Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve itiraz merciince alınan savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedenleriyle Anayasa’nın 2. , 19. ve 14 maddelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun makul süreyi aşması ve itiraz merciince alınan savcılık görüşünün tebliğ edilmemesi nedenleriyle Anayasa’nın , ve maddelerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru, 19/8/2013 tarihinde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 29/1/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 16/09/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Bakanlık tarafından 6/10/2015 tarihinde, başvurucunun şikâyetlerine benzer şikâyetlere ilişkin önceden yapılan başka başvurularda, incelemede göz önüne alınacak kriterlere ilişkin görüş bildirildiğinden bu başvuru yönünden görüş sunulmasına gerek duyulmadığı belirtilmiştir. Başvurucu, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılama imkânının bulunmadığını belirterek adli yardım talebinde bulunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Hatay ili Reyhanlı ilçesinde 11/5/2013 tarihinde saat 40’ta iki ayrı bombalı terör saldırısı düzenlenmiştir. Birkaç dakika arayla düzenlenen saldırılarda elliden fazla kişi hayatını kaybetmiş, yüz elliye yakın kişi ise yaralanmıştır. Söz konusu terör saldırılarının ardından “Redhack” isimli Türk hacker grubu tarafından 22/5/2013 tarihinde, anılan saldırılara ilişkin olduğu iddia edilen bir kısım askerî yazışma, internet sitelerinde yayımlanmıştır. Başvurucu, Amasya İl Jandarma Komutanlığında “jandarma ulaştırma er” olarak askerlik görevini yapmakta iken anılan belgelerin yayımlanması olayıyla ilişkili olarak 23/5/2013 tarihinde gözaltına alınmıştır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) 5'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin (Sivas) 24/5/2013 tarihli ve E.2013/850, K.2013/67 sayılı kararı ile başvurucunun “yasaklanan bilgileri temin ve yasaklanan bilgileri açıklama” suçundan tutuklanmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili bölümü şöyledir:“... suçu işlediğine dair kuvvetli delillerin bulunması, şüphelinin eyleminin birlik disiplinini ağır derecede ihlâl eden bir fiil olması, isnat edilen suçun nitelik itibari ile kaçma şüphesini içermesi, soruşturmanın henüz devam ediyor olması sebebiyle delilleri karartma şüphesinin bulunması, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti de göz önünde bulundurulduğunda 5530 sayılı kanunla değişik 353 SK.nun71 nci maddesi 'Askeri Disiplinin Korunması' cümlesi ve 5271 sayılı CMK. nun 100'ncü maddesi uyarınca şüphelinin üzerine atılı suçlardan dolayı TUTUKLANMASINA” KKK 5'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesi, Askerî Savcılık tarafından talepte bulunulması üzerine resen yaptığı inceleme sonucunda verdiği 21/6/2013 tarihli ve E.2013/942, K.2013/102 sayılı kararı ile başvurucunun tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu, 24/6/2013 tarihinde karara itiraz etmiş; KKK 2'inci Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin (Malatya) 4/7/2013 tarihli ve K.2013/A-12-280 sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar verilmiştir. Mahkeme, itiraz incelemesi sırasında Askerî Savcılık tarafından bildirilen “itirazın reddi” yönündeki yazılı görüşü başvurucuya tebliğ etmemiştir. Başvurucu anılan kararı 19/7/2013 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu 19/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. KKK 5'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Savcılığının 17/7/2013 tarihli ve E.2013/502 sayılı iddianamesi ile başvurucunun “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etme ve devletin güvenliğine ve siyasal yararına ilişkin belgeleri açıklama” suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer Askerî Mahkemesine kamu davası açılmıştır. İddianame ile başvurucuya yöneltilen suçlamalar şöyledir: “Şüpheli J.Er Utku KALI’nın [başvurucu] görevli olduğu Amasya İl Mrk. J. K.lığı santralinde 21 Mayıs 2013 saat 20’de İl J.K.lığı tarafından gönderilen ... bilgisayar numaralı ve J.İsthb.Bşk.lığınca ‘Devletin Güvenliği, iç ya da dış siyasal yararları bakımından ve niteliği açısından gizli kalması gereken bilgilerden olduğu’ tespit edilen dört adet ‘gizli’ gizlilik dereceli mesajdan bir suret bilgisayar çıktısı alması gerekirken iki suret bilgisayar çıktısı aldığı, almış olduğu bilgisayar çıktılarından bir sureti hakkında yapılması gereken işlemleri yaparak dört adet mesajı cezaevi karakol komutanı J.Kd.Bçvş. E.A.’ya teslim ettiği, elinde kalan diğer mesaj suretlerinin üzerine ‘gizli’ ve ‘İvedi’ kaşeleri vurduktan bilirkişi raporu ile şüpheli J.Er Utku KALI’ya ait olduğu tespit edilen Iphone 4S marka cep telefonunda kullanılan K.Z. adına kayıtlı ... numaralı hattan E.P.isimli sivil şahsa ait ... numaralı hattın 18:17:19 da arayarak 13 saniye konuştuğu, 18:18:23’de tekrar arayarak 210 saniye görüştüğü, elinde mevcut mesaj emirlerinin fotoğrafını Iphone 4S marka cep telefonuyla Apple ürünleri için yakından kaliteli resim çekmek amacıyla geliştirilmiş olan Camera Plus programı vasıtasıyla18:53:58 ile 18:54:55 saatleri arasında çektiği ve E.P.’ye ait ... numaralı cep telefonu ile anlık iletişim ve veri aktarma özelliği olan Whatsapp programı vasıtasıyla iletişim kurduğu, telefon üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; bu iletişim kayıtlarında JPG uzantılı resim dosyalarına rastlanıldığı ve bu resimlerin internetten yayınlanan resimler olduğunun tespit edildiği ... anlaşılmıştır.” KKK 5'inci Piyade Eğitim Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 15/08/2013 tarihli ve E.2013/870, K.2013/166 sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya, Samsun Ağır Ceza Mahkemesine (12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı mülga Terörle Mücadele Kanunu'nun maddesi ile görevli) gönderilmiştir. Samsun Ağır Ceza Mahkemesince E.2013/43 sayılı dosya üzerinden yürütülen yargılamada 11/11/2013 tarihli celsede başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. 21/02/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi ile 3713 sayılı Kanun’un maddesi ile görevlendirilen ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine dosya, Samsun Ağır Ceza Mahkemesinin 13/3/2014 tarihli ve E.2013/43, K.2014/13 sayılı kararı ile Amasya Ağır Ceza Mahkemesine E.2014/98 sayısı ile devredilmiştir. Dava, inceleme tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesinde derdesttir. B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.” 5237 sayılı Kanun’un “Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Tutuklama nedenleri” kenar başlıklı maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.” 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tutuklama nedenleri” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması durumunda Ceza Muhakemesi Kanununda belirtilen tutuklama nedenlerinden birinin varlığı hâlinde veya askerî disiplinin korunması amacıyla şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir.” 353 sayılı Kanun’un “Tutukluluk halinin incelenmesi” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: “Soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, askerî savcının istemi üzerine tutuklama kararını veren askerî mahkeme tarafından 71 inci madde hükümleri göz önünde bulundurularak karar verilir. Bu karar şüpheliye tebliğ olunur.”