10. Hukuk Dairesi 2023/5467 E. , 2023/6186 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/998 E., 2023/248 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/339 E., 2020/158 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın
**10. Hukuk Dairesi 2023/5467 E. , 2023/6186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/998 E., 2023/248 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/339 E., 2020/158 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı asil; 01.07.1976-22.08.2001 tarihler arasında sigortalı olarak çalıştığını, 28.08.2001 tarihinde yaşlılık aylığı almak için kuruma müracaat ettiğini ve emekli olduğunu, emekli maaşının hesaplanmasında hata yapıldığını düşündüğünü, 7176 gün prim ödemesi ve prime esas kazançlarının hep yüksek olmasına rağmen alınan emekli maaşının çok düşük olduğunu, hizmet döküm cetvelini incelediğinde 1992-1998 yılları arasında ödenmiş olan isteğe bağlı sigorta primlerinin kayda alınmadığını, İBS primlerinin 7/4 ÜST olarak ödendiğini, hizmet döküm bilgilerine göre 31.12.1989 tarihinde işten ayrıldıktan sonra isteğe bağlı sigortaya giriş tarihinin 01.06.1992 olmasına rağmen Kurum kayıtlarında 01.01.1998 olarak görüldüğünü belirterek emekli aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacının 23.08.2001 tahsis talebine istinaden 01.09.2001 tarihi itibariyle 6936 gün hizmeti üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığını, 24.10.2002 tarihinde vermiş olduğu dilekçeye istinaden 1983-1986 yılları dikkate alınarak toplam hizmetinin 7246 gün olarak hesaplandığını, 69,70 TL fark ödemesi gönderilmiş olduğunu ancak sigortalının 09.11.2016 tarihinde yeniden itirazı üzerine toplam gün sayısının 7176 olarak düzeltildiğini, 101,76 TL borç çıkartılarak aylığından tahsil edildiğini, davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; " uyuşmazlık davalı Kurum tarafından davalıya 2001 yılında bağlanan yaşlılık aylığı ve daha sonra itiraz üzerine yeniden bağlanan yaşlılık aylığında davacının iddia ettiği 1992-1998 yılları arasında isteğe bağlı primlerinin davacıya bağlanan yaşlılık aylığında dikkate alınıp alınmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının Kuruma 23/08/2011 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu ve davalı kurum tarafından 01/09/2001 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı (192.474.395 TL + SYZ+4.690,00 TL olarak toplam 6936 gün dikkate alınarak bağlandığı) tespit edilmiştir. Davacının yeniden 09/10/2016 tarihli dilekçe ile bağlanan yaşlılık aylığının yeniden incelenerek isteğe bağlı primlerinin dikkate alınması yönünde itiraz etmiştir. Kurum tarafından yapılan inceleme sonucu SGK Bağcılar SGM tarafından 07/11/2019 tarihli yazıda davacının isteğe bağlı primlerinin 01/01/1998-31/08/2000 tarihleri arasında 960 gün olduğunun belirtilmesi ve davacıya bağlanan yaşlılık sigortası tahsise esas bilgiler tablosunda 1998 yılı için 360 gün sigorta günü, 1999 yılına ait (248+112=360) gün ve 2000 yılında 240 gün sigortalı hizmetlerinin olduğu, 1992 yılında davacının süresine dahil edilmediği isteğe bağlı süresi olarak 1992 yılında 240 gün, 1993 yılında 360 gün, 1994 yılında 360 gün, 1995 yılında 360 gün, 1996 yılında 360 gün, 1997 yılında 360 gün , 1998 yılında 360 gün, 1999 yılında 360 gün, 2000 yılında 240 gün ilavesi olduğu görülmekle yaşlılık aylığı bağlanması yönünden toplam günü 7176 gün olarak dikkate alındığı, bu kapsamda yaşlılık aylığı yeniden düzenlenerek bağlanmıştır. Bu durumda davacının isteğe bağlı primlerinin bağlanan yaşlılık aylığında dikkate alınmadığı yönündeki itirazlarının dosya kapsamında adı geçene davacıya yaşlılık sigortası tahsise esas bilgiler tablosunda mevcut olduğu görülmekle davacı talebinin kabulünün mümkün olamayacağı," gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının İBS primi ödemeye başlama tarihinin 01.06.1992 olduğunu, İBS primlerini ödemesinin hiç ara vermeden Ağustos 2000 dönemine kadar devam ettiğini, 01.06.1992 ile 31.01.1998 tarihleri arasında ödemiş olduğu isteğe bağlı sigorta primlerinin emeklilik hesabında değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmayıp, ek rapor dahi alınmadan eksik bilgi ve soruşturmaya dayalı olarak karar verildiğini, davanın kabulü gerektiğini belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Kurum işleminin iptali ve yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi