Başvuru, iş mahkemesinde görülen tazminat ve alacak davasında Derece Mahkemelerince hatalı değerlendirmeler yapıldığı ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, iş mahkemesinde görülen tazminat ve alacak davasında Derece Mahkemelerince hatalı değerlendirmeler yapıldığı ve yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığı nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu tarafından 27/11/2006 tarihinde Erzurum İş Mahkemesinde açılan işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak ve tazminat davasında başvurucu, davalı şirkette çalışırken emekli olarak şirketten ayrılmasının ardından kıdem tazminatı hesaplanırken 1979-1983 yılları arasında Atatürk Üniversitesindeki çalışmalarının göz ardı edildiğini, ayrıca davalı şirkette çalıştığı süre içerisinde ücret ve ikramiyelerinin zamanında ödenmediğini, yine Toplu İş Sözleşmesindeki (TİS) ikramiyeler dışında 52 yevmiye tutarında sendika ikramiyesi ödenirken Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile en son çalıştığı şirketten ayrılması sonucu sendika ikramiyesi hakkının da haksız olarak ortadan kaldırıldığını belirterek kıdem tazminatı, faiz alacağı ve ikramiye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama kapsamında başvurucuya ait işyeri dosyası, Sosyal Güvenlik Kurumu sicil dosyası, Erzurum Ticaret Sicil Memurluğundan davalı şirkete ait kayıtlar istenmiş, yine başvurucunun 23/12/2008 tarihli celsede kendisine gösterilen listedeki ödemelerin doğru olduğunun ancak bazı ödemelerde kaydırmalar olduğunun belirtildiği anlaşılmış, Atatürk Üniversitesine yazılan yazı cevabından Üniversite nezdinde başvurucuya ait herhangi bir belgenin bulunmadığının bildirildiği görülmüş, Merkez Bankasından faiz oranları istenmiş, bilirkişilerden raporlar aldırılmış ve TİS örnekleri de dosya arasına alınmıştır. Yapılan değerlendirme sonucu Erzurum İş Mahkemesi 19/1/2011 tarihli kararı ile davanın reddine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "... Davacı dilekçesinde ücret ve ikramiyelerinin gününde ödenmediğini belirterek en yüksek banka mevduat faizi üzerinden işleyecek faizin tahsilini talep etmiş ise de, borçlar kanunun Maddesi uyarınca ödeme anında faiz hakkının saklı tutulmamasının faiz hakkını iskat edeceği, yine Yargıtay Hukuk dairesinin istikrar kazanmış kararlarında da ödeme anında faiz hakkının saklı tutulmamasının faiz istemini ortadan kaldıracağını düzenlediği, bu itibarla davacının kendisine ödeme yapılırken faiz hakkını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayıtta bulunmadığından faiz isteğinin sakıt olduğu, sonucuna varılmış, davacı dilekçesi ile ikramiye alacağı talebinde bulunmuş ise de, dosyaya sunulan TİS lerden 2006 yılına kadar davacı tarafın iddiası ilave tediye ise işçilere 52 yevmiye tutarında ikramiye ödeneceğinin hüküm altına alındığını, davacı asilinde duruşmada kendisine ödeme yapıldığını kabul ettiğinden önceki yıllara ait bu yönde bir alacağının bulunmadığı sonucuna varılmış, bunun dışında davacı sendikal ikramiye adı altında bir husustan dolayı talepte bulunmuş ise de, dosyada mevcut TİS lerde sendika ikramiyesi adı altında bir ikramiyenin yer almadığı, 2006 yılında belediye iş sendikası ile davalı şirket iş yerlerini kapsayacak ayrı bir sözleşme aktedildiği, davalı şirket çalışanları için asıl bağlayıcı olanın bu TİS olduğu, davalı şirket dışında başka bir iş yeri için düzenlenen sözleşmenin maddelerinin o sözleşme dışındaki işçiler için de uygulanmasını talep etmenin TİS uygulaması ile bağdaşmayacağı, bu itibarla davacının bu yönde bir hakkınında bulunmadığı sonucuna varılmış, yine davacı kıdem tazminatı fark alacağı talebinde bulunmuş ise de, davacının Atatürk Üniversitesindeki hizmetlerinin 1979-1983 yılları arasında geçtiği, davacıya ait hizmet cetvelinin incelenmesinde davacının o tarihten sonra en son 01/11/1983 tarihinde işten çıktıktan sonra uzunca bir süre ara verip, 10/06/1986 tarihinde başka bir iş verenin yanında çalışmaya başladığı, davacı iş verenin şirket olup, şirketin de kamu kurumu olmaması nedeniyle davacının Atatürk Üniversitesi iş yerinde geçen hizmetlerinin birleştirilemeyeceği, ayrıca davacı Erzurum Belediyesi ile davalı şirketin içiçe geçmiş olduğunu bildirmiş ise de, gönderilen kayıtlardan belediyenin davalı şirkette salt hissedar olduğu, belediyenin hissedar olmasının söz konusu şirketi kamu kuruluşu haline getiremeyeceği sonucuna varılıp aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ..." İlk Derece Mahkemesi kararı başvurucu tarafından temyiz edilmiş, başvurucu 30/3/2011 tarihinde kayda alınan temyiz dilekçesinde Atatürk Üniversitesindeki çalışmalarının SGK kayıtlarına göre sabit olduğunu, askerlik nedeniyle Atatürk Üniversiteden ayrıldığını, bu durumda adı geçen üniversite tarafından Mahkemeye gönderilen soyut ve gerekçesiz yazıya göre hüküm kurulmaması gerektiğini dolayısıyla SGK kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek aksi yönde verilen kararın bozulmasını istemiştir. Temyiz incelemesi sonucu karar Yargıtay Hukuk Dairesince 7/10/2013 tarihinde onanmıştır. Başvurucu onama ilamının kendisine tebliğ edilmediğini belirterek 22/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.