirketin ihlallerine rağmen müvekkilinin satışları artırmak için tüm çabayı göstermesi ve satış rakamlarını artırması sebebiyle de bahse konu fesih gerekçesinin haksızlığının aşikâr olduğunu, sözleşmeye konu ürünlerle rekabet halinde ürünlerin müvekkilimiz tarafından satıldığı iddiasının da asılsız olduğunu, bu iddiayı kanıtlayan herhangi bir uyan ve belgenin bulunmadığını, Türkiye'deki kontak lens piyasası hakkında yeterince bilgilendirilmediği, marka ihlallerine göz yumulduğu ve marka ihlallerine karşı gerekli idari yaptınmların uygulanmadığı iddialarının da gerçek dışı olduğunu, davalının bu konuda herhangi bir ihtarı veya delili bulunmadığını, tüm bunlara ilaveten davalı şirketin fesih ihbar öneline de uymadığını, Distribütöriük Sözleşmesinin 8. maddesinde sözleşmenin feshi için bir yıllık ihbar süresi zorunluluğu getirildiğini, dolayısıyla davalı şirketin sözleşmeyi haksız ve sözleşmeye aykırı bir şekilde feshettiğini, müvekkiline denkleştirme tazminatı, kar kâybı tazminatı ödemesi ve müvekkilinin diğer zararlarını tazmin etmesi gerektiğini, davalı şirketin müvekkiline denkleştirme tazminatı ödemesi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 122. Maddesinin aynen; "Denkleştitme istemi: MADDE 122- (1 ) Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a) Müvekkili acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b) Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilere yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa, c) Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa, acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir, Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yılltk komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz, sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. Müvekkilin, feshi hakli gerektirecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse acente denkleştirme isteminde bulunamaz. Denkleştiıme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi halinde de uygulanır. " şeklinde olduğunu, bu kanun maddesine paralel olarak Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... E. -... K. numara ve 21.03.2003 tarihli kararında; "Tazminat davasında, taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi imzalandiğı ve sözleşmenin davalı tarafından faks ite feshedildiği konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Müşteri çevresini tamamen veya önemli ölçüde genişleten tek satıcının sözleşmenin hakli bir neden haricinde sona erdirilmesi durumunda tek satıcıya münasip bir tazminat ödemesi hakkaniyet gereğidir. Portföy tazminatının davacı şirketin son beş yılın ortalama yıllık kazancı, son yılın kazancı ve son iki yılın ortalama kazancına göre belirleneceği belirtilmiş ise de, davacının talep edebileceği portföy tazminatı miktarı mahkemenin takdirine bırakılmıştır; Bu durumda mahkemece geciktirici nedenleri irdelenmek suretiyle bilirkişi raporunda belirtilen seçenekler gözetilerek hüküm kurulması, bilirkişi raporu yeterli görülmezse oluşturulacak yeni bir uzman bilirkişi kurutundan rapor alınmalıdır. " Davalı tarafın Distribütörlük Sözleşmesini haksiz bir şekilde feshettiğini, müvekkilinin satış rakaminı artırarak Türkiye'deki satışların çok yüksek seviyelere ulaşmasını sağladığını ve ciddi müşteri çevresi oluşturduğunu, fesih ile müvekkil şirketçe sağlanan müşteri portföyü ağının ve müşterilerin tamamıyla davalı tarafa geçtiğini, davalının söz konusu ürünleri sattığını ve halen de satmaya devam etmekte olduğunu, müşteri portföyüne sahip olmak suretiyle menfaat elde ettiğini, bu durumda müvekkiline denkleştirme tazminatının ödenmesinin hakkaniyet gereği olduğunu, söz konusu denkleştirme tazminatının müvekkilinin Distribütörlük Sözleşmesi kapsamında son beş yıl içinde elde ettiği karın ortalaması miktarında olacağını, müvekkinîn davalı şirket ile arasındaki sözleşmesel ilişki uyarınca son beş yıl içinde yaptığı satışlardan elde ettiği karın yıllara göre şu şekilde olduğunu: 2009 yılı karı 180.268,27-TL, 2010 yılı karı 161.635,89-TL, 2011 yılı karı 278.103,60-TL, 2012 yılı karı 365.824,74-TL ve 2013 yılı karı 379 254.31-TL, bu kar miktarlarının 5 yıllık ortalaması olan 277.027,36 TL'nin müvekkili şirketin davalıdan talep edebileceği denkleştirme tazminatı olduğunu, Distribütörlük sözleşmesini haksız bir şekilde ve fesih öneline uymadan fesheden davalı şirketin müvekkilinin uğradığı ve uğrayacağı kar kaybını tazmin etmesi gerektiğini, Tek satıcılık sözleşmesinin taraflardan birinin haksız bir şekilde feshedilmesi durumunda diğer tarafın uğradığı zararlarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu nun 112. ve devamı maddeleri uyarınca tazmin edilmesini talep edebileceğini, Burada tazmini talep edilecek zararın, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle bulunulan ekonomik durum ile sözleşme gereği gibi ifa edilseydi bulunulacak olan ekonomik durum arasındaki fark olduğunu, bu farktan, yani müspet zarar kalemlerinden, bir tanesinin de kar kaybı olduğunu, Davalının 22.08.2013 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile Distribütörlük Sözleşmesini feshettiğini ve müvekkiline ürün göndermediğini dolayısıyla davalı tarafın müvekilinin bir yıllık fesih öneli içinde elde etmesi gereken karı müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkile şirketin, ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğu üzere, bahse konu Distribütörlük Sözleşmesi kapsamında 2013 yılında 379.254,31 TL kar elde ettiğini, sözleşme devam etmiş olsaydı müvekkilinin en az 2013 yılında elde edilen kara eş miktarda kara sahip olacak olduğunu, Distribütörlük sözleşmesini haksız bir şekilde fesheden davalı şirketin müvekkilinin uğradığı müspet zararlarını tazmin etmesi gerektiğini, Tek satıcılık (distribütörlük) sözleşmesinin üretici tarafından haksız bir şekilde feshi halinde; tek satıcının kar kaybının yanı sıra haksız fesih nedeniyle uğradığı diğer zararlarında da tazmin edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin uzun yıllar boyunca yatırım yaptığı çalışanlarını Distribütörlük Sözleşmesinin feshi nedeniyle kaybettiğini, bu çalışanlarına tazminatlar ödemek zorunda kaklığını, müvekkilinin Distribütörlük Sözleşmesi ile bağlı olarak yaptığı, ancak amorti edemediği yatırımları bulunduğunu, Tüm bu zararların nihai hesaplamasının bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek durumda olduğunu, denkleştirme tazminatı ve kar kaybı hariç olmak üzere, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve şimdilik olmak kaydıyla, 1.000,- TL maddî tazminatın müvekkili şirkete ödemesi gerektiğini, dava konusu ihtilaf İle ilgili olarak HMK madde 293 uyanca alınan uzman görüşünün de davalarının haklılığını kanıtladığını, dilekçeleri ekinde yer alan uzman görüşünün yukarıda açıklanan iddia ve taleplerinin haklılığını teyit etmekte olduğunu, mütalaada davalı şirketin; müvekkilinin Türkiye'deki tek satıcılık hakkını ihlal ettiği, Distribütörlük Sözleşmesini haksız ve fesih ihbar süresine uymadan feshettiği, müvekkiline denkleştirme tazminatı ve kar kaybı tazminatı ödemesinin gerektiği ve müvekkilinin diğer zarar ve ziyanlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın kabulüne, Tek satıcılık sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve fesih ihbar süresine aykırı bir şekilde feshedilmesi ve ayrıca müvekkilinin tek satıcılık hakkının davalı tarafça ihlal edilmesi nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı katmak ve şimdilik olmak kaydıyla davalının müvekkiline 277.027,36 TL denkleştirme tazminatı, 379.254.31 TL kâr kâybı tazminatı ve yine şimdilik olmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatı TCMB tarafından ilan edilen ve ticari ıştere uygulanan en yüksek faiz oranında her bir zararın vuku tarihinden itbaren işlemiş/işleyecek temerrüt faizi ile birlikte, ödemesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.