T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/165 Esas KARAR NO : 2025/1235 (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI : 2022/86 Esas, 2023/102 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/165 Esas KARAR NO : 2025/1235 (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2023 NUMARASI : 2022/86 Esas, 2023/102 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 09/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil...Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin uzun yıllardır tekstil sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu; 2009 43025 nolu “... ... ...” markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 24. sınıfta müvekkil şirket adına tescilli olduğunu, Müvekkil markasının uzun yıllardır aktif bir şekilde kullanılmakta olduğunu; Davalı şirketin ise 07.12.2020 tarihinde kurulmuş olduğunu, Davalının 03.12.2020 tarihinde başvuru yaparak “... ...” markasını 24 ve 35. sınıflarda adına tescil ettirmiş olduğunu, Davalı tarafın müvekkil markasının tıpatıp aynısını ticaret unvanı olarak kullandığını ve marka olarak da tescil ettirmiş olduğunu, davalının 2021/152806 no.lu “SC ...” marka başvurusunda da bulunmuş olduğunu, davalının haksız markasal kullanıma son vermesi için ihtarname gönderildiğini ancak davalının haksız kullanıma devam ettiğini, markalar arasında benzerlik olduğunu, davalının başka bir ifade kullanma olanağı varken müvekkilinin "SC ... ..." markası ile karıştırılması kaçınılmaz olan "... ..." ifadesini tercih etmesinin iltibas ve haksız rekabete neden olduğunu, dolayısıyla bu sebeple de markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini belirterek neticeten; davanın kabulü ile müvekkilinin tescilli markası "SC ... ..." markasına vaki ve devam eden tecavüzün tespiti ve durdurulması, “... ...” markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Hükümsüzlüğü talep edilen 2020 151900 nolu “... ...” markasının müvekkil ... ... Tekstil Mimarlık ve İthalat İhracat Ltd. Şti. adına tescilli bir marka olmadığını, Davacı ve davalı müvekkil adına tescili olan markaların benzer olmadığını ve markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bir bütün olarak incelendiğinde benzer olmadıklarını, Müvekkili davalı şirket markasını gören tüketicinin “... ...” ibaresini bir bütün olarak algılayacakken, davacı taraf markasını gören tüketicinin aklında “...” logosunun kalacağını; Davacı markasındaki “... ...” ibaresinin benzerlik değerlendirmesine dahil edilmesi durumunda bir asgari işitsel benzerliğe sebep olan “...” kelimesinin tüketici zihninde yer etmeyeceğini, Davacı şirket markasındaki “... ...” ibaresinin güçlükle seçilebilmekte ve güçlükle okunabilmekte olduğunu, Müvekkili şirket markasının “skarlıt fabriks” şeklinde telaffuz edildiğini ve davalı şirket markasının “se he” şeklinde telaffuz edildiğini, Karıştırılma ihtimalinin meydana gelebilmesi için ilgili tüketicilerin söz konusu markalara ait ürünlerin aynı kaynaktan geldiğini düşünmeleri gerektiğini, Müvekkile husumet yöneltilemeyeceğinden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında; davacının markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davası bakımından hükümsüzlüğü istenen 2020/151900 tescil numaralı markanın dava dışı ...adına tescilli olduğu, markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davaların yalnızca markanın sicilde kayıtlı hak sahibine karşı açılabileceği gözetilerek, davalıya karşı açılan markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin durdurulmasına ilişkin talebi bakımından yapılan incelemede ise; dosya arasına alınan TPMK kayıtları incelendiğinde; 2009/43025 no.lu “... ... ...” markasının 24. sınıfta “Dokunmuş veya Ev tekstil ürünleri (bayraklar, flamalar, mendiller dahil)” davacı adına tescil edilmiş olduğu, davalı tarafça dava dışı... adına tescilli markanın ürünlerde kullanıldığı, davacı ile davalının aynı sektörlerde iş yaptıkları, davacı adına tescilli markanın esaslı unsuru olan "..." ibaresinin davalı tarafça "..." şeklinde kullanılageldiği, davalının kullanımlarının tüketici nezdinde ürünlerin kaynağının aynı işletme olduğu veya birbiri ile bağlantılı işletmeler olduğu izlenimi yaratabilecek olmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca haksız rekabet iddiası bakımından davalının kullanımlarının davacı adına tescilli marka ile benzer kullanılmasının haksız rekabet niteliğinde olduğu, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda da bu hususların belirtildiği, alınan raporun yeterli, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak hükme esas alınmasına karar verilmiş ve davalının eylemlerinin markaya tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından davayı kabul etmek gerekmiştir. (benzer mahiyette İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi'nin 2021/867 Esas, 2021/962 Karar sayılı ilamı)" gerekçesi ile netieceten;1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğü ve terkinine dair davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan marka hakkına tecavüzün tespiti ve haksız rekabetin tespitine ilişkin davanın KABULÜ ile; -davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespitine, -davalının davacı adına tescilli bulunan "... ... ..." markasına benzer şekilde " ... ..." şeklindeki kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliğindeki eylemlerinin durdurulmasına," Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle;Müvekkilinin pasif husumeti olmadığını, marka hakkına tecavüzün tespiti ve haksız rekabetin tespitine ilişkin davanın kabulüne karar verilmesini kabul etmediklerini, TPMK nezdinde ... başvuru numarasıyla 24. ve 35. sınıflarda tescilli olan “... ...” ibareli müvekkilİ şirket markası ile Kurum nezdinde 2009/43025 başvuru numarasıyla 24. sınıfta tescilli olan “... ... ...” ibareli karşı yan markası arasında karıştırılma ihtimali olmaıdğını, iddia edilen haksız rekabet durumu da oluşmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, markaların benzer olduğuna karar verilecek olsa bile, Müvekkili Şirket markası ile karşı yan markasının tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığından işbu davanın reddi gerektiğini, kumaş ve tekstil ürünleri -Gıda ürünleri, Kozmetik ve temizlik ürünleri ve Giysiler ile birlikte- görsel benzerliğin işitsel benzerliğe göre daha önemli kabul edildiği başlıca emtia gruplarından olduğunu, malların çoğunlukla müşterilerin ürünleri kendilerinin seçebildiği mağazalar veya dükkanlarda satıldığını, markaların benzer olduğu yönünde karar verilecek olsa bile bu, karıştırılma ihtimaline sebebiyet vermeyen, en fazla asgari düzeyde bir benzerlik olacağını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, SMK m.6/1 şartları oluşmadığını, müvekkilinin kendisine ait tescilli markaları kullandığını, haksız rekabet durumu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün tespiti ve meni istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacının 2009 43025 numaralı "... ... ... şekil" markasının 24.sınıfta 12/08/2009 tarihinden itibaren tescilli olduğu, davalının kumaş emtiasındaki ... ... ibareli markasal kullanımlarının davacının markasının tescil sınıfında olduğu, davalı savunmasında ... ... markasının dava dışı 3.kişi adına tescilli olduğunu ileri sürerek hukuka uygunluk durumu oluştuğunu ileri sürmüş ise de, marka 3.kişi adına tescilli olduğu gibi SMK 155 maddesi gereğince tecavüz davasında sonraki tarihli markayı savunma argümanı olarak ileri süremeyeceğinden markaya tecavüzün tespiti ve menine karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf istemine gelince; Yargıtay 11.HD'nin 2024/2085 E- 2025/416 K., 2024/1738 E- 2025/58 K.,2024/1482 E- 2025/38 K., 2019/5189-1852 E-K, 2021/89-3054 E-K sayılı kararları gereğince 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığından mahkemece markaya tecavüzün aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğuna ilişkin gerekçesi yerinde değildir. Bununla birlikte davacının dava dilekçesinde haksız rekabetin hükümsüzlük sebebi oluşturduğunun ileri sürdüğü ve netice-i talebinde ise haksız rekabetin tespiti, menine ilişkin herhangi bir talebinin olmadığı, talebin sadece marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüze dayalı olduğu da dikkate alındığında ilk derece mahkemesince HMK 26.maddesine aykırı olarak ayrıca haksız rekabetin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,2- 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 23/11/2023 gün ve 2022/86 Esas, 2023/102 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- A.Davacı tarafça davalı aleyhine açılan markanın hükümsüzlüğü ve terkinine dair davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,B.Davacı tarafından davalı aleyhine açılan marka hakkına tecavüzün tespitine ilişkin davanın KABULÜ ile; -Davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, -Davalının davacı adına tescilli bulunan "... ... ..." markasına benzer şekilde " ... ..." şeklindeki kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, 4- İlk derece aşamasındaki harç ve yargılama giderleri;A.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 534,70TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,B. Markaya tecavüz yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihindeki ...Ü.T göre hesaplanan 40.00,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,C.Markanın hükümsüzlüğü yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihindeki ...Ü.T göre hesaplanan 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,D. Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 97,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.508,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E. Artan gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1,169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı, 10TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.179,40TL'nin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,-Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 165TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 09/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.