10. Hukuk Dairesi 2025/7308 E. , 2025/16729 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/716 E., 2025/9 K. Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin esastan redde dair kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması üzerine bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmişti…
10. Hukuk Dairesi 2025/7308 E. , 2025/16729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/716 E., 2025/9 K. Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin esastan redde dair kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması üzerine bozma kararına uyan İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.03.2013 tarihinde davalıya ait iş yerinde çalışmaya başladığını, 17.12.2013 tarihinde iş yerinde apkant makinesinde çalışmakta iken uygun platform üzerine konulmayan sac malzemelerin üzerine devrilmesi sonucunda her iki kol ve bacaklarında ve sağ elinde yedi civarı ayrı ayrı kırık ve ayrıca çatlak ve yaralanmalar oluştuğunu, olayın işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği kurallarına tamamen aykırı olarak gerekli iş güvenliği tedbirlerini almaması sonucu meydana geldiğini, işverenin kazanın oluşunda tam kusurlu olduğunu, geçirdiği kaza sonucu sağ ve sol kolu, sağ ve sol bacaklarında kırıklar ve deformasyon oluşan davacının her iki bacağında, sol dirseğinde ve sağ elinde hareket kısıtlılığı ve şekil bozukluğu kaldığını, kol, bacak ve elinin asli fonksiyonuna kavuşamayacak olan davacının fiziksel ve psikolojik olarak travma içinde kaldığını, davacının ömrünün sonuna kadar bu sakatlıkları ile sağlanan bir insanın yapacağı pek çok şeyden mahrum hale geldiğini beyan ederek 370.485,44 TL maddi tazminat ile 149.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 17.12.2013 tarihinde kendisinin dikkatsizlik ve ağır kusuru nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını, davacının çalıştığı makinenin yanında bulunan metal sehpadaki muhtelif ebatlardaki sac plakaları forklift yardımıyla iş makinesine yaklaştırarak koyması gerekirken davacının bunu yapmayarak metal sehpayı kendisine doğru çekerek sehpanın dengesini bozduğunu ve üzerindeki sacların davacının üzerine devrilmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davalı şirketin işçilerin tamamına iş kazaları sebepleri, İSG kuralları, iş ekipmanlarının kullanımı, iş yerinde güvenli çalışma, kimyasal fiziksel ve biyolojik riskler, uyarı işaretleri hususunda eğitim aldırdıktan sonra göreve başlattığını, kaza anında davacının derhal özel hastaneye götürülerek işçinin bir an önce sağlığına kavuşabilmesi için gerekli olan tüm masrafların davalı şirket tarafından karşılandığını, davalı şirket yetkilileri tarafından sürekli ziyaret edildiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin hiçbir kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu beyan ederek davanın reddi ile mahkeme masraflarının ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III- MAHKEME KARARI: A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince 03.02.20 22... /580 E., 2022/36 K. Sayılı kararı ile iş kazasının oluşumunda davacının % 10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğu, davacının dava konusu iş kazası nedeniyle %30,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği kabulünden hareketle '' Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 370.485,44 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,'' şeklinde karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 27.10.20 22... /1292 E., 2022/1792 K. Sayılı kararı ile istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararına taraf vekillerinin temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 19.09.20 24... /34 42... /8794 Karar sayılı kararıyla; "...Davalı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden ; Her ne kadar Dairemizce bakiye ömür tespitinde TRH-2010 adlı bakiye ömür tablosunun hesapta dikkate alınması kabul edilmekte ise de somut olayda davacı vekilinin aldırılan kök rapora itirazının bulunmadığı gözden kaçırılarak Mahkemece davalı vekili itirazlarını değerlendirmek suretiyle davacı kazalının bakiye ömür süresinin tespitinde resen TRH-2010 tablosunun uygulanmasına dair ara kararı gereğince düzenlenen ek raporun hükme dayanak kılınması ve bu suretle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden ; Somut olayda, davacının davalı şirkette çalışırken gerçekleşen kazadan sonra 17.12.2013-07.01.2015 tarihleri arasında istirahatli kaldığı, kaza nedeniyle %30,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı işverenin % 90 oranında, davacının % 10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda davacının uğradığı sürekli iş göremezlik oranı, istirahat süresinin uzunluğu, davacının iş kazasının gerçekleşmesinde işverene göre kusurunun azlığı, iş kazasının davacıda meydana getirdiği şiddetli elem ve ızdırap kapsamında, hüküm altına alınan manevi tazminatın az miktarda olduğu anlaşılmaktadır. " gerekçeleriyle bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda," Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi nazara alındığında kusur oranının belirlenmesinin hakimin takdirinde olduğu, ancak somut davada, davacı vekilinin beyanı hesap raporuna ilişkin olup, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen "Taleple Bağlılık" ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve hakimin tarafların taleplerini aşarak karar veremeyeceği nazara alındığında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Esas: 2020-21347, Karar: 2023, 21.12.2023 karar tarihli kararı ve Yargıtay HGK'nın 15.03.2023 tarih, 2022/3-508 E. 2023/226 K. sayılı kararlarının dava konusu somut olaya emsal olmadığı değerlendirilmiş, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.09.20 24... /3442 E. 2024/8794 K. sayılı kararına uyulmasına karar verilmiş ve 07.06.2021 tarihli kök raporda hesaplanan maddi tazminat miktarı hükme esas alınarak 305.836,21-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat istemi değerlendirildiğinde; davacının davalı şirkette çalışırken gerçekleşen kazadan sonra 17.12.2013-07.01.2015 tarihleri arasında istirahatli kaldığı, kaza nedeniyle % 30,2 oranında sürekli iş göremezliğe girdiği, hükme esas alınan kusur raporuna göre davalı işverenin % 90 oranında, davacının % 10 oranında kusurlu olduğu, davacının uğradığı sürekli iş göremezlik oranı, istirahat süresinin uzunluğu, davacının iş kazasının gerçekleşmesinde işverene göre kusurunun azlığı, iş kazasının davacıda meydana getirdiği şiddetli elem ve ızdırap, talep miktarı ile birlikte değerlendirildiğinde 70.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılarak manevi tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir. " gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 305.836,21 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Takdiren 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan usulü kazanılmış hakka ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğu, manevi tazminatın az takdir olunduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51., 52., 54., 55. ve 417. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13., 16., 19. ve 21. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri. 3. Değerlendirme Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen manevi tazminat tutarının İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin bozma ilamı öncesi tesis edilen maddi tazminata yönelik hükme dair temyiz istemi bulunmadığı gözetildiğinde reddedilen maddi tazminat tutarının İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin davacı yararına hükmolunan maddi ve manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.