T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/6890 Karar No : 2025/1660 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... ve ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafın…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6890 E. , 2025/1660 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/6890 Karar No : 2025/1660 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten ... ve ... adına velayeten ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Huk. Müş. Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, müvekkillerinin yakını ...'in 19/10/2016 tarihinde başvurduğu Diyarbakır Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesinde teşhise yönelik tetkikler yapılmaması ve sonrasında kalp krizi nedeniyle vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık eş ... için 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi, çocuk ... için 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, çocuk ... için 30.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, anne ... için 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi, baba ... için 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 130.000,00 TL maddi ve 130.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor dikkate alındığında; davacılar yakını ...'in 18.10.2016 tarihli acil başvurusuna ait Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Epikriz Raporu'nda akut üst solunum yolu enfeksiyonu tanımlanmamış ön tanısı konularak akciğer grafisi istendiği ve çekildiği, davacıların ölenin göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi ile acil servise başvurduğu yolundaki iddiaların acil servise başvuru esnasında ölenin yanında bulunmamaları nedeniyle ölen ...'in ölüm tarihinden bir gün önceki hastaneye ilk müracaat tarihindeki yakınmalarının davacılara iletilmesinden ibaret olduğu -söz konusu yakınmaların ölen tarafından davacılara iletildiğine ilişkin davacı ... ve ...'in beyanı dışında başkaca bir delil bulunmayıp, ... ve ... de ölenin acil servise ilk müracaatı esnasında yanında bulunmamaktadır-, davacılar yakını ölen hakkında düzenlenen epikriz raporundaki doktor tarafından ayrıntılı teşhis ve tedavi notlarına yer verildiği görülmekle göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi şikayetinde bulunan davacılar yakını ...'in iddia edilen yakınmalarına Epikriz Raporu'nda yer verilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davacıya uygulanan tedavinin tıp kurallarına aykırı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı ve Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda uygulayıcıya kusur izafe edilebilecek herhangi bir objektif bulgunun tespit edilemediği anlaşılmakla davacılar tarafından teşhise yönelik tetkikler yapılmaması ve sonrasında kalp krizi nedeniyle yakınlarının hayatını kaybettiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi yönündeki taleplerinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun bulunarak davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, yakınlarının göğüs ağrısı ve göğüs sıkışması hissi ile acil servise başvurduğu, şikayetleri göz önünde bulundurulduğunda ilgili hekim tarafından EKG ve myokard nekroz gösterge parametrelerinin takibinin yapılması gerektiğinden teşhis ve tedavi sürecinde tıp kurallarına uygun davranılmadığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; 18/10/2016 tarihinde boğaz ağrısı ve öksürük şikayetiyle Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi acil servisine başvuran davacılar yakını ...'in yapılan muayene ve tetkikler sonrasında aynı gün poliklinikten ayrılmasını müteakip bir sonraki gün 19/10/2016 tarihinde geçirdiği kalp krizi nedeniyle vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle davacılar tarafından tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun davalı idarece zımnen reddilmesi üzerine 130.000,00 TL maddi ve 130.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İdare Mahkemesince olayda hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 8. İhtisas Kurulunca düzenlenen... tarih ve ... sayılı raporda; "Tıbbi belgelerinde kayıtlı verilere göre 18.10.2016 tarihinde acil başvurusuna ait Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Poliklinik Epikriz Raporu'nda akut üst solunum yolu enfeksiyonu tanımlanmamış ön tanısı ile akciğer grafisi istendiği ve çekildiği, 19.10.2016 tarihli acil başvurusuna ait Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Poliklinik Epikriz Raporunda ani kardiyak ölüm, kardiyak arrest, tanımlanmamış ön tanıları ve ani kardiyak ölüm tanısı ile kardiyopulmoner resüsitasyona yönelik tedavi ve tıbbi girişimlerin yapıldığı, 19.10.2016 tarih saat:... ve sıra no:... ile ... adlı kişinin ex duhul olduğu, kardiyak arrest, CPR, monitörizasyon, derin trakeal aspirasyon, arter kan gazı, ex duhul geldiği, saat:00.30'da ex kabul edildiği dikkate alındığında otopsisi yapılmayan kişinin mevcut belgelerle kesin ölüm nedeninin bilinemediği, -Tıbbi belgelerinde kayıtlı verilere göre 18.10.2016 tarihinde acil başvurusuna ait Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Poliklinik Epikriz Raporu'nda: Akut üst solunum yolu enfeksiyonu tanımlanmamış ön tanısı ile akciğer grafisi PA (acil) istendiği ve çekildiği, myadren 75 mg 10 ampul, maxthi (muscoril) 4 mg/2 ml İM 6 ampul ilaçlarının önerildiği ve buna ilişkin hastane otomasyon işlem girişlerinin olduğu, 19.10.2016 tarihli acil başvurusuna ait Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesinde Poliklinik Epikriz Raporunda ani kardiyak ölüm, kardiyak arrest, tanımlanmamamış ön tanıları ve ani kardiyak ölüm tanısı ile kardiyopulmoner resüsitasyona yönelik tedavi ve tıbbi girişimlerin yapıldığı, -Adli tahkikat dosyasındaki ifadenin kabulü halinde müştekinin ifadesinde şahsın göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi ile acil servise başvurduğu, şikayetleri göz önünde bulundurulduğunda ilgili hekim tarafından ekg ve myokard nekroz gösterge parametrelerinin (troponin) takibinin yapılması gerektiğinden teşhis ve tedavi sürecinde tıp kurallarına uygun davranmadığı,-Adli tahkikat dosyasındaki doktor ifadesi ve tıbbi belgeler incelendiğinde kişinin üst solunum yolu enfeksiyonu ile acil servise başvurduğu, tetkik istenildiği, semptomatik tedavi uygulandığının belirtildiği, bu ifade ile tıbbi kayıtların kabulü halinde hastayı değerlendiren ve tedavisini planlayan Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde yapılan işlemlerin tıbben uygun olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir. İdare Mahkemesince, anılan rapor doğrultusunda olayda hizmet kusurunun bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince verilen temyize konu karar ile de Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Diğer taraftan, idarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmek yükümlülüğünün bulunduğu da tartışmasızdır. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüştür. 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu; 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumu'nun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu; 15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı, sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiştir. 703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2.,3. ve 16. maddelerinde yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir. Öte yandan; manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır. Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek şekilde makul ve hakkaniyete uygun bir miktar olarak belirlenmesi gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının tıbbi ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespitine yönelik olarak ilk derece mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişinin somut tıbbi verileri kullanarak, sahip olduğu tıbbi bilgilerden hareketle her türlü şüpheden uzak, nesnel bir sonuca varması ve buna göre de somut gerekçelerle kanaat bildirmesi gerekmekte olup; bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Buna ek olarak, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir. Doğrudan sağlık hakkını ilgilendiren bu tür davalarda, olayların oluşumuna ilişkin olarak delilleri değerlendirmekle görevli olan mahkemelerce, somut verilere dayanmayan, bilimsel değerlendirme içermeyen, yalnızca varsayıma dayalı olarak görüş bildiren bilirkişi raporlarının hükme esas alınması halinde, kişilerin anayasal haklarını korumaya yönelik yeterli yargısal güvence sağlanmamış olacaktır. Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, -Adli tahkikat dosyasındaki ifadenin kabulü halinde müştekinin ifadesinde şahsın göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi ile acil servise başvurduğu, şikayetleri göz önünde bulundurulduğunda ilgili hekim tarafından ekg ve myokard nekroz gösterge parametrelerinin (troponin) takibinin yapılması gerektiğinden teşhis ve tedavi sürecinde tıp kurallarına uygun davranmadığı,-Adli tahkikat dosyasındaki doktor ifadesi ve tıbbi belgeler incelendiğinde kişinin üst solunum yolu enfeksiyonu ile acil servise başvurduğu, tetkik istenildiği, semptomatik tedavi uygulandığının belirtildiği, bu ifade ile tıbbi kayıtların kabulü halinde hastayı değerlendiren ve tedavisini planlayan Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde yapılan işlemlerin tıbben uygun olduğu yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de; davacılar tarafından, yakınlarının göğüs ağrısı ve göğüs sıkışması hissi ile acil servise başvurduğu, şikayetleri göz önünde bulundurulduğunda ilgili hekim tarafından EKG ve myokard nekroz gösterge parametrelerinin takibinin yapılması gerektiğinden teşhis ve tedavi sürecinde tıp kurallarına uygun davranılmadığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddialarının ileri sürüldüğü, bununla birlikte dosyada "Soruşturma İzni Verilmesi" gerektiğine dair ön inceleme raporunu hazırlayan doktor Halil Yendim tarafından; hastanın acil servise ilk başvurusunda tek başına gittiği, hekim ile hasta arasında geçen diyaloğa tanıklık eden kimsenin tespit edilemediği, kesin ölüm nedeninin otopsi ile belirlenebileceği, hasta ex duhul olarak hastaneye ikinci kez 112 tarafından getirildiğinde, acil serviste görevli ve tıbbi müdahaleyi yapan acil tıp uzmanının vefat edenin eşine bilgi almak amacıyla soru sorduğunda, aynı gün kişinin göğüs ağrısı ile acil servise başvurduğunun hekime beyan edildiği, bu nedenle ilk başvurusunda hastayı gören hekimin acil servisin yoğun ve fiziki şartlarında eksik anamnez almış olabileceği kanaatine varıldığı görülmekle ancak Adli Tıp Kurumu raporunda anılan hususlarda bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde hükme esas alınan raporun yukarıda belirtilen hususları karşılamadığı açık olup, konuyla ilgili uzman hekimlerin katılımının sağlandığı Adli Tıp Üst Kurulundan tarafların iddialarının dikkate alındığı, yukarıda belirtilen hususların açık ve anlaşılır şekilde cevaplandığı bir rapor alınarak davalı idarenin olayda hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda; uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Adli yardım talebi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/03/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. soruşturma //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };