(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11218 E. , 2009/11683 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incele…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11218 E. , 2009/11683 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava konusu 5 adet taşınmazda kayıt maliki ... 'nun baba adının "..." anne adının da "..." olarak yazılı olduğunu ileri sürerek bu kayıtların nüfus kaydına uygun bir şekilde baba adının "..." anne adının da "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuş, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapu kaydında isim düzeltme isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Mülkiyet naklini önlemek için mahkemece; 1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir. 2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir. 3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. 4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir. 5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Somut olayda; Dava konusu taşınmazlar tapuda ... oğlu ... adına kayıtlı olup, kayıt malikinin baba adının ..., anne adının ... olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece tapu kayıtları ve tapulama tutanakları getirtilmiş, tanık anlatımı ile de davanın kabulüne karar verilmiştir. Tapulama tutanakları incelendiğinde taşınmazların öncesinde tapulu olduğu, paydaşlardan ...'ın ölümü ile payının ...'dan olan oğlu ... 'ya intikal ettiği belirtilerek ... oğlu ... adına tespit ve tescil yapılmıştır. Mahkeme ... oğlu ...dan olma ... 'ya ait nüfus kaydını getirtmiş, tapulama tutanaklarında sözü edilen ...'dan olma ... oğlu ... 'nun bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulmamış, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile de araştırılmamıştır. Mahkemece öncelikle bu araştırmanın yapılması gerekirse tanıkların taşınmaz başında yapılacak keşifte dinlenerek bir sonuca gidilmesi gerekirken sadece tanık anlatımı ile yetinilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, mahkemece kayıt malikinin tapulama tutanaklarında "..." olarak geçen anne adının ... olarak düzeltilmesine de karar verilmiştir. “Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi (anne adı) yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir. Mahkemece, açıklanan bu husus gözetilmeden kadastro tespitleri sırasında yapılan yanlışlıklardan olan anne adının düzeltilmesine ilişkin davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması da ayrıca usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.